Kuşçubaşı Eşref

Kuşçubaşı Eşref


DEVLET BAHÇELİ'NİN SON ÇIKIŞI NE ANLAMA GELİYOR?

10 Mayıs 2018 - 20:54

DEVLET BAHÇELİ’NİN DEDİKLERİ MÜMKÜN MÜ?

Devlet Bahçeli’yi 1990’lı yıllardan buyana tanırım. Ülkemizin en sıkıntılı dönemlerindeki çıkışları takdire şayandır.

Bunlardan bazılarını hatırlamakta fayda var;

2002’de IMF’nin Türkiye’yi ele geçireceği sırada istifa ederek hükümeti düşürmesi, Başörtüsü krizinde Ak Parti’ye destek vererek krizin çözülmesine sağladığı katkı, 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçiminde kriz çıkınca Ak Parti’ye anayasa değişikliğinde destek vererek krizin çözülmesinde yardımcı olması, 2014 Yılında etkisiz kalan Ekmeleddin İhsanoğlu’na destek vererek Erdoğan’ın elini güçlendirmesi, Ak Parti 2015 Haziran seçimlerinde %40,9 alıp, hükümeti kuracak milletvekili çoğunluğuna sahip olamayınca; “koalisyon pazarlıklarına kapalıyım” diyerek ülkeyi acilen ikinci bir seçime götürme kararlılığı, 15 Temmuz hain darbe gecesinde “seçilmiş siyasi irade ve Cumhurbaşkanının yanındayız” mesajıyla Fetö’nün hevesini kursağında bırakması, 16 Nisan Anayasa değişikliğinde Ak Parti’ye destek vermesi, tabanına “EVET” için sahada çalışma yapılması hususunda genelge göndermesi, Milli İttifaka dahil olması ve gerilen siyasi ortamı ve kapımıza dayanan ekonomik krizi daha fazla derinleşmeden erken seçim talebinde bulunması Devlet Bey’in şu ana kadar ülkemiz için yaptığı fedakarlıklardan benim hatırladıklarımdır.

15 Temmuz saldırısını en doğru şekliyle fark eden Sayın Bahçeli oldu. Daha ilk anda kalkışmanın Fetö’nün işi olduğunu anladı, arkasında ABD ve NATO’yu gördü.

Yani dostlar Devlet ne zaman kriz yaşasa Devlet Bey çıkıp, beka mücadelemize en büyük katkıyı sağlamıştır.

Şimdi de Fetö ile mücadelede yeni bir aşamaya geçilmesi için son derece akılcı ve mantıklı bir teklifle gündem yarattı.

Bahçeli ne dedi?

MHP lideri Bahçeli geçtiğimiz günlerde "Kafamı karıştıran bir konu var. Akşener için, 100 bin kişilik bir imza toplanarak eğer FETÖ ve PKK desteği ile aday yapılacaksa o zaman Fetö’nün seçmen ve siyasi ayağının hangi aday üzerinde yoğunlaştığı görülebilir" dedi. Çok enteresan gelecek belki ama Devlet Bey’in bu açıklamasına da ilk tepki CHP’den gelmişti.

Neden ilk tepki “İYİ PARTİ’ den değil de CHP’den geldi?” diye sormak en doğal hakkımız olsa gerek.

Gelelim şimdi Devlet Bahçeli’nin söylediklerine, “Meral Akşener’e imza veren 100 bin kişinin incelenmesi” konusuna. Bunun mümkün olmadığını söyleyemeyiz.

Çünkü MİT’in geçtiğimiz yıllarda çıkan Devlet istihbarat hizmetleri ve milli istihbarat teşkilatı kanunu 2937 sayılı kanunun ikinci bölümü olan kuruluş, görev, yetki ve sorumluluk alanlarıyla ilgili “Yetkiler” kısımda geçen;

“Madde 6 – (Değişik birinci fıkra: 17/4/2014-6532/3 Md.) Millî İstihbarat Teşkilâtı bu Kanun kapsamındaki görevlerini yerine getirirken aşağıdaki yetkileri kullanır:

b) Kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlar ile diğer tüzel kişiler ve tüzel kişiliği bulunmayan kuruluşlardan bilgi, belge, veri ve kayıtları alabilir, bunlara ait arşivlerden, elektronik bilgi işlem merkezlerinden ve iletişim alt yapısından yararlanabilir ve bunlarla irtibat kurabilir. Bu kapsamda talepte bulunulanlar, kendi mevzuatlarındaki hükümleri gerekçe göstermek suretiyle talebin yerine getirilmesinden kaçınamazlar”

         Maddesi gereği YSK’dan bu imzaların birer nüshasını talep edebilir, alabilir ve inceleyebilir. Şüpheli gördüğü durumlarda da işlem yapabilir.

         Yani “yok yapamaz, yetkisi yok, şu yok bu yok” diyerek kimse, kimseyi kandırmaya kalkmasın. Madde açık ve net önümüzde duruyor.

         Herkes artık ayağını denk alacak, attığı adımlara, imzalara dikkat edecek. Devlet Bey bu açıklamasıyla, vatansever olup da “bir imzadan bir şey olmaz” diye düşünen ve böyle bir tuzağa düşecek olanları da bir nevi uyarmış oldu.

         Bütün bunlara rağmen Akşener, yüz bin kişilik imza şartını yerine getirdi. Bu örgüt öyle bir örgüt ki tam yarım asırdır bu ülkenin tüm hücrelerine kadar sinsice sızmıştır.

         Son dakika gelişmesi üzerine…

         İYİ Parti'nin İstanbul Bağcılar'da erken seçim için çalışmalar yapan üyelerine bıçaklı saldırı gerçekleştirilmesi sonucu saldırıda 1'i ağır 5 İYİ Partili yaralanmış, öncelikle yaralılara acil şifalar diliyorum.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Müsavat Dervişoğlu saldırı sonrası "Akan her damla kanın sorumlusu Devlet Bahçeli'dir" demesi akıllara “acaba Fetö Devlet Bey’e itibar suikastı mı gerçekleştiriyor?” sorusunu getirdi.

Çünkü Devlet Bey, Akşener’in arkasında Fetö’nün olduğunu ima ettikten sonra böyle bir saldırının gerçekleşmesi çok manidar geldi bana. Saldırgan yakalandıysa ilk etapta şu kıstaslara bakılmalı bence;

Saldırgan hangi partiye üye? Ne zaman üye olmuş? Akşener için imza vermiş mi?

Evet bu tür saldırıları şahsen ben uzun süredir bekliyordum. Ama bu kadar acemice olacağını düşünmüyordum.

İYİ PARTİ eridikçe hırçınlaşacak, Fetö’nün kriptoları da yapacakları hamlelerle İYİ PARTİ’yi mağdur ve mazlum rolüne sokmaya çalışacak.

Bundan böyle bize uyumak yok. Yeni bir nöbet başlıyor. Ta ki komutanımız zaferimizi ilan edene kadar.

Bizler "İ'la-yı Kelimetullah" davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Bizler “Kızılelma hedefimizden” de asla ve katiyen geri adım atmayacağız. Dün de bu coğrafyadaydık bugün de bu coğrafyadayız, yarın da olacağız biiznillah.

İşte bu seçim “OLMAK YA DA ÖLMEK” arasında bir seçim yapacağımız son derece kritik ve önemli bir seçim!

        

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum