Can Ataklı'nın Canına Tak Eden Dinimmiş Meğer
Mustafa SALİM

Mustafa SALİM

GÜNDEM

Can Ataklı'nın Canına Tak Eden Dinimmiş Meğer

23 Mart 2020 - 16:37


Can Ataklı ne zamandır ekranlarda boy göstererek vesayet dönemine özlemin kriz nöbetleri geçirmekte, adeta kininden dinimize kudurmuşluğun türlü sahnelerini sergilemektedir. 

"Allah, (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. ... Alemlerin Rabbi olan Allah (c.c.) bizlere nurunu tamamlayacağını "Onlar (yani kafirler) ağızlarıyla Allah'ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır."(Saff, 61/8) ayetiyle müjdelemiştir.

Senin sorunun, karanlıkları yara yara gelen aydınlığın hüzmelerine mani olamayışındır. 

Gelen hakikat nurunu söndürecek gücünün kalmayışıdır. 

Küfür saltanatınızın sarsıntısını iliklerinize kadar hissetmenizdir. 

Bir milletin uyanan ayak sesleridir. 

Vesayet zincirinin paramparça olmasıdır.

Yönetimin Anadolu'ya geçmesidir.

Siz Tapınakçıların kaybedişi, Anadolu Erenlerinin kazanmasıdır. 

Kininizden gebermenin bir ruh halidir.

 De ki «Kininizle geberin». Şübhesiz ki Allah onların sînelerindeki bütün özü hakkıyle bilicidir. İşte siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz; (onlar ise) kitabların tamâmına îmân ettiğiniz hâlde sizi sevmezler. ... De ki: “Öfkenizle geberin!” Muhakkak ki Allah, sînelerin içinde olanı hakkıyla bilendir.

Sinendeki bir din düşmanlığıdır.

 Ne kadar da gizlesen ağzındaki salyalar kudurmuşluk seviyeni seriyor gözler önüne...

Biz dünyanın iman ile küfrün bir mücadele sahası olduğunu bildiğimizden küfür adına senin gibilerin varlığı sıradan bir olaydır bizim için. Ancak kustuğun zehirden kimsenin zarar görmesine göz yummak işte bu siradan bir şey değil bizim için.

Toplumun asayiş ve huzurunu bozmakla