Adem DURAN

Adem DURAN

Eğitim Uzmanı

Zihniyet Değişikliği Şart

03 Ağustos 2021 - 15:29

Zihniyet Değişikliği Şart.
Öğle bir çağdayız ki  yapay akıllı zekaların hayatımızın her safhasında kendisini hissettirmeye başlamasıyla hayatımız bambaşka olmaya başladı. Mekan ve zaman farkı olmadan her şeye erişmek mümkün.
Teknik ve teknolojinin gelişmesiyle bu çağa ayak uydur/a/mayan toplumların bireyleri ve kurumlarının beyinleri manuelleşmeye başladı. Düşünemez ve üretemez hale gelmeye başladı. Seyirci konumunda konu mankeni olmaktan öteye gitmez oldu halimiz.
Çağın gerisinde  kalmak tüm kurum ve kuruluşlara da sirayet etmeye başladığından beri  yeni yetişen nesille de aramızı açıldı.
Ülkemizdeki merkezi sınav sistemin canlı şahitleri olan  öğrencilerin yaşadıkları olaylara bakınca daha net bir fotoğraf ortaya çıkıyor. Malum ülkemiz merkezi sınavlar ülkesi. Liselere giriş sınavı ile başlayan maraton otuzlu yaşlara kadar devam ediyor.
İyi bir liseye! Girmek için verilen mücadele sonucunda ilk kırılmaları daha bu yaşlarda beyinlere ve benliklere kazıyoruz. Sınav yüzünden ne spor, ne sanat ne de estettikten bi haberiz.
Yetmedi üniversitelere giriş sınavı var sırada. Üniversiteyi bitir, yeterliliği al ama sen yeterli değilsin gel KPSS sınavına, olmadı dikey geçiş sınavına, olmadı ALES sınavına olmadı dil sınavına yaş geldi otuza.
Üniversite sınavına giren yaklaşık iki buçuk milyon adayın bir milyonu barajı aşacak yeterli puanı almaktan aciz.  Bunun böyle olacağı liselere giriş sınavından belliydi zaten. Ana dili, temel matematik becerisi, tarih, coğrafya ve diğer derslerin istatistiğine bakılınca durumumuz daha net görülür. Neyse bu başka bir yara.
Üniversite bitti geldik KPSS’ye 1 Ağustos 2021 Pazar günü yapıldı oda. Eğer zahmet buyurup sınav merkezlerinin önüne gelebilseydi yetkililer içler acısı tabloyu da göreceklerdi.
Nasıl yani? Dediğinizi duyar gibiyim;
Kpss girmek zaten gençlerimizi epey geriyor, oturum başı alınan astronomik  sınav ücretleri,  evinin yanı başındaki sınav merkezi dururken şehrin taa öbür ucuna ancak iki araçla gitmek mümkün olan yere yetişmek ve sınava girmek için koşuşturan genç  bir de hiçte hesapta olmaya trafikle mücadelede. Çünkü güneydeki öğrenci kuzeye, kuzeydeki öğrenci güneye inerek sınav merkezine ulaşma derdinde. Yani kendi kendimize trafiği arttırıp eziyet ediyoruz. Zaten canı burnunda olan ve bunları sorgulayan gençlerin yerinde olmak istemezsiniz. Veli perişan, öğrenci perişan.
Adrese dayalı sınav merkezlerine yakın yerlere değil de uzak sınav merkezlerine bu öğrencileri vermekle ne kazanıyoruz? Teknolojini geliştiği akıllı yapay zekaların kullanıldığı bir ortamda beyinlerimizin manuelleştiğinin en bariz örneği.
Bürokratların yaptığı bu küçükmüş gibi görünen detayların geri dönüşü çok pahalıya mal olmakta. Zaten canı burnunda olan genç kin ve nefretle besleniyor. Vatanına milletine düşman oluyor.  Bu veryansından  her kurum ve kuruluş nasibini alıyor.
Sınavdan çıkan gençlerin yüzleri kırk kat. Çıkan anlamsız sorular, neyi ne kadar ölçtüğü belli olmayan sorularla değerlendirmenin yapılacak olması da işin tuzu biberi olunca nefret ve kin bu sefer de velilerde başlıyor ve” sizin sisteminize de …” demeye. Bu aşamada çocuğunu teselli etmeye çalışan velinin durumu içler acısı, aklında  bir yığın cevapsız sorular ...
Önümüzdeki yıl gönderilecek kurslar, alınacak kitaplar, ödenecek sınav giriş ücretlerinin yanı sıra hayalleri yıkılmış, ümitleri tükenmiş bir gençle başbaşa.  Stres ve kaygıyla  şehrin ta öbür ucuna giderken içinden hiçte hayır dualar etmiyor. Yetkililere kesilen faturalar böylelikle uzayıp gidiyor.
Bu gençler 2023 yılında yapılacak seçimde oy kullanacaklar.  Teknolojiyi çok iyi kullanan, olan bitenin farkında olan, soran ve sorgulayan bu genç nesil kin ve intikam duygularıyla ve hırsla bekliyor seçimleri. Adam kayırma ve torpile isyan ediyorlar. Merkezi sınavlara da…
Yetkililere sesleniyorum;
Hiç değilse sınavlara giriş ücretini astronomik yapmayın. Hiç değilse sınava girecekleri yerleri, adrese dayalı yakın sınav merkezlerine verin. Sabah sabah kilometrelerce uzak yerlere göndermeyin. Gereksiz yere şehir trafiğini allak bullak etmeyin. Hiç değilse bunları yapın. Bu gençleri anlamaya çalışın. Onların penceresinden de bir kez olsun bakmayı deneyin. Hiç değilse yangına körükle gitmeyin…
Zihniyet değişikliği şart. Gerçekten zihniyet değişikliği şart. Alanı bilen, gören bu işlere kafa yoran liyakat sahibi yöneticilere ihtiyaç var. Üstteki amirini istatistiklerle kandıran değil alanı okuyabilen  yapılan ihmallerin neler mal olabileceğini  görebilenlere…
1 Ağustos 2021 Pazar sabahı sınav merkezlerinin  önüne gelebilseydiniz ey yetkililer! sırca saraylarda kalmayıp, makamınızda çıkıp bu gençlere konuşabilseydiniz yangının ne denli büyük olduğunu görebilecektiniz.
Gençliğimiz geleceğimiz tıpkı ormanlarımız gibi kül oluyor. Ağaçların yerine yeni ağaçları dikeriz daha iyisini yaparız. Ümidi kırılmış, özgüveni kaybolmuş, vatanına millerine kin ve nefretle bakan bir gencin dünyasını yeniden nasıl kurabiliriz? Bu yavrularımızı bürokrasiye, liyakatsız insanların ellerine bırakılmayacak kadar değerli… Buradaki yangını da görelim.
Olmaz mı?