NASRETTİN HOCA'NIN FİL HİKAYESİNİN ANIMSATTIKLARI
Kuşçubaşı Eşref

Kuşçubaşı Eşref

NASRETTİN HOCA'NIN FİL HİKAYESİNİN ANIMSATTIKLARI

22 Haziran 2018 - 20:18

NASRETTİN HOCANIN FİL HİKAYESİNİN ANIMSATTIKLARI

Timur, Nasreddin Hocanın köyüne uğrar. Köylü padişahı layıkıyla ağırlar. Padişah da giderken köylünün bu konukseverliğine karşılık;

- “Köyünüze bir fil hediyem olsun” der ve gider. Fil zamanla bağ-bahçe koymaz her yanı talan eder. Köylü ne yapsın çaresiz “padişahın hediyesi” diye de ses çıkaramaz.

Hocaya: 

- “Hocam perişan olduk bizi kurtar. Biz bu file bir şey yapsak padişah kellemizi alır” derler.

Hoca:

- “Benimle gelin padişaha durumu arz edeyim” der. Hoca köylüyü arkasına alır huzura çıkar.

Timur:

- “Hoca niye geldin?” “Filim nasıl?” diye sorar.

Hoca:

- “Padişahım bu filiniz…” derken bir bakar arkasında kimse kalmamış herkes kaçmış.

Padişah:

- “Eeeee ne olmuş file?”

Hoca:

- “Padişahım hediyeniz olan filden çok memnun kaldık. Garibim yalnız kalıyor bir tane daha fil istiyoruz.” Der.

         Şimdi bu fıkrayı niye anlattığımı merak ediyor olabilirsiniz. Bizim ülkemizdeki siyasetçilere bir gaz ver yeter, gerisine karışma!

         Meral Akşener’den başlayalım isterseniz…

         Fetö’cü hainlerin 2014 yılından buyana sosyal medyadan gaz vermeye çalıştığı Meral ablaları, nihayetinde MHP’yi demokratik (?) ve anti demokratik yöntem ve yollarla ele geçiremeyince parti kurmaya karar verir.

         Nihayetinde gel zaman git zaman beklenildiği gibi partiyi kâinat pezevengi olan Fetö’nün talimatıyla kurar. Bu süreci daha önceki yazılarımda anlattığım için yeniden o konuya girmek istemiyorum.

         Yurt içi ve yurtdışı menşeli gerek sosyal medya gerekse haber ajanslarının “TÜRKİYE’NİN DEMİR LADY’si” olarak hakkında bin bir türlü yorum, haber, analizler yaptılar…

         Baktılar tutmadı bu sefer “TOPUKLU EFE” lakabını taktılar. Bunun da tutmadığı anlaşılınca bu sefer de ABD merkezli CNN International “okuyucularının karşısına "Meral Anne: Erdoğan'ı ofisinden çıkarmaya çalışan kadın" başlığıyla çıktı.

         Tabii Meral anneleri boş durur mu bu arada? O da hemen "Türkiye çok uzun bir süredir erkekler tarafından yönetiliyor. Bazı insanlar bana abla diyor ama birçok genç insan "Meral Anne" diyor ve ben anne olmayı seviyorum" yorumuyla bu habere katkıda bulunmuş.

         Bu da yetmezmiş gibi bir de "Son 2.5-3 yıldır Erdoğan ve şahsi davranışlarıyla mücadele ediyorum. Bu seçimler, Erdoğan’ın istediği seçim. Bu başkanlık sistemi Batı demokrasilerindeki gibi değil. Kontrol mekanizmamız yok" ifadelerini kullanmış.

         Tabii Türkiye’de yaşamayan herkes bu açıklamayı okuyunca cumhurbaşkanının yatıp kalkıp “Meral anneleriyle” uğraştığını zannedecek.

 Ama şurası iyi bilinmeli ki şu an ne kendileri ne de tayfası bizim ilgi alanımızda değiller. Dolayısıyla bizim hiç mi hiç, umurumuzda bile değiller kendileri. Meydanlarda istedikleri gibi çalıp oynuyorlar.

         Lütfen “MERAL ANNE’leri” mağdur rolüne bürünmesin, kendisi Türkiye’de çok rahat mitingler yapabiliyor, TRT’ye çıkıyor…Asıp kesiyor, satıyor, dağıtıyor, durduruyor… Kendisine engel olan var mı? Yok!

