ÖĞRETMENİM, CANIM BENİM

Şu an şu satırları kaleme almamdaki en önemli pay sahibi olan öğretmenlerime gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. İlkokul Öğretmenim Sayın Ramazan Çelik’ten Felsefe Öğretmenim Sayın Mehmet Emin Gül’e kadar hayatımın şekillenmesinde az ya da çok dokunuşları olan bütün öğretmenlerime şükranlarımı sunuyorum.

ÖĞRETMENİM, CANIM BENİM
Editör: Emre KAYIRLI
27 Kasım 2020 - 20:06 - Güncelleme: 27 Kasım 2020 - 20:10

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” Hz. Ali

Şu an şu satırları kaleme almamdaki en önemli pay sahibi olan öğretmenlerime gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. İlkokul Öğretmenim Sayın Ramazan Çelik’ten Felsefe Öğretmenim Sayın Mehmet Emin Gül’e kadar hayatımın şekillenmesinde az ya da çok dokunuşları olan bütün öğretmenlerime şükranlarımı sunuyorum.



Şu an hala şiir yazabiliyorsam ve ilk şiir kitabımı çıkarmışsam Edebiyat Öğretmenim Sayın Selim Sağır’ın üzerimdeki hakkını inkâr etmek şahsıma en büyük hakaretim olur. Çünkü öğretmenlerimizin bizim üzerimizdeki hakkını inkâr etmek öncelikle insanın kendini inkâr ve kendine en büyük hakaretidir. Bu anlamda öğretmene gösterilen saygı öğretmenin değerini yüceltmez. Çünkü o Peygamber varisi olduğu için zaten kutludur. Öğretmene duyulacak saygı kişinin toplum nezdindeki değerini arttırır. Öğretmene hakaret ise ancak kişinin toplum nezdindeki itibarını zedeler.

“Dünyanın bütün çiçeklerini” yeşertebilecek kadar geniştir gönlü öğretmenin. Gönül tarlasını umutla sular, sevgiyle besler, emekle büyütür. Meyvesini göremeyen tek çiftçidir öğretmen. Yetiştirdiği güzellikleri gökyüzüne umut güvercinleri nezdinde salar ve insanlığın dirilişinin muştusu olarak görür onları. Geçmişin karanlığından geleceğe aydınlık bir koridor açarak yeni neslin ilerlemesine ışık olur öğretmen.



Hayatın kritik eşiklerinde, karşılaştığımız sorunlarda ve en çaresiz anlarımızda elimizi tutan bir öğretmenimiz her zaman olmuştur. Hayatımızın şekillenmesinde en az ailemiz kadar etkisi olan kişidir öğretmen. Sözde değil, özde saygıyı hak edendir öğretmen.

Bu anlamda herkesin hayatında en az bir öğretmen dokunuşu vardır. Herkesin zihninde en az bir öğretmeni ile ilgili anlatacağı güzel hikâyeleri ve neticesinde ona beslediği minnet duygusu vardır. Hayatımızı güzelleştiren öğretmenlerimize şükranımız bundandır.

Öğretmenler herhangi bir politik zemine oturtulmayacak ve siyasi bir malzeme yapılamayacak kadar kutsal bir mesleği icra ederler. Onlar peygamber varisidirler. Fikrin angajesi değil bilakis fikrin mimarıdır öğretmen. Şu fikrin, bu ideolojinin değil, ruha dokunma ve rehberlik ülküsünün öncüsüdür öğretmen.

Öğretmenleri politik malzeme yapmak geleceğe tutulan ışığın önünü kapatmaktır. Öğretmenler fedakârlığın ve cefakârlığın temsilcileridir. Ne bir siyasi malzeme ne de çocuk bakıcısıdır. Onlar geleceğin aydınlık günlerinin yegâne habercisidir. Öğretmene duyulan ve gösterilen saygı bumerang gibi dönüp dolaşıp yine insanın kendisini bulacaktır ve geleceğimizi aydınlatacaktır.

Son sözü hepimizin diline pelesenk olan şarkının sözleriyle noktalayalım:

“Öğretmenim canım benim canım benim
Seni ben pek çok pek çok severim.

Sen bir ana, sen bir baba,
Her şey oldun artık bana.

Okut, öğret ve nihayet, yurda yararlı bir insan et.”

Öğretmenler bizim canımız ve onları herhangi bir fikrin malzemesi yapmadan yüreğimizdeki yerlerini her dem en güzel şekilde korumak ve onlara gönülden saygı duymak ümidiyle…

A.Talip KOKTAŞ
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum