Kamuoyunda Süleymancılar cemaatinin lideri olarak tanınan Alihan Kuriş soruşturması sürüyor.
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik operasyonda gözaltına alınan 38 şüpheliden 32'si tutuklanmıştı.
Soruşturmaya ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
GİZLİ UYGULAMA DEŞİFRE OLDU
Soruşturma kapsamında yapılanmanın üst yönetimi tarafından kullanılan "Glooper" isimli kapalı haberleşme ve veri sistemi deşifre edildi.
Genel kullanıma açık olmayan Glooper'ın Apple App Store ve Google Play Store gibi standart uygulama mağazalarında bulunmadığı, sisteme dışarıdan erişimin kapalı tutulduğu ve yalnızca önceden yetkilendirilen kişilerin kullanımına sunulduğu belirlendi.

HİNDİSTAN'DA ÖZEL OLARAK GELİŞTİRİLDİ
Piyasada bulunan hazır bir uygulama olmayan sitem, Alihan Kuriş'in talimatıyla Hindistan'da özel olarak geliştirildi.
Uygulamanın, yapılanmanın iletişim ve veri işleme ihtiyaçlarına göre tasarlandığı belirlendi.
Sistemin standart kullanıcıların erişimine açılmaması ve uygulama mağazalarında yer almaması sayesinde kullanıcı kitlesinin kontrol altında tutulduğu tespit edildi.
Glooper'ın dışarıdan erişime kapalı yapısının, yalnızca yapılanma tarafından belirlenen kişilerin sisteme dahil edilmesini sağladığı belirlendi.

SİSTEME GİRİŞTE ÜÇ KADEMELİ GÜVENLİK
Glooper'ın en dikkat çeken özelliklerinden biri ise sisteme girişte kullanılan üç kademeli doğrulama sistemi oldu.
Yapılan incelemelerde sisteme erişimin; Şifre, Biyometrik veri, Harici onay olmak üzere üç ayrı aşamadan oluştuğu belirlendi.
Buna göre kullanıcının yalnızca şifresini bilmesi veya kullandığı telefonun başka bir kişinin eline geçmesi sisteme giriş için yeterli olmadı.
Kullanıcının ayrıca biyometrik verisiyle doğrulanması ve üçüncü aşamadaki harici onayın tamamlanması gerektiği belirlendi.
Bu yöntemle Glooper'a erişimin yalnızca önceden yetkilendirilmiş kişilerle sınırlandırıldığı tespit edildi.

3 BİN 300 KİŞİLİK YÖNETİM AĞI
Soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri de Glooper'ın kullanıcı sayısı oldu.
Elde edilen bilgilere göre sistem, yapılanmanın yaklaşık 3 bin 300 kişilik yönetim kadrosunun kullanımına sunuldu.
Böylece Glooper, örgütün tamamına açık bir iletişim uygulaması yerine, özellikle yönetim kademelerinin kullandığı kapalı bir dijital ağ olarak yapılandırıldı.
Kullanıcıların sisteme doğrudan kayıt olamadığı, erişimin yetkilendirme üzerinden sağlandığı belirlendi.
Bu yapı sayesinde sistemde kimlerin bulunduğunun yapılanma tarafından kontrol edildiği tespit edildi.
YURT VE PERSONEL BİLGİLERİ SİSTEMDE TUTULDU
Glooper'ın yalnızca haberleşme amacıyla kullanılmadığı ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre sistem üzerinden yurtlara, personele, idari faaliyetlere ve mali işlere ilişkin hesap ve kayıtlar tutuldu.
Bu nedenle Glooper'ın klasik bir mesajlaşma uygulamasından farklı olarak aynı zamanda yapılanmanın bazı idari ve mali süreçlerinin yürütüldüğü dijital bir altyapı olarak kullanıldığı belirlendi.
Sistemde bulunan verilerin yapılanmanın faaliyetlerinin organizasyonunda kullanıldığı değerlendirildi.

HOCALARLA İLETİŞİM ŞİFRELİ E-POSTALARLA
Glooper'a ilişkin incelemelerde, yapılanma içerisindeki "akım" sistemi kapsamında hocalarla iletişimin de şifreli e-posta sistemi üzerinden gerçekleştirildiği bilgisine ulaşıldı.
Böylece yapılanma içerisindeki farklı iletişim kanallarının farklı amaçlarla kullanıldığı belirlendi.
Glooper'ın daha çok yönetim kadrosunun haberleşmesi, veri işleme ve idari süreçlerde kullanıldığı, hocalarla iletişimde ise şifreli e-posta sisteminin devreye sokulduğu tespit edildi.
TALİMAT VE KRİTİK BİLGİ TRAFİĞİ SAĞLANDI
Soruşturma kapsamında Glooper üzerinden yalnızca günlük yazışmaların yapılmadığı da belirlendi.
Sistem üzerinden üst yönetim tarafından verilen talimatların ilgili kişilere ulaştırıldığı, kritik bilgilerin aktarıldığı ve yönetim kadroları arasındaki iletişimin sağlandığı tespit edildi.
Bu nedenle Glooper'ın yapılanmanın üst yönetimi açısından yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda talimat ve bilgi aktarımının gerçekleştirildiği merkezi bir dijital kanal olarak kullanıldığı belirlendi.

BYLOCK'TAN FARKLI OLARAK SINIRLI KULLANICI KİTLESİ
Glooper'ın ortaya çıkarılması, FETÖ'nün kriptolu haberleşme uygulaması ByLock'u da gündeme getirdi.
İki sistemin teknik altyapısının aynı olduğuna ilişkin bir tespit bulunmuyor.
Ancak her iki sistemin de kapalı kullanıcı ağı ve kriptolu haberleşme özellikleri bakımından benzerlik taşıdığı değerlendiriliyor.
Glooper'ın ByLock'tan ayrılan en önemli yönünün ise kullanıcı kitlesinin sınırlandırılması olduğu belirlendi.
Glooper, yapılanmanın yaklaşık 3 bin 300 kişilik yönetim kadrosunun kullanımına sunuldu.
Böylece iletişim ağı, genel bir kullanıcı kitlesine değil, doğrudan yönetim kademesine yönelik olarak oluşturuldu.

GLOOPER NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Alihan Kuriş yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında gerçekleştirilen dijital incelemelerde Glooper'a ilişkin verilere ulaşıldı.
Elde edilen dijital bulguların ardından istihbarat ve siber birimlerin sistemin çalışma yapısı, kullanıcıları ve içerisinde tutulan verilere ilişkin incelemelerini sürdürdüğü öğrenildi.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında Glooper'ın kimler tarafından kullanıldığı, kullanıcıların hangi görevlerde bulunduğu ve sistem üzerinden gerçekleştirilen iletişim trafiğinin kapsamının daha ayrıntılı şekilde ortaya çıkarılması bekleniyor.
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!