İstikrarlı Kalkınma İçin Meslek Ortaokullarını Açın, Meslek Ortaokulları Açılacak mı ?

Uzun zamandır eğitim sistemleri üzerine çalışan Psikoterapist, Yazar Adnan Kalkan'dan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a önemli bir çağrı geldi: 28 Şubat'ta büyük darbe indirilen Meslek okulları tekrar canlandırılmalıdır. Kalkan, Meslek ortaokulları olmadan meslek liselerinin kalkınması mümkün değildir, dedi.

İstikrarlı Kalkınma İçin Meslek Ortaokullarını Açın, Meslek Ortaokulları Açılacak mı ?

Uzun zamandır eğitim sistemleri üzerine çalışan Psikoterapist, Yazar Adnan Kalkan'dan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a önemli bir çağrı geldi: 28 Şubat'ta büyük darbe indirilen Meslek okulları tekrar canlandırılmalıdır. Kalkan, Meslek ortaokulları olmadan meslek liselerinin kalkınması mümkün değildir, dedi.

İstikrarlı Kalkınma İçin Meslek Ortaokullarını Açın, Meslek Ortaokulları Açılacak mı ?
Editor: Emre KAYIRLI
17 Kasım 2019 - 14:22

 Meslek Ortaokullarının Açılması? 
 

 Neden meslek ortaokulları açılmalıdır? 


 Öncelikle eğitim ve gelişimin belli başlı olmazsa olmaz lkeleri vardır. Fıtrata uygun bir eğitim sistemi ortaya konulursa eğitimin cıktı hedeflerinde muvaffak olunur. Fıtrata uygun bir eğitim ortaya konulmazsa, bugün de olduğu gibi ciddi harcamalar yapılır, ancak netice alınamaz. Netice alınamadığı gibi bir nesil de harcanmış olur.

 Meslek Ortaokullarının Temelini Neye Dayandırıyorsunuz?  
 

 Öncelikle bu konuda Selçuklu ve Osmanlı mesleki eğitim sistemlerinin iyi bir şekilde araştırılması gerekiyor. Temel Ahilik ve Lonca teşkilatında mevcuttur.

 Sizce Nasıl Bir Eğitim Süreci Olmalı? 

 

Gelişim ve psikoloji açısından incelendiğinde, ilkokul yaş dönemi, çocuğun temel karakter ve değerlerinin kazandırılması gerektiği bir dönemdir.
 Osmanlı Devleti'nde ilk tahsil veren okullardan Yani 5- 6 yaşındaki çocuklara okuma yazma, Kuranı Kerim, temel dini bilgiler ve matematikte dört işlem şeklinde temel atılırdı. Genelde ilkokul çağındaki Eğitim Kurumları, Mescit ve camilerin yanına yapılırdı. Hatta bu okullara başlayan çocuklar  "Amin Alayı" dedikleri büyük bir merasimle okula başlatılır, çeşitli hediyeler alınır, ödüller verilirdi. Böylece okul özendirilir ve karakterin temeli de bu yaşta atılması hasebiyle bu çok önemli bir durum idi.

 Ortaokul yaş dönemi, öğrenmeye açık olduğu Mesleki açıdan şekillenebildiği çıraklık yaş dönemidir. Çocuk bu dönemde çıraklığı zorlanmadan öğrenebilir. Dolayısıyla çıraklık yaşı Mesleki açıdan en temel bilgilerin, hem torik hem pratik açıdan öğrenildiği ve meslek hayatı boyunca kullanacağı en temel yaş dönemidir. ortaokul çağı Mesleki açıdan olmazsa olmaz derecesinde önemlidir. Bugün meslek ortaokullarının olmayışı sebebiyle, biz çocuğu lisede eğip  bükmeye,  kalfalık yaşında olan çocuğa çıraklık öğretmeye çalışıyoruz. Fıtraten bu da çok zor olmaktadır ve başarısız olunmaktadır. Nitekim lise yaş dönemi, kalfalık dönemidir. Ortaokul çağında mesleğin gerek teorik gerek pratik gereklerini öğrenen çocuk, liseden artık kalfalık yapmaya ve bir nevi ustalığa hazırlanmaya çalışır. Burada yaşı gereği gerekli donanımını sağlar ve lise bittikten sonra önünde iki yol vardır. Ya doğrudan İş hayatına atılacak ya da üniversiteye devam edip çıraklık ve kalfalık bilgilerin üzerine ustalık bina edecek.  Üniversitede mesleki hayatın derinliklerini  öğrenecektir.  Bu sistemle yetişecek olan bir gençlik başarılı olmaması mümkün değildir.



