İran Devrimi ve Humeyni-CIA-MOSSAD İlişkileri 2

Şah Rıza Pehlevi’nin devrilmesi ve Humeyni ile birlikte İran’ı, İran’da CIA/MOSSAD faaliyetlerini konuşmaya devam ediyoruz. Makalenin ilk bölümünde devrim sürecinde en ön saflarda aktif rol oynayan CIA ve MOSSAD devam eden süreçte İran-Irak savaşı dahil el altından yürütülen silah yardımlarında da kendini gösteriyor. Hazırsanız başlıyoruz…

İran Devrimi ve Humeyni-CIA-MOSSAD İlişkileri 2
14 Mart 2021 - 00:08
İran – Irak Savaşı’nda İsrail Parmağı!
İran asıllı akademisyen Dr. Trita Parsi, Amerikan-İran Konseyi’nin kurucu başkanı olması nedeniyle İran – ABD ve İran – İsrail ilişkileri açısından önemli bir kaynaktır.
Dr. Parsi, İran – İsrail ilişkileri üzerine kaleme aldığı bir makalesinde iki devlet arasında örtülü olarak yürütülen ilişkilerin boyutuna şöyle dikkat çekiyor;
“Irak’ın nükleer tesisi Osirak’ın bombalanması bence en çarpıcı örnektir. 1979’da ABD’nin Tahran Büyükelçiliği’nde rehine krizinin patlak vermesinden sonra 1951’de İran’ın petrol edüstrisinin gelişmesinde önemli rol alan Ahmed Kashani’nin büyük oğlu Ayetullah Abul Kassam Kashani İslam devrimi sonrası İsrail’in İran’a yaptığı ilk ziyarette İran – Irak Savaşı’nda Irak’ın Osirak nükleer programlarına karşı silah satışı ve askeri iş birliği görüşmelerinde bulundu.”
Ancak bu görüşmelerin başında Amerika, silah satışına faiz uygulaması ve Tahran Büyükelçiliği’ndeki rehinelerin serbest bırakılmasını isteyen bir tavır sergiledi.
Trita Parsi, Treacherous Alliance, op. cit. p. 95. 107.
Kaynak : The Sunday Telegraph – Haziran 14, 1981




ABD – İsrail Arasında “İran” Gerilimi!
Tel Aviv – Tahran arasında yürütülen görüşmelerinde Washington’un tavrına karşın dönemin İsrail Başbakanı Menahem Begin’in silah satışları konusundaki duyarsızlığı ABD Başkanı Jimmy Carter’i resmen çileden çıkardı.
Başkan Carter, gösterilen duyarsızlıktan dolayı tabiri caizse İsrail’i azarlayarak beklemeye çekildi. Bu süreçte Tel Aviv silah yedek parça satışını onayladı.
Anlaşmaya göre Başbakan Begin, Humeyni’den karşılık olarak İran’da yaşayan Yahudilerin İsrail’e göç etmelerine izin vermesini istedi.

İran İçin Irak’ta İsrail Bombardımanı!
Dr. Parsi, İranlı bir bürokrata dayanarak, İran – Irak Savaşı’nda Irak’ta bulunan Osirak nükleer tesislerinin İran’ın teşebbüsüyle İsrail’in bir hava saldırısı düzenleyerek bombalandığını aktarıyor.
Parsi “Hain İttifak” adlı kitabında İsrail’in düzenlediği hava saldırısına ilişkin daha detaylı bilgiler veriyor.
Kitapta yer alan bilgiler şöyle;
İran – Irak Savaşı’nda İsrail İran ile askeri iş birliği ilişkilerinin derinleştirerek 7 Haziran 1981’de İsrail Hava Kuvvetlerine ait 8 adet F-16 ve 6 adet F-15 savaş uçağı İsrail’in Etzion hava üssünden havalandı. İsrail’den havalanan savaş uçakları İran’ın vurmayı planladığı Osirak nükleer tesislerini bombalayarak yok etti. London Sunday Telegraph gazetesinde de çıkan habere göre İran, operasyon öncesi Osirak nükleer tesislerin fotoğraf ve haritalarını İsrail’e vermişti.
Trita Parsi, Treacherous Alliance, op. cit. p. 95. 107.
Kaynak : The Sunday Telegraph – Haziran 14, 1981

İran’dan İsrail’e Tebriz’de Hava Üssü!
İsrail’in Irak’ta yaptığı hava saldırısı öncesi 1980’de üst düzeyli İsrailli yetkili Ari Ben Menashe ve Humeyni’nin yakın adamları Fransa’da toplantı yaptılar. Toplantıda yapılan anlaşmaya göre hava saldırısı sonrası Irak’ın herhangi saldırı cevabı olması halinde İsrail’e ait savaş uçakları Tebriz’deki hava üssüne iniş yapacaklardı.
Bu anlaşmayla görüyoruz ki Irak aslında İran ile değil dolaylı olarak İsrail ile savaşıyordu!



