Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi Kapanış Programı'na katıldı.
Burada Kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan; farklı ülkelerden gelen temsilcileri ve büyükelçileri İstanbul'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek zirvenin ülkeler, halklar ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.
"BU OTURUMLARI ÇOK KIYMETLİ BULDUĞUMU ÖZELLİKLE İFADE EDİYORUM"
Zirvede ele alınan uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada adalet ve göç yönetimi gibi başlıkların günümüz dünyası için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti;
“Uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada uluslararası adalet, göç ve sorumluluk paylaşımı gibi hem güncel hem de kapsamlı meseleleri ihtiva eden bu oturumları çok kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum.
Bu anlamda iki gün boyunca fikir ve görüşlerini ifade eden, değerlendirmeleriyle zirveye katkı veren tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum.
daletin geleceği, insanlık için ortak sorumluluk temasıyla tertiplenen bu zirvenin adalet, hukuk devleti ve uluslararası iş birliği alanlarında ortak bir zemin oluşturmasını; farklı hukuk sistemleri arasındaki diyalog ve etkileşimi güçlendirmesini, hukuk diplomasisi faaliyetlerine yeni bir ivme kazandırmasını canıgönülden temenni ediyorum.
Zirvenin başarıyla ev sahipliğini yapan Adalet Bakanlığımızı, Sayın Bakan ve ekibini gönülden tebrik ediyor, organizasyona emeği geçen tüm kardeşlerime ayrıca tebriklerimi, takdirlerimi iletiyorum.”
"ADALET HAKLIYA HAKKININ TESLİM EDİLMESİDİR"
“Sözlerimin hemen başında şu hususun altını çizmek isterim: Bakınız, şu anda farklı ülkelerden, farklı bölgelerden gelen konuklarımızla bu tarihi salonda bir aradayız. Vatandaşı olduğumuz devletlerin, mensubu olduğumuz milletlerin birbirinden farklı anayasaları, hukuk sistemleri, yasal ve idari mevzuatları var. Aynı şekilde burada temsil edilen her devletin, her milletin kendine has bir hukuk geleneği, kuralları, manzumesi, birbirinden farklı teamülleri var.
Fakat yasama süreçlerimiz, yargılama usullerimiz, hukuku tatbik etme biçimlerimiz ne kadar farklı olursa olsun, adalet dediğimizde hepimizin zihninde beliren düşünce, zannediyorum aynıdır. Adalet; haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet; güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet; mazlumu zalimden koruma kudretidir. Adalet; devletin üzerine bina edildiği temeldir. Bu yönüyle adalet, insanlığın ortak hedefi, ortak ideali, ortak mefkuresidir.”
"BİR AVUÇ ELİTİN 4 MİLYAR İNSANDAN DAHA FAZLA İMKANA SAHİP OLMASI ADİL MİDİR?
“81 yıl önce imzalanan BM şartının 1. şartının uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkindir. Bugün ne yazık ki ağır yara almış güven ve erozyona uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız.
Sadece 5 vetonun yetki hakkının olmasının adil olmadığının hepimiz farkındayız. Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda. Mahkemelerin verdiği kararlar uygulanamaz durumda. Neresinden tutasınız elimizde kalan bir sistem var.
Ülkeler arasındaki makas giderek açılıyor. Bir yanda yoksulluk var, diğer yandan bir kesim sistemin tüm nimetlerinden yararlanıyor. Bir avuç elitin 4 milyar insandan daha fazla imkana sahip olması adil ve hakkaniyetli midir?”
Ayrıntılar geliyor..
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!