 

 Meslek Liseleri Neden Teknik Eleman Yetiştiremiyor? 


 Çocuk ilkokulda temel bilgi ve karakter değerlerini aldıktan sonra, ortaokulda mesleki eğilimine göre yönlendirilmeli ve çıraklık ile işe başlatılmalıdır. Bir yönden okulunu okurken bir yönden de pratik yapmak için devlet kurumlarının da anlaşmalı olarak koordinasyon kurdukları iş merkezlerinde yaşlarına uygun işlerde çalıştırılmalıdır. Böylece çıraklık geleneği ile okulda aldığı teorik dersler bir araya gelince mesleğin kalite ile yerine getirilmesi kaçınılmaz olacaktır
Bugün üniversiteden mezun olmuş yüzbinlerce mühendisimiz var birçoğu ya çalışmamakta ya da kendi mesleği dışında çalışmaktadır üniversiteden mezun olan bu mühendis öğrencilerimiz maalesef yeterli donanımla mezun olmadıkları için pratikte ciddi eksikleri olmakla beraber genelde sınavları teorik olarak geçtiklerinden dolayı, bilgi eksikliğinden kendi mesleğini icra edememektedirler. Diğer bir boyutta ise mühendis olarak çalışmadıkları gibi dönüp herhangi bir fabrikadan Kalfa olarak çırak olarak çalışmayı da gururuna yedirememektedirler. Bu altyapı yetersizliğinin sonucudur.

Ülkede teknik eleman sıkıntısı vardır. Bugün bir fabrikada bir mühendis varsa, bu mühendisin çalışma çevresinde çok daha fazla  teknik elemana ihtiyaç duyulmaktadır. Teknik eleman eğer ciddi bir şekilde kendini yetiştirmeye yoğunlaşırsa, üretimin en önemli ayağını oluşturur. Yani teknik elemanımız ne kadar iyi yetişirse üretimde o kadar fazla olacaktır, ülke kalkınması daha hızlı olacaktır.


 Batı Eğitim Sistemi İle Bu Hamle Yapılabilir mi? 



Çerçeve Ulauslararasi olabilir Fakat Içerik Ulusal Olmalıdır.
Bugün maalesef birçok alanda daha da batının eğitim sistemleri ve eğitim kuramları olmazsa olmaz olarak görülmektedir. Oysa insan fıtratı, biyolojisi, fizyolojisi ve bunların bütünün bir araya gelmesiyle insan psikolojisi başta iklim olmak üzere birçok sebepten dolayı değişkenlik göstermektedir. Bizler Eğitim'den Sigmund Freud'un, Ericsson, Maslow gibi şahısların 10 yıllar, 100 Yıllar önceki fikirleriyle, kuramları ile, başta üniversiteler olmak üzere nesil yetiştirmeye çalışıyoruz. Oysaki bilimsel bulgular sürekli  değişmektedir. Bazı konularda bir ay önceki bilgi bu aya uymamaktadır. Dolayısıyla diyoruz ki, evet çerçeve olarak uluslararası kuramlardan faydalanabilir ancak özelde kendi sistemlerimizin, kendi kurumlarımızın kendi bünyemiz çerçevesinde geliştirerek neslimizi de ona göre yetiştirmeliyiz. Aksi takdirde hazır elbise alıp kendimizi elbiseye ayarlamaya çalışıyoruz, olmuyor... Bu yöntemin yanlışlığı kesinlikle kendini kanıtlamıştır.

