Kübra ÜLKÜ

Kübra ÜLKÜ

İSLAMİ

BİZİM DEVLETİMİZ "DEVLET EBED MÜDDET" TİR

11 Ağustos 2018 - 11:27 - Güncelleme: 11 Ağustos 2018 - 12:17


"Türkiye Cumhuriyeti gökten zembille inmemiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun devamıdır. Osmanlı İmparatorluğu, İlhanlı Devleti’nin uç beyliğinden doğmuştur; demek ki onun devamıdır, İlhanlı Devleti Anadolu’daki Selçuklu devletinin devamıdır. Anadolu’daki Selçuklu Devleti ile Batı Türkistan ve İran’daki Harzemşahlar Devleti Büyük Selçuklu Devleti’nin devamıdır. Büyük Selçuklu Devleti; Karahanlıların, Karahanlılar Uygurların, Uygurlar Gök Türklerin, Gök Türkler Aparlar, Aparların Siyenpilerin, Siyenpiler Kunların devamıdır. Bu devamlar kesintisiz, aralıksız bir tarihin kadrosudur. Yani biz, biri yıkılıp biri kurulan ayrı ayrı devletlerin değil, bir bütün halinde sürüp gelen bir devletin milletiyiz."(H. Nihal Atsız)
Türk toplulukları tarih boyunca ister göçebe ister yerleşik olsun her zaman bir arada olma gayesi içinde olmuştur bu ideal onların her zaman devlet olma bilincine sahip olmalarını sağlamıştır. Bu devlet olma bilinci Türkleri diğer medeniyetler karşısında daha güçlü şekilde tek yumruk olmasını sağlamıştır. İşte “Devlet ebed Müddet(ebediyete kadar devlet)” tam da bu gücü ifade etmek için kullanılmıştır. 
- Bu güç bayraktarlığnı yaptığı İslamiyetin gücüdür. Türklerin ülküsü Dünya durdukça, ebedi olan, asla izmihlale uğramayacak olan İslam’ın bayraktarlığını yapmaktır. Şimdiye kadar yapmışlardır inşaallah bundan sonrada öyle olacaktır.
Bunun için ne yapmalıyız? Muhterem Mahmud Efendin Hazretlerinden öğrenelim:
“Devamlı çalışmak cepheyi beklemek lazım. Gevşeklikle, tembellikle vatan beklenilmez.
"Vatan sevgisi imandandır." (Hş)
Vatan bizim camimizdir, medresemizdir, evimizdir herşeyimizdir. Vatanımızı düşmana kaptırırsak malik olduğumuz her şeyi ona kaptırmış oluruz bir saniyelik bir Zaman müddetinde dahi İslamı yaşayıp yaşatmaktan geri dursak gürültüye gideriz sadece keyfimiz değil huzurumuz, mallarımız hatta Canımızda gider. 
Gevşek olmayalım, İslamı yaşamaya üşenmeyelim, oturmayalım, çalışalım. (Sohbetler)
Huzur, rahat, galibiyet ancak hakiki imanla olur. Hakiki İman ise Rabıta, murakaba, zikir ile mümkün olur. Tarikata mensub bir kimse cephede bekleyen asker gibidir. 
Ey Tarikat ehli! Sen cephede bekleyen manevi askersin gecenin erken saatlerinde kalk, uyuma, manen cepheyi bekle! Teheccüd namazını kıl, rabıtanı, zikrini, murakabanı yap!
Cephede olan bir asker Silahını çıkarsa bir yere atsa kendiside uyusa ne olur? Düşman gelir onun bulunduğu yeri istila eder değil mi?” (Sohbetler)
‏سئل سيدنا رسول الله ﷺ : 
‏أي العباد أفضل درجة عند الله يوم القيامة؟
‏قال: (الذاكرون الله كثيرا) . [رواه أحمد والترمذي ]
Rasulullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem 
⁧‫Efendimize soruldu kulların Allah katında derece bakımından en faziletlisi kimdir?
Buyurdu:
"Allah'ı çok zikredenler "(Tirmizi)
Not:
Bu gece zikrin, fikrin, namazın orucun kur’an kıraatının hasılı her amelin binlerce katlandığı Allah Teala’nın üzerine yemin ettiği Zilhicce’nin on günlerinin ilki, şimdi gayret zamanı, aza çok verildiği kârın üst düzeyde olduğu bu gün ve geceleri ihyaya gayret edelim inşaallah.

YORUMLAR

  • 0 Yorum