BİLGE KİŞİ KİMDİR ? -1
Hilmi Koçoğlu

Hilmi Koçoğlu

EĞİTİM- GÜNDEM

BİLGE KİŞİ KİMDİR ? -1

28 Şubat 2019 - 23:23

         Bilge kişilerin penceresinden görünen manzaralardan bazıları şunlardır:
         -İnsanlık için en büyük nimetlerden bir tanesi ve en önemlisi, sevgidir.
         -Birey için en aziz olan, hürriyettir.
         -En sıcak bağ, Din kardeşliği bağıdır.
         -Birliğimizin alameti parolamız, çağlara yüce hakikâtı fısıldayan, ezanımızdır.
         -Tatlı bir haz kaynağımız, dini heyecanımız ve bilincimizdir…. gibi daha sayamadığımız çağlar üstü değer taşıyan -tespitlerle dolu- hakikatler mevcuttur. Gelin hep birlikte dilimizin döndüğünce, gücümüzün yettiğince bilge kişiyi tanımaya/tanıtmaya çalışalım ve bilge kişi olmak için de niyetlenelim. Bu teklife sıcak bakar mısınız?
 
                                                                           ***

        Bilge kişiyi tanımak için kolları sıvamak gerek, onun dilinden anlamak gerek. Bilinmelidir ki, ‘Ahiretin hayrından başka bir hayır yoktur.’dan hareketle yeni bir medeniyet ruhu getirmek isteyen her yeni fikir, başlangıçta yalnız bir ferde/bilge kişiye münhasır olur ve bir şahsın/bilgenin dimağında doğar. Peki bilge kişi kimdir? Ve hangi özellikleri O’nu diğer insanlardan farklı kılar?
 
        Bilge kişi; tarihe yeni bir çığır açmak amacıyla, insanlar arasında saygıyı, muhabbeti, esas alarak, Yaratan’ın inayetiyle her zorluğu yenmek ve her işte başarı göstermek için, akl-ı selimin rehberliğini asla bırakmadan yüksek ahlâk ve içtimai fazilet kuran bir dinin tesisi için, doğrulukla yanlışlığın birbirinden net olarak ayırt eden, Kâbenin kıble olması için uğraşan, halim, selim, uysal olmakla nam salmış, ağır başlı, olgun şahsiyettir.

         Bilge kişi; bütün insanlığı kucaklayan bir dinin sesine, insanlık adına aşık olmuştur ve o sesi her tarafa duyurmanın gayreti içerisindedir. Ağzında mırıldandığı bazı değerli kavramları vardır: kanaat, akide, içtihat….vb. Bu kelimelerin hayattan bile çok daha değerli olduğunu söyler bize.

         Bilge, kırık ve mahzun gönülleri almayı bilir. Bu davranışın en büyük fazilet olduğunu her defasında yineler. Kalplerimizin kılıfta olmadığını, kabuk tutmadığını söyleyerek; ‘Bize şeref verdiler, servet sahibi yaptılar, makamlarımızı yükselttiler.’ diye muhalefet etmeyeceklerimizi, gerçekleri söylemeyeceklerimizi sanmasınlar.’uyarısında bulunur. 
Herkesin mazluma yardım etmesini, dostuna her konuda zarar vermemesi gerektiği hususunda tembihler. Ve yakınımızın/komşumuzun bizlere kasıtlı olarak zarar getirmedikçe ve günah işlemedikçe hane sahibi gibi sayıldığını hatırlatır.

         Bilge kişi, hiçbir zaman kibre kapı aralamaz ve mütevaziliği de elinden düşürmez. Buna bir örnek vermek gerekirsek, Hz. İsa’dan verebiliriz. Hz İsa’nın asasına dayanarak ashabının yanına geldiğinde, ashabın hemen ayağa kalktığını ve bu durum karşısında Hz. İsa’nın memnun olmadığını bildiği için insanların kendi önünde ayağa kalkmasını engellerdi. Sadece basit bir kul olduğunu hatırlatırdı.

         Bilge, beşeriyetin dayanağının sevgi ve saygı da olduğunu, kaliteli toplumları, medeniyetleri, kurmak için muhabbetin bir zorunluluk olduğunun şuurundadır. Amma ve lakin insaflı bir şekilde düşünürsek, her arzu edilen şeyin tahakkuk etmeyeceğinin de farkındadır.
                                                                       ***

         Bilge kişi, hiçbir konuda seyirci kalmayıp çeşitli konularda insanları uyarır. Örneğin; canlılar arasında yalnız insanın, Yaratan’ın çizdiği nizamın dışına çıkarak yanıldığını, fitnenin katilden daha büyük olduğunu ve fena olduğunu, insanın cılız taraflarının varlığını, mal-mevki-şehvet gibi düşkünlüğünü ve bu da onun şerefini öldürdüğünü, aklının nurunu söndürdüğünü dile getirir ve bu konularda sert bir üslupla uyarır bizleri. İnsan öyle bir canlıdır ki, hastalık yüzünden suyun tadını bile hissedemez ve bazen gözü, hastalığından dolayı güneşin ışığını göremez ve o da yetmez güneşi inkâr eder. 

        Bilge kişi, her konuda bizim zarar görmememiz noktasında uyarır. Kulağımıza eğilerek şu değerli cümleyi fısıldar: ‘Olduğun gibiysen eğer, olmamışların, hamların, gönlünde barınamazsın.’ der ve bizi Allah’a emanet eder.
 
                                                                        ***
 
      ‘Bilge kişi karanlıkta ışık, çıkmaz sokakta yol bulandır.’ (Muazzez İlmiye Çığ)

       'Bilge olmak, nelere göz yumulacağını bilmektir.' (William James)