 Üretim ve Kalkınma Mesleki Eğitime mi Bağlı? 



Evet.
Üretim yapamayan bir devlet başka devletlere sürekli muhtaçtır. "Devletlerin dostu yoktur, menfaati vardır," düsturu gereği zor zamanlarda dışarıdan ithal etmekte çok zor olmaktadir. Dolayısıyla bir ülke kalkınmak istiyorsa, kendi üretimini yapmak zorundadır. Bugün Türkiye'de, en ufak bir dalgalanmada dolar fırlayıp gidiyorsa, bu yeteri kadar üretim yapmayışımızın sonucudur. Üretim ise ancak sağlam teknik elemanlar ve mühendislerle gerçekleştirilebilir.
 

Devlet yeterli kaynak sağlayabilir mi? 



Zor zamanlardan geçiyoruz. Evvela meslek liseleri son zamanlarda ciddi sayıda öğrenci kaybetmektedir.  Burada yapılması gereken, evvela meslek ortaokulları gerekirse meslek liseleri bünyesinde açılmalı. Böylece hem Atıl binalar kullanılmış olur hem de bir bütünlük sağlar.

 Bunun Uygulaması Var mı? 



Imam Hatip Oryaokullari en güzel örnektir. Imam hatip liseleri zamanında bu kadar başarılı değildi.  Ne zamanki ortaokullar da açıldı, Dikkat ederseniz son zamanlarda İmam hatiplerden Türkiye birincileri çıkmaya başladı. Yani eğitimde basamaklandırma sistemi çok önemlidir. Öncelik sonralık çok önemlidir. Ortaokulda İmam Hatip okuyan bir çocuk lisede nasıl daha başarılı olabiliyorsa, aynı şekilde Ortaokulda Mesleki Eğitim alan bir çocuk da Meslek Lisesi'ne devam ettiği takdirde yine daha başarılı olacaktır. Bugün meslek liseleri imaj kaybettiği için, öğrenciler sürekli uzaklaşmaktadır. En büyük problemler Meslek liselerinde  ve başarısız öğrenciler meslek liselerine yazılmaktadır.  Yeteri kadar ehemmiyeti anlaşılmadığı için, günden güne eriyip gitmektedir. 
Asla unutulmamalıdır ki teknik elemanı olmayan bir ülke üretim konusunda muvaffak olamaz. Kendi üretimini gerçekleştirmeyen bir ülke ise kendi ayakları üzerinde duramaz. Sürekli muhtaçtır. Muhtaç olan ülke ise bağımsızlığı dahi tartışılırdır. 

 Son Olarak Ne Soylemek Istersiniz? 



Sonuç olarak fıtrata uygun olan, ilkokulda temel karakter ve eğitim verilmelidir. Ortaokullar Mesleki açıdan Çıraklığa hazırlamalı, Meslek liseleri ise kalfalık öğretimi ve nihayetinde meslek liselerinden mezun olan gençler Üniversitede Mühendislik fakültelerinden mezun olmaları sonucu bu ülkeye ciddi bir üretim katkısı ve Kalkınma hamlesi gerçekleştirmiş olacaktır.
Yetkililere Söylemek Istediğiniz Sözünüz Var mı
 Sayın Cumhurbaşkanımız ve Milli Eğitim Bakanımıza sesleniyorum!
 28 şubat çift ayaklı bir darbedir. Bu darbenin birincisi imam hatiplere, ikincisi mesleki kurumlara vuruldu. Böylece bir taraftan inanca, diğer taraftan üretime ciddi darbe vurdular.
Eğer bu gün üretimi artırmak, ileride bu vatanın kalkınması konusunda gelecek nesillerden dua almak istiyorsanız meslek ortaokullarını bir an önce açın ve bu ülkeyi kalkındırmaya çalışın.


 Adnan Kalkan
 Psikoterapist 
Aile Bilim Kültür ve Eğitim Derneği Başkanı


YORUMLAR

  • 0 Yorum