Hilmi Koçoğlu

Hilmi Koçoğlu

EĞİTİM- GÜNDEM

ÖZGÜR İNSAN

24 Ağustos 2017 - 12:20 - Güncelleme: 24 Ağustos 2017 - 15:05

ÖZGÜR  İNSAN

    Özgürlük, fıtratın pratize edilmesidir.

    Dinini rahat yaşamak kadar büyük bir nimete sahip olan kaliteli kişiler -istisnalar hariç- ancak özgür bir ortamda yetişebilirler. Toplumda kamuoyunun oluşması genel anlamda medyanın gücü ölçüsünce şekillense de, özgür bir ortamın insanın nitelikli yetişmesinde mutlaka artıları vardır.

    Müslümanlar yıllarca yanlış yönlendirmelerin kurbanı olduklarından dolayı, içlerindeki özgür insanlar; okumak, araştırmak, sorgulamak gibi tatlı bir mücadelenin içerisinde hep olmuşlardır. Çünkü özgür insanların yegâne besin kaynağı bunlardır. Onlar problemlerin konuşulmadan, tartışılmadan çözüme kavuşamayacağını ve yapılacak iletişimde karşıdakini yıpratmaya yönelik değil de, ıslaha yönelik olması gerektiğinin bilincindedirler.

**

    Toplumda her insan aklıselimle düşünürse, sosyal bir varlık olan insanın bu dünyada -diğer ahret hayatı için de- işbirliği dışında bir alternatifi yoktur. Aynı hedefe varmak için, çeşitli hizmet ve eğitim yöntemleri uygulayan farklı oluşumların, birbirlerine karşı -saygı ve nezaket çizgisinin dışına çıkmadan- tahammül etmeleri ve karşılıklı destek vermeleri gerekir. Ama özgürlük çizgisinin ötesinde yola çıkanlar,  nefsin heva ve hevesine kapılan bir durumla karşılaşıp birbirlerini hoş olmayacak sözcüklerle itham ettiler ve dışladılar. Hatta daha ileri giderek kendi oluşumunda yer almayanları, inandığı dini değerlerden soyutlayarak, insanların canlarına kıyarak insanlık ötesi vahşete imza attılar. Özgürlüğü can damarından vurdular. Özgür insanın yetişmesine engel oldular.

**

     Özgür insan, yaşama müdahil bir insandır, mücadelecidir. Şekillendirilmez ancak hayatı şekillendiren insandır. O, seyirciliği değil, aktif oyuncuğu sever. Hiçbir beklenti içerisine girmeden, diğer insanlardan bağımsız bir şekilde sorumluluğun gereğini yapar. Kendisinin haklı olduğuna inandığında, dimdik durarak mücadelesini sonuna kadar verir. Ona göre, hayatta hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu bilir.

     Özgür insan, hayat ile bağını güçlendirerek, hayata ne kazandırdıysa, hayatta ona güzel şeyler kazandırmıştır. Her zaman yönünü pozitif tarafa dönük olarak yaşamayı kendisine ilke edinen özgür insan, hiçbir zaman potansiyel suçlu olarak görmediği insanların da eninde sonunda kendisine pozitif döneceğini bilir ve olumlu dönüt için sabırla bekler.

    O, kısa vadeli değil, uzun vadeli iş yapan, süreklilik arz eden alanlara yatırım yapar.

    O, hayatında az ve öz konuşmayı seven tarzıyla toplumda olgun davranışlarla ağırlığını, ciddiyetini ve nüfuzunu muhafaza etmeye çalışır.

    O, bir insanın kazanılması için, karşıdakinin kalbinin kazanılması gerektiğini bilir. Kişinin kalbini fethettikten sonra, diğer güzelliklerin akışına uygun olarak çorap söküğü gibi geleceğini bilir.

   O, kibarlığından ve mütevazılığinden taviz vermez. Çevresindeki insanlar onun güzel, uygun, mütevazı olan her davranışına karşı teveccüh eder ve bu noktada insanların tasvibini kazanır.

    O, ilahi yasalar çerçevesinde yapması gerekeni yaparak, hiçbir zaman olay ve durumlara karşı tepkisel davranışlarda bulunmamaya özen gösterir. Nefis ile mücadelesini kazanarak, tepkisel davranışlardan kendisini uzakta tutarak, karşıdaki kişinin seviyesine inmemeye çalışır. Çünkü O, insanın yapısını bilen ve yaşam felsefesinden anlayan kişi olduğu için hiçbir zaman kaba tavır sergilemez. Kaba davranışların insanların nefretini kazanmaktan başka hiçbir işe yaramayacağını bilir.

    O,ömrü boyunca insanları rahatsız etmeyecek şekilde davranışlar sergileyerek, insanların bu şekilde ilgilerini çekerek, akın akın kendisine gelmelerini sağlıyordu. Ama yeri geldiğinde de toplumda ilahi mesajların çiğnendiği yerde, hayatı pahasına da olsa en katı tavrı göstermekten de geri kalmazdı. Ümmet bilincinin önündeki engelleri kaldırmaya ve insanlar arasında birlik ve beraberliğin -vahdetin- oluşması için canla başla çalışırdı.

**

    Özgür insanın karşısında sürekli olarak duran küfür/batıl, asla kendi arzusu dışında insanların şekillenmesini istemez. Küfre/batıla karşı durmak isteyen özgür insan, belli bir gücün, maddi ve manevi birliği ifadesi olmak zorundadır. Aksi halde dünyadaki bütün mazlumlar, yapılan zulme karşı özgür insanların liderliğinde birlik olup, başkaldırmadığı müddetçe, yapılan zulmü onamış ve dolayısıyla vebalini de üstlenmiş olacaktır.

    Zalime karşı her alanda mücadele vermek gerekmektedir. Bu ilahi mesajın bir gereğidir. Bundan imtina eden her kim olursa olsun, büyük bir vebal altındadır ve yapılan zulme de ortaktır.

     Toplumda ömrünü küfürle/batılla mücadele vererek geçiren özgür insanların sayısının artmasını dilerim…

***

‘İnsan özgür olmadan, huzurlu ve mutlu olamaz.’   (Dante Alighieri)

‘İnsanın özgürlüğü; istediği her şeyi yapabilmesinde değil, istemediği hiçbir şeyi yapmak zorunda olmamasındadır.’   (J.J.Rousseau)

YORUMLAR

  • 0 Yorum