İsrail’den İran’a Gizli 1 Milyar Dolarlık Silah Sevkiyatı!

İsrail – İran arasındaki sıkı ilişkilerin yürütüldüğü alanlardan birisi hiç şüphesiz silah sevkiyatlarıydı.
1974’te Amerikalı aktivist Lyndon LaRouche tarafından kurulan haftalık siyasi haber dergisi Executive Intelligence Review (EIR) 1985’in Eylül sayısında Tel Aviv – Tahran ilişkilerine yönelik diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre önemli bir habere imza atıldı.
Habere göre, İsrail, Humeyni’nin İran’ına en büyük silah tedarikçisiydi. 31 Temmuz 1979’da Orlandolu federal görevlilerin tespit raporlarına göre Florida’dan bir gemi ile yasadışı 75 milyon dolarlık silahlar Humeyni’ye gönderilmişti. Bu sevkiyatla alakalı İranlı üst düzey bir görevli MOSSAD ile bir silah anlaşması imzalamıştı.
Silah sevkiyatı ABD ordusunda görevli subaylardan Paul Sjekloha (Aynı zamanda MOSSAD ajanıydı), Wayne Gillespie ve İranlı Amir Hüseyin M. Azar organizasyonuyla gerçekleşti.
Paul Sjekloha ile ilgili küçük bir ayrıntı verelim; MOSSAD ajanı Sjekloha Ariel Şaron ile yakın ilişkiliydi ve Humeyni’ye silah tedariğinde önemli rol üstlenmişti. İçinde bulunduğu yasadışı silah sevkiyatlarının toplam maliyeti 1 milyar doları aşıyordu.

1982’de İsrail’den 27 Milyon Dolarlık Silah Satışı!
İsrail, 1979 Humeyni Devrimi öncesi ABD yapımı askeri teçhizat ve silahların yedek parçalarını milyar dolarlık rakamlarla sattı.
EIR dergisi bir diğer kaynaktan edindiği bilgilere göre şöyle bir haber yayınladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı 1982 senesinde İsrail İran’a 27 milyon dolar değerinde silah ve 300 bin dolar değerinde F-4 savaş uçağı yedek parçalarını sattı.
Üstelik bu haberin doğruluğu resmi kaynaklardan gelen bilgilere göre Amerikan gazetelerinde de yayınlanmıştır.
Silah satışlarıyla alakalı bir diğer önemli bilgi ise şöyle;
Lübnan’ın işgali döneminde İsrail İran’a silah sattı.
Şah Pehlevi döneminde İsrail Askeri Ateşesi ve MOSSAD casusu Ya’akov Nimrodi, Humeyni döneminde de İran’a silah satışında kilit rol üstlendi.
31 Temmuz 1979’da ABD Orlando Bölge Mahkemesi’e yapılan bir suç duyurusu nedeniyle MOSSAD casusu ABD subayı Paul Sjekloha’nın, Nisan ve Temmuz aylarında Humeyni’ye TOW, Exocet, Sidewinder Füzeleri, F-4 savaş uçaklarının motorlarını ve yedek parçalarını bir gemiyle İran’a gönderdiği ispatlandı. Bu yargılamanın neticesinde Sjekloha’ya  5 yıl vadeli hapis cezası ve 10 bin dolar ödemesine hükmedildi.
 EIR Investigation, Guns for Khomeni the Mossad Connection, Virginia, Sayı 12, 15 Eylül 1985

Silah sevkiyatlarına ilişkin son olarak  bir habere daha yer vermek istiyorum.
EIR dergisinde yer verilen MOSSAD-Humeyni ilişkilerine yönelik haberlere ek olarak ABD gazetelerinde de açıkça haberler yapılmıştı.
İşte o haberlerden birine göre, Arjantin’e ait bir kargo uçağı 1981’de İsrail – İran silah anlaşmasının neticesinde başkent Tahran’a  27.9 milyon dolarlık ABD menşeili askeri teçhizat ve silahları teslim etti.
Schenectady Gazette, $ 27.9 M Cargo of U.S. Arms From Israelis to Khomeini Reported on Downed Plane, 27 Temmuz 1981