         Yeri değil belki ama, sormak istiyorum kendisine “Seçim çalışması için tuttuğunuz otobüs ve arabaların vs. seçim çalışmalarınızın Finansörleri kimler? Parayı kim veriyor? Nereden geliyor bu değirmenin suyu?” Lütfen bu soruma cevap versin kendisi…

         Not: Meral Akşener’in sonu Cem Uzan’dan kötü olacak… Tehdit değil bu yazdıklarım! Bunu yazın bir kenara… Neden mi böyle söylüyorum? Hani meşhur bir söz var ya “Devlet bazen ölü taklidi yapar, şımardıkça şımarırsın. Zannedersin ki devlet yok, çöktü… O an üzerine bir ağırlık çöker, sonra? Sonrası yok…” Anlayan anlar ne demek istediğimi…

         Gelelim Muharrem İnce’ye…

         Bay Muharrem, baktı kılıçdaroğlu’nu yenemiyorum, Kılıçdaroğlu da dedi ki “ben 9 seçimdir bu adama yeniliyorum, sen de çıkıp kongrelerde sürekli beni eleştiriyorsun, bir de sen çık sen yenil de bir de seni göreyim. Gel bakalım buraya Muharrem!” diyerek verdi gazı…

         Tabii o da çok geçmeden bir buçuk ay içerisinde her katıldığı mitingde, her çıktığı TV programlarında devirdiği çamlarla yani kırdığı potlarla günden güne oyları eriyip gitti. Nihayet %30 bandında çakıldı kaldı.

         Not: Bu saatten sonra da bu oran yukarıya çıkmaz aşağılara doğru bir yön izler diye düşünüyorum.

         Gelelim Temel Karamollaoğlu’na…

         İlk başlarda “BİLGE BAŞKAN” sloganlarıyla sahaya çıkmış olsa da sonraki günlerde bu sloganın da içinin ne kadar da boş olduğu ortaya çıktı. Örneklerle açıklayayım biraz…

         Bilge Başkan lakaplı Temel reis, Sivas’ta yaptığı bir mitingde “hızlı tren ne işe yarıyor göçü hızlandırmaktan başka…” açıklaması nasıl bir vizyona sahip olduğunu ortaya koyan, seçim sürecindeki en önemli açıklamasıydı bence…

         Bu da yetmezmiş gibi bir de katıldığı bir TV Programında spikerin “İha ve Siha’ları biz yapmıyor muyuz mesela?” sorusuna verdiği cevapla “orada bile biz dışarıya muhtacız, bilgisayarı biz yapmıyoruz ki, sadece programını biz yapıyoruz” açıklamasından sonra reklamların ardından spiker “reklam arasında yeni bir bilgi geldi galiba…” diyerek durumu düzeltirken Temel reis “evet arkadaşlar %98 yerli üretim diyorlar. Doğru ben zaten piyasadan temin edilenlerle ilgili demiştim.” Diyerek bir önceki söylediğini aynı programda yalanlamış oldu.

         Sizin en BİLGE BAŞKAN’ınız buysa BİLGE olmayanınız nasıldır Allah bilir.

…..

         Kararsız seçmene birkaç sorum olacak?

         Niçin kararsızsın? 2015 yılında yapılan 7 Haziran seçimlerinden sonra yaşadığımız belirsizlikleri, kaos ortamını bu ülkeye yeniden yaşatıp yaşatmama konusunda mı kararsızsın?

         Niçin kararsızsın? İlker Başbuğ’un da ifadesiyle 2012-2016 yılları arasında Fetö terör örgütüyle tek başına mücadele etmiş bir lideri yalnız bırakıp bırakmama konusunda mı kararsızsın?

         Niçin kararsızsın? 16 yılda Türkiye genelinde yapılan devrim niteliğindeki reformları mı beğenmiyorsun? 2002 yılına ve daha önceki yıllara mı geri gitmek istiyorsun?

         Bu millet 7 Haziran 2015 seçimlerinde verilmesi gereken dersi verdi. Şimdi geleceğimizi inşa edeceğimiz yeni bir seçim dönemi yaşıyoruz. Olmak veya Ölmek arasında tercih yapacağımız bir seçim olacak bu seçim.

         Onun için kardeşim iyi düşün kararını haktan yana ver batılın safında yer alma, UNUTMA SEN YOKSAN BİZ BİR KİŞİ EKSİK OLACAĞIZ…

   Not: Ak parti teşkilatlarına seslenmek istiyorum. Seçim sürecinde birçok teşkilat kapı kapı dolaşmadı belki, ama ne olur seçim günü işi sıkı tutun, sandıklara zamanından önce gidin, müşahit olmak için çabalayın. Sandıklara sahip çıkın son gün bari görevinizi yapın lütfen…

YORUMLAR

  • 0 Yorum