Kuşçubaşı Eşref

Kuşçubaşı Eşref


MERAL AKŞENER'İN FETÖ İLE İLİŞKİSİ

04 Mayıs 2018 - 22:34

MERAL AKŞENER GERÇEĞİ

15 Temmuz Hain darbe girişimi olduğu geceydi… Bir haftanın yorgunluğuyla odama çekilmiş istirahat ederken telefonuma zamansız ama çok tuhaf bir bildirim geldi.

“Genelkurmay’ın önünde tuhaf hareketlilik…” Tabii eşim hemen yanıma gelerek “uçaklar alçak uçuş yapıyorlarmış.” Bilgisini benimle paylaştı. Ardından hızlıca haber kanallarını taradım.

Gördüğüm tablo karşısında ilk başta şok geçirdim. Belki benim bu hayatta gördüğüm, 28 Şubat’tan sonra ikinci bir darbeydi. Darbe olduğunu anladığım an, hemen telefonuma sarılarak arkadaşlarımı aradım. Çoğu ailesiyle vakit geçirdiğini;

“- Hayır mı?” olduğunu, “niye aradığımı merak ettiklerini” söylediler.”

Durumu ve yaşananları kısaca anlatınca onlar da çevresindekileri haberdar ederek organize olmaya başladık.

Tabii haberleri takip etmeye devam ediyorum bu sırada da…

Sabahleyin darbeciler teslim alınmaya başlayınca akşam ki tedirginliğimizden eser kalmadı. Tedirgindik, çünkü hayatımız boyunca malum örgütün hepimiz hedefindeydik.

Olayların üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmişti. Otobüste seyahat ederken birden telefonuma bir mesaj geldi.

“- Acil görüşmemiz lazım” diyordu telefonuma gelen mesajda.

“Tamam” dedim. İki saat sonra telefonuma mesaj çeken o dostumla bir yerde buluştuk. Hoş beşten sonra konuya giriş yaparken sorduğu soru dikkatimi çekti.

“-Meral Akşener’i nasıl bilirsin kardeşim?”

Hiç tereddüt etmeden sorduğu soruya;

“- Fetö’nün, MHP’yi ele geçirmesi için özel görevle görevlendirdiği kişidir.” Dedim. Yanılmadığımı ama söylediklerimin eksik olduğunu söyledi. Ardından başladı bildiklerini anlatmaya.

“Fetö ABD’den yeni bir dosya gönderdi. Bu dosya Kılıçdaroğlu’nun Fetö ile bağlantılı bir avukatı aracılığıyla getirilmiş Akşener’e. İstanbul Şile’de toplantı yapılır. Bu arada bu toplantıya Akşener’in 15 Temmuz’u, 16 Temmuz’a bağlayan gece önemli evrakları imha eden kocası da katılmış.

Bu toplantıda o gece konuşulan ilk madde siyaset, ikinci madde basındı. Şile’deki toplantıdan sonra kimse uyanmasın diye sessiz sedasız Yeniçağ gazetesinin devri yapılmadan satıldı. Bu gazete Akşener ve ekibini şişirecek reklamını yapacak yayın organı olarak tahsis edildi.

Akşener ile ilgili tüm haberleri bu gazetenin yapacağını diğer yayın organlarıysa yapacakları algı operasyonlarıyla bu gazetenin yaptığı bu haberlere destek olacağı söylenip sözler verilmiş.

Akşener tayfasının bu toplantıda alınan bir başka karar da 15 Eylül 2017’den önceki günlerde MHP’yi ele geçirme planları başarısız olan ekipten, yeni bir parti kurmaları istendi.

Bu partinin söylem felsefesi şu olması gerektiği ısrarla üzerinde duruldu;

“Bir teoriyi çürütmek için en güçlü kısmına saldırmak en doğru yöntemdir. Cumhurbaşkanının en güçlü yönü nedir? “Fetö ile mücadele”, işte bu en güçlü argümana saldırır ve yıpratırsak ellerindeki en güçlü argümanı almış oluruz.” Görüşü kabul edildi.

Akşener tayfasının seçim bildirgesinde 92 madde var. Tabii bu şu anlık rakam, daha sonraki günlerde artabilir bu rakam. İşin en ilginç yanıysa bu 92 maddenin büyük kısmı Fetö ile mücadeleye ayrılmış durumda.

Burada “Erdoğan’ın Fetö ile yeteri kadar mücadele edemediği” vurgulanacak. Geçtiğimiz aylarda da yapılmıştı, Cumhurbaşkanının yakınındaki birçok milletvekili bakanın Fetö’cü olduğu yönünde asparagas haberler yapılarak algı operasyonları yapılacak.

Bu tür haberleri de Yeniçağ gazetesi yapıp, Cumhuriyet ve Sözcü gibi gazeteler de sürmanşetten verecek.

Akşener ve tayfası iktidara geldiklerinde “Fetö ile nasıl mücadele edilirmiş yedi düvele göstereceklerini,” hemen her miting ve toplantılarda tekrar edip bilinçaltı mesajlarıyla halkı doğrudan etkilemeye çalışacaklar. Buna da Yeniçağ gazetesi yapacağı haberlerle destek verecek.

Hedefte Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Fetö ile mücadele argümanının elinden alınması var. Şayet bu argüman (onların tanımlamasıyla) Cumhurbaşkanımızın elinden alınırsa, Cumhurbaşkanımızın konuşmalarının birçoğu boşa çıkartılacak.

2018 seçimlerini kazandıkları takdirde, Fetö ile mücadeleyi kademeli olarak sonlandırmayı, 15 Temmuz darbe girişimini Allah’ın izniyle altüst eden, Fetö ile mücadele edenleri Fetö’cülükle suçlayıp yargılayacaklarını, en sonunda da hapisteki Fetö’cüleri kademeli olarak serbest bırakmayı ve aklamayı, en korkunç olay ise bunları iadei itibar diyerek devletin en üst ve kritik kademelerinde görevlendirmeyi planlıyorlar.”

Yani anlayacağın kardeşim, darbeyle başaramadıklarını yeni kuracakları parti ile başarmayı planlıyorlar. Peki başarılı olurlar mı? İşte burası sıkıntılı. Yeni Kurulacak parti MHP’nin oylarını bölecek, Akparti’ den de 3-4 puan alırlarsa Erdoğan’ın seçimi kaybedeceğini düşünüyorlar.

Tek hedef ve tek plan Cumhurbaşkanımızı ilk turda seçtirtmeyip ikinci turda ise Akşener’i Cumhurbaşkanı/Başkan yaptırtmak. Planların üstünde plan vardır. Rabbimiz bakalım bu planın işlemesine müsaade edecek mi?

Her şeyden önemlisi kurulan yeni parti her şeyiyle Fetö’yü yönetenlerin Türkiye’yi tekrardan sömürgeleştirmek için hazırladıkları yeni projenin hayat bulmuş versiyonudur.

Ben, Kuşçubaşı Eşrefim, pirim Şehit Enver Paşa, Emir erim Zenci Musa, kardeşim Süleyman Askeri. Süleyman Askeri can aldı, can verdi, geri durmadı, korkmadı ve davasına ihanet etmedi. Oyunun farkında olmak, oyunu bozmaya yeter.

Bizim görevimiz oyunları deşifre etmek, sizin göreviniz de bu oynanan oyunu bozmak.

Gayret bizden, Tevfik Allah’tan… Sefer bizden, zafer Allah’tan…

Kalın sağlıcakla…

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum