Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 46,69 ↑ %0,05
EUR/TRY 53,27 ↑ %0,15
GBP/TRY 62,35 ↑ %0,69
BIST 100 14.455,03 ↑ %0,73
Altın (gr) 6.183,47 ↑ %1,21
USD/TRY 46,69 ↑ %0,05
EUR/TRY 53,27 ↑ %0,15
GBP/TRY 62,35 ↑ %0,69
BIST 100 14.455,03 ↑ %0,73
Altın (gr) 6.183,47 ↑ %1,21
USD/TRY 46,69 ↑ %0,05
EUR/TRY 53,27 ↑ %0,15
GBP/TRY 62,35 ↑ %0,69
BIST 100 14.455,03 ↑ %0,73
Altın (gr) 6.183,47 ↑ %1,21
USD/TRY 46,69 ↑ %0,05
EUR/TRY 53,27 ↑ %0,15
GBP/TRY 62,35 ↑ %0,69
BIST 100 14.455,03 ↑ %0,73
Altın (gr) 6.183,47 ↑ %1,21
SON DAKİKA
Sağlık

Psikolojik dayanıklılığın sırrı kendinize söylediğiniz sözlerde!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, kişinin kendine iltifat etmesinin, özsaygı ve psikolojik dayanıklılık üzerindeki etkilerinden bahsetti.

Psikolojik dayanıklılığın sırrı kendinize söylediğiniz sözlerde!
Psikolojik dayanıklılığın sırrı kendinize söylediğiniz sözlerde!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, kişinin kendine iltifat etmesinin, özsaygı ve psikolojik dayanıklılık üzerindeki etkilerinden bahsetti.</p><strong>Kendi değerlerini görmek, psikolojik dengeyi korumayı kolaylaştırır!</strong></p>Son yıllarda sosyal medyada en çok karşılaşılan önerilerden birinin ‘her gün aynaya bak ve kendine güzel şeyler söyle’ şeklinde olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog İpek Erol, “Kimileri bunun özgüveni artırdığını savunuyor, kimileri ise ‘İnsan kendini övünce gerçekten daha iyi hisseder mi?’ diye soruyor. Aslında bu tartışma yeni değil.” dedi.</p>Psikoloji biliminin uzun yıllardır insanın kendisiyle kurduğu iç diyaloğun ruh sağlığı üzerindeki etkisini araştırdığını aktaran Erol, “Bugün elimizdeki bulgular, kendine iltifat etmenin sanıldığından daha karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor. Psikoloji literatüründe bu yaklaşım çoğunlukla öz-onaylama (self-affirmation) kavramıyla açıklanır. Öz-onaylama, kişinin kendisini abartılı biçimde övmesi anlamına gelmez. Daha çok, kendi değerlerini, güçlü yönlerini ve yaşamındaki anlamlı rolleri hatırlayabilme becerisini ifade eder. İnsan, eleştirildiğinde, başarısız olduğunda ya da zorlayıcı bir yaşam olayıyla karşılaştığında benlik algısı sarsılabilir. İşte bu noktada kişi, yalnızca eksiklerine değil, sahip olduğu değerlere de bakabildiğinde psikolojik dengesini koruması kolaylaşır.” şeklinde konuştu.</p><strong>Kişinin kendisiyle kurduğu dil değiştikçe, olayları değerlendirme biçimi de değişebiliyor! </strong></p>Kişinin kendisine söylediği sözlerin yalnızca moral verici cümlelerden ibaret olmadığı, beynin bu sürece biyolojik olarak da yanıt verdiğinin bilindiğine değinen İpek Erol, “Özellikle kendimizle ilgili gerçekçi ve olumlu değerlendirmeler yaptığımızda, ödül sistemiyle ilişkili beyin bölgelerinde aktivitenin arttığını gösteren çalışmalar bulunuyor. Aynı zamanda duygu düzenleme süreçlerinde görev alan prefrontal bölgelerin daha etkin çalıştığı, stres karşısında ise savunucu tepkilerin azalabildiği gösteriliyor. Başka bir ifadeyle, kişinin kendisiyle kurduğu dil değiştikçe, olayları değerlendirme biçimi de değişebiliyor.” dedi.</p>Olumlu iç konuşma ile kendine iltifat etmeyi birbirinden ayırmak gerektiğini dile getiren Erol, “Olumlu iç konuşma, kişinin kendisiyle kurduğu yapıcı diyaloğun genel adıdır. ‘Şu an zorlanıyorum ama bunun üstesinden gelebilirim’ ya da ‘hata yaptım, bunu telafi edebilirim’ gibi ifadeler bu gruba girer. Kendine iltifat etmek ise daha çok kişinin kendi çabasını, davranışını veya karakter özelliklerini takdir etmesini içerir. ‘Bugün sabırlı davrandım’, ‘bu iş için gerçekten emek verdim’ gibi cümleler buna örnektir. Aradaki fark küçük gibi görünse de psikolojik açıdan önemlidir. İlki kişiyi geleceğe hazırlarken, ikincisi kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin niteliğini güçlendirir.” diye konuştu.</p><strong>Kişinin kendisini yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmemesi gerekir! </strong></p>Bu yaklaşımın etkili olabilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar olduğuna işaret eden Erol, şunları söyledi:</p>“Öncelikle kullanılan ifadelerin gerçek yaşantıya dayanması gerekir. Kişinin hiç sahip olmadığını düşündüğü özellikleri kendisine yüklemesi, sağlıklı bir öz değerlendirme oluşturmaz. Buna karşılık, küçük de olsa gösterdiği çabayı fark edebilmesi çok daha güçlü bir etki yaratır. Çünkü özsaygıyı besleyen şey yalnızca başarı değildir; emek, kararlılık, sabır ve yeniden deneme cesareti de benlik algısının önemli parçalarıdır.</p>İkinci olarak, kişinin kendisini yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmemesi gerekir. Günümüzde birçok insan başarılı olduğunda bunu ‘zaten olması gereken’ diye küçümserken, en küçük hatasını kimliğinin tamamına mal edebiliyor. Oysa psikolojik açıdan daha dengeli olan yaklaşım, davranışı kişilikten ayırabilmektir. Başarısız bir sunum yapmak, başarısız bir insan olmak anlamına gelmez. Aynı şekilde başarılı olmak da insanı kusursuz yapmaz.”</p><strong>Sağlıklı bir iç konuşma, ne eksikleri görmezden gelir ne de yalnızca kusurlara odaklanır! </strong></p>‘Kendine iltifat etmek, kendini kandırmak anlamına gelir mi?’ sorusunun sıkça sorulduğunu kaydeden Klinik Psikolog İpek Erol, “Yanıt büyük ölçüde kişinin gerçeklikle kurduğu ilişkiye bağlıdır. Sağlıklı bir iç konuşma, ne eksikleri görmezden gelir ne de yalnızca kusurlara odaklanır.” dedi.</p>İnsanın, güçlü yönlerini kabul ederken gelişmesi gereken alanları da inkâr etmemesi gerektiğine vurgu yapan Erol, “Kendini kandırmak ise gerçekliği çarpıtmakla başlar. Sürekli kusursuz olduğunu söylemek de, sürekli yetersiz olduğunu düşünmek de aynı ölçüde gerçeklikten uzaklaşabilir. Ruh sağlığı açısından önemli olan, kişinin kendisini uçlarda değil, olduğu hâliyle değerlendirebilmesidir.” açıklamasını yaptı.</p><strong>Kendine adil davranan kişinin özsaygısı dış onaya daha az bağımlı olur! </strong></p>Klinik uygulamalarda bu beceriyi geliştirmek isteyen kişilere uzun listeler yerine küçük alışkanlıklar önerildiğini aktaran Erol, “Gün sonunda birkaç dakika ayırıp ‘Bugün hangi davranışımdan memnunum?’, ‘Bugün hangi konuda emek verdim?’ ya da ‘Yakın bir arkadaşım aynı şeyi yapsaydı ona ne söylerdim?’ sorularını düşünmek bile zamanla kişinin kendisine yönelik bakışını değiştirebilir. Çünkü birçok insan başkalarına gösterdiği anlayışı kendisinden esirger.” dedi.</p>Kendine iltifat etmenin, kusurları görmezden gelmek olmadığının altını çizen Erol, sözlerini şöyle tamamladı:</p>“Asıl mesele, kişinin kendi emeğini fark etmeyi öğrenebilmesidir. Ruh sağlığını güçlendiren şey, sürekli olumlu düşünmeye çalışmak değil; başarıyı da hatayı da aynı gerçekçilikle değerlendirebilmektir. İnsan kendisine karşı daha adil davranabildiğinde, özsaygı dışarıdan gelen onaylara daha az bağımlı hâle gelir. Belki de kendimize söyleyebileceğimiz en kıymetli iltifat, ‘mükemmel değildim ama elimden geleni yaptım’ cümlesidir. Çoğu zaman iyileşme tam da bu noktada başlar.” </p> </p> </p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
1 + 9 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!