Hilmi Koçoğlu

Hilmi Koçoğlu

EĞİTİM- GÜNDEM

İNSAN VE DOSTLUK

29 Temmuz 2021 - 23:39

      ‘İnsan’ ve ‘dostluk’ kelimeleri ne kadar birbirini kapsar gibi görünse de, anlam/mana itibariyle yaşadığımız coğrafyada çok da aynı olmadıklarını gözlemleyebiliriz. Bu konuda çok farklı bakış açıları vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

      -İnsan yaratılıştan iyidir. Kötülüğe yönelişi, dış tesirlendendir. (Lu Wang)

      -İnsan bitkiye benzer. Tıpkı bir asma ağacı gibi hem yaprağından, hem meyvesinden, hem de meyvesinin kurutulmuşundan yararlanılabilir. (Balzac)

      -Hiçbir insana rastlamadım ki, onda öğrenilecek bir şey bulunmasın. (Alfred De Vıgny)

      -Dostluk iki vücutta yaşayan bir ruh, iki ruhta yaşayan bir vücuttur. (Aristo)

      -Dost sanki insanın bir ikinci kendisidir. (Çiçero)

      -Dostlar öyle bir ailedir ki, insan o ailenin fertlerini bizzat kendi seçer. (Alphonse Karr)

***
     Dünyada yaşayan bilinçli varlık sadece ‘insan’dır. Dünyada ise ‘var olmak’ esastır. ‘Varlık’  düşünür ve düşüncesi ile anlaşılır. Aynı zamanda, bilinçli bir ‘minyatür bir kâinat’tır. O’nun bilinç ve düşüncesi sayesinde varlığı, yokluğu, güzeli, çirkini, iyiyi, kötüyü değerlendirebiliriz.

     İnsan, hatasıyla, günahıyla, çırpınışıyla, yalnızlığı ile olanı kabul eder. Bu zaviden bakan insan, diğer insanları kucaklamak, onların üzüntülerini ve sevinçlerini paylaşmak ister. Böylece çevresindeki diğer varlıklarla, insanlarla, kendi varlığını tamamlamak, yalnızlığını gidermek ister. Gittikçe de kendisinde, diğer insanların yerine koyma eğilimi oluşur. Empati rüzgârına kapılan insan, diğer insanlarla ortak paydada bir araya gelip paylaşmak ve ortak bir kulvarda yol almak O’nun için artık kolaylaşır. Dostluk adı verilen bu güzergâhta giden yolcuların artık birbirlerini sevmeleri, kabullenmeleri kolaylaşır.
***
      Gerçek dostluk; doğruluk, hakseverlik ve cömertlik ister ve sürekli oldukça değer kazanır. Dostluk için insanlarda yaşayış biçiminde benzerlik, zevkler, düşüncedeki yakınlık gibi ortak yönlerin bulunması şarttır. Şartlarda yakınlık olsa da, gerçekte gönülden bir bağlılık yoksa eninde sonunda dostluk zedelenir ve çürür ve yok olur.

      Dostluğun, kuvvetli bir bağa sahip olup olmadığı zor anlarda belli olur. Sınav zamanları gelip geçicidir ama gerçek dostluk bakidir. Gerçek dost da dosdoğru olan kişidir.
***
     Dostluğun, insana psikolojik, manevi olarak da çok faydası vardır. Sadece yalnızlığın Yaratan’a yakıştığından hareketle toplumsal bir varlık olan insan, başkaları ile birlikte yaşamın hem acı hem de tatlı taraflarını öğrenir. Bu süreçte kendine has, özgür kişiliğini kazanır. İnsan yalnız olaylar, durumlar karşısında hata yapması çok kolaydır. Nitelikli bir dost, dostunun hatasını, yanlışını düzeltmeye çalışır ve düzeltir. Bu yüzden iyi bir dost, aynı zamanda kaliteli, güvenli bir danışmandır. Dost; insanın içini dökeceği, ferahlayacağı bir sığınılacak bir limanıdır.

      İnsan, ister doğru isterse yanlış olsun her haliyle kabul edilir. Hümanizm çığlığı atarak günü kurtarmak isteyenlerin beceremedikleri nokta, insanı sevmenin, insani değerleri geliştirmenin ve akabinde ebediliğe açılmanın değerini iyi anlamamalarıdır. Ve dostlarla zevkli vakit geçirememenin eksikliğini duymaktadırlar.

      Mevlana ile Şems-i Tebrizi’nin, Yunus ile Şeyhi Tabduk Emre’nin dostlukları Yaratan içindi. Çünkü tasavvufta dostluğun Yaratan’a olan sevginin artacağı, güçlendireceği yönündeki inançlarından kaynaklanmaktaydı.

      Bir önceki nesil, bizlere ‘insan’ ve ‘dostluk’ konusunda sürekli olarak tavsiyede bulunur. ‘Bir kişiyle dost olunca bir gün bozuşacak gibi ihtiyatlı olmayı, bir kişiyle bozuşunca da bir gün yeniden dost olacakmış gibi tedbirli davranmayı tavsiye etmişlerdir. Dengeli, ölçülü olmak her zaman iyidir.
***
      Dostluk,  bir gönül işidir. Ama insan, dostunu seçme konusunda iyi bir tercih yapmalıdır. Tercihini yanlıştan yana yapanların her zaman başı sorunlardan kurtulmaz. Gerçek dostluk, zorunlu birliktelikler, çıkarlar sona erdikten sonra belli olur. Eğer varsa, devam ediyorsa, gönülde yaşayan bir dostluktur, deriz. Ve böylesi bir dostluğun temeli sevgiye dayanır.

      İnsanlarla dostluk kurma, insana vefakârlığın değerini öğretir. İnsan yaşamı boyunca dostluğu satanları, çıkara dayalı dostlukları sürdürenleri  net olarak görür ve ona göre insanları değerlendirir. Rastlantı sonucu edinilen her dostluğun, insanı mutlu etmediğini çok rahat görür.

      Dostluk;  gerçekten sevgiye dayanıyorsa, dostun hatası bağışlanır. Dostlukta vefakârlık bunu gerektirir.
***
      Bu yazı vesilesiyle, yeni mekânlarda, yeni dostlar/dostluklar  edinmek ümidiyle….