Müslümanların en büyük hastalığı

Kendini, evini, çocuğunu, eşini, komşusunu düzeltmiyor. Sürekli uzakları düzeltme peşinde. Devleti, Ülkeyi, Dünyayı, Belediyeyi, Okulları düzeltme peşinde.

Müslümanların en büyük hastalığı
Editör: Emre KAYIRLI
16 Ekim 2020 - 22:32

Büyük Hastalık!
Müslümanların en büyük hastalığı "Uzakları Düzeltme Hastalığı"
Kendini, evini, çocuğunu, eşini, komşusunu düzeltmiyor.
Sürekli uzakları düzeltme peşinde.
Devleti
Ülkeyi
Dünyayı
Belediyeyi
Okulları düzeltme peşinde.
Evi Las Vegas gibi. Her şey var.
Hala uzakları düzeltme peşinde.


Las Vegas derken şaka demiyorum.
Evde her türlü dizi izleniyor.
Her müzik dinleniyor.
Fuhuş teşvikçisi kanallara bakılıyor.
Beyni uyuşturan programlar izleniyor.
Sağlığa zararlı gıdalar tüketiliyor.
Kültürsüz, gayrı dini youtuberlar işgal etmiş.
İsraf, lüks, konfor fışkırıyor.

Hala uzakları düzeltme peşinde.
"Dünyayı Siyonistler, Rockefeller yönetiyor, böyük oyun oynanıyor" diyor.
Evimizi kim yönetiyor?
Evde iktidar kim?
Bana bunu söyle.
Evinde tertemiz sağlam bir yönetim, iktidar kuramamışsın parti patırtı peşinde ömür tüketiyorsun.
Parti nedir yahu!
Partiler ülkedeki yönetim ve güvenlik boşluğunu engelleyip devlet düzeninin devamı için vardır.
Partinin biri gider biri gelir.
Tarihin çöplüğüne karışır giderler.

Parti ile insan, ülke, dünya düzeltilmez.
Kendini, aileni, evini düzeltmeden parti ile devleti ve dünyayı düzelteceğini zannediyorsun.
Bir kesim var ki sürekli devleti düzeltme peşinde. Kendini ve evini düzeltmekle işi yok.
Bir kesim siyonizme kafayı takmış. Evini siyonizm işgalinden kurtarmak için adım bile atmıyor.
Bir kesim ABD ve dolara kafayı takmış. Ne kendisi ne de ailesi dolarsız ve ABD'siz bir dünya için bedel ödemeye hazır bile değil.
Kendini ve evini düzeltmek işine gelmiyor. Devlet ve dünyayı düzeltmek için slogan atıp hamaset yapmak daha çekci ve hoş.
Bırak şimdi Rockefeller'i, Rothschild'i.
Bunların kurduğu pis düzeni yıkmayı da boş ver.
İstanbul Sözleşmesi car curt demeyi bırak.
Bana söyle, lağam çukuru olan televizyonu evinden kaldırıp atabiliyor musun?
Bana bunu söyle.
Yok illa uzakları düzelteceğiz değil mi?
Devleti, dünyayı, meclisi, belediyeyi.
Yok partiymiş, yok ABD'ymiş, yok Siyonistmiş, yok Rockefellermiş.
Bırakın bunlarla uğraşmayı.
Bırak dünyayı kurtarmayı.
Sınırsız internetle yan odada çocuğu Aleyna Tilki'nin ağdasız kıçını izliyor.
Sen oturma odasında İstanbul Sözleşmesini eleştiriyorsun.
Çocuğunla oturup aşk ve cinsel içerikli diziyi izliyorsun.
Film bitince sosyal medyaya girip sözleşme kem küm de kem küm...
Kahpe, evine bir bak önce.
Döneri Coca Colasız yiyemeyen adamsın.
Daha Amerikan sigarasını bırakamayan adamsın.
Lüks ve konforun esiri olunmuş.
Dünyayı, devleti, belediyeyi düzeltmek kendimizi, ailemizi ve evimizi düzeltmekten başlar.
Hayırlı Cumalar...
Mustafa Güldağı

YORUMLAR

  • 0 Yorum