İran-Kontra Skandalı Patlak Verdi!
İsrail ve İran arasında sıkı sıkıya süren silah ticareti beraberinde tarihte İran-Kontra adını alan bir skandala döndü.
1980-1987 yılları arasında ikili ilişkileri inceleyen İran asıllı akademisyen Sohrab Sobhani’nin “The Pragmatic Entente” adlı eseri bu İsrail-İran ikilisinin ticari geçmişi açısından son derece kıymetli bir kaynaktır.
Humeyni’nin ABD ve İsrail karşıtlığı, hararetli tehditlerinin sadece bir tiyatrodan ibaret olduğunu düşünen Sobhani değerli eserinde, ikilinin pragmatik ilişkileri bağlamında, 1980’de yapılan bir anlaşmaya göre Tel Aviv 1980-1987 arasında İran’a 500 milyon dolar değerinde silah ticareti yaptı.
Bu ticaret İran-Kontra adıyla ortaya çıktı. Ve bu sevkiyatlarda bizi ilgilendiren konuya gelince İran-Kontra’ya konu olan silah sevkiyatları Türkiye ve Suriye üzerinden yapıldı.
Sohrab Sobhani, The Pragmatic Entente: Israeli-Iranian Relations: 1948-1988, New York, Praeger, 1989, p.141, 143, 151
Ayrıca küçük bir dipnot paylaşmak isterim ki Humeyni ve Kenan Evren’in çok yakın arkadaş oldukları pek çok kaynakça tarafından aktarılmaktadır ve bahsi geçen sevkiyatların Evren cuntasının döneminde  Türkiye üzerinden geçmesi de bunun göstergelerinden birisidir.



İran-Kontra Skandalı ABD ve İsrail’i Karşı Karşıya Getirdi!
Dostlar, İran-Kontra Skandalı’na ait son birkaç önemli bilgiyi daha aktarıp makale dizimizin bu bölümünü noktalayacağız.
Bahsi geçen skandal neticesinde abi kardeş olan ABD ve İsrail kamuoyu önünde karşı karşıya geldi.
MOSSAD’ın çalışma yöntemleri ve 1980’lerde yaptığı operasyonlar ilk kez ayrıntılı olarak Victor Ostrovsky’nin “By Way of Deception (Hile Yolu)” adlı kitabında ortaya çıkarıldı.
Kitapta aktarılan bilgilere göre İran-Irak Savaşı’nda MOSSAD bölgede sıcak savaşı sürdürmek için iki taraflı oynuyor ve iki tarafa da silah satıyordu. Şimon Peres’in terörizme karşı danışmanı Amiran Nir’di. ABD’li yarbay Oliver North’u İran-Kontra Skandalı’nda kilit isim olarak lanse eden de Nir’di.
ABD-İran’ın skandal öncesi bağlantılarını kuran yine İsrailli Amiran Nir’den başkası değildi. Ayrıca Nir bölgede faaliyet yürüten terör örgütlerine de hakimdi. 1985’in Kasım ayında Nikaragua’nın kuzeyindeki bir takım operasyonlara destek oluşturmak için İran’a silah satarak mali kar elde etme fikri yine Nir’e aitti.
Victor Ostrovsky & Claire Hoy, By Way Deception, St. Martin's Press, Newyork, 1990, p. 266

Kasım 1986 İran-Kontra Skandalı için mahkemeye sunulan Komisyon Raporu belgelerinde Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Yarbay Oliver North imzalı belgede Şimon Perez’in danışmanı Amiram Nir, İranlı silah tüccarı Manucher Ghorbanifar ile North arasında silah ticaretinde aracılık yapan isimdi.
Komisyon Raporlarıyla İran-Kontra Skandalının kurucusu ve aracısının İsrail olduğu resmen deşifre olmuş oldu.
İranlı silah tüccarı Ghorbanifar, Washington ile Tahran arasında Lübnan’daki rehine olayını çözerek silah ticaretini sağlayan kritik aracılardan birisiydi. ABD ve Avrupa’ya sahte pasaportlarla gidip gelen ve Avrupa’da silah satışları için CIA ile ilişkiler kuran silah tüccarı pazarlık ve anlaşma için Humeyni ve kurmaylarını ikna etmeyi başarmıştır.
Dönemin en kritik İsrail’in Yahudi lobilerine bağlı bürokratların adı İran-Kontra Skandalı’na karışmış olsa da İran’a yasadışı silah satışını yapan İsrail hiçbir zaman kamuoyunda ve mahkemede sanık olmazken dönemin ABD Başkanı, CIA Başkanı ve bir çok ABD’li yetkili skandaldan dolayı yargılandırlar.






Makalemizin bu bölümünün de sonuna geldik, sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.
İran-ABD-İsrail ilişkilerini konu aldığımız makalemizin üçüncü bölümünde İran-Kontra Skandalı’nı önemli belgelerle konuşmaya biraz daha devam edeceğiz ardından 1990 ve 2000’lerde İran-ABD-İsrail ilişkilerine dair çarpıcı bilgi ve belgelerde değinmeyi sürdüreceğiz.

Görüşmek üzere sağlıkla kalın, Allah’a emanet olun…

Hakkı Haykıran Adam
Instagram; @haykiranadam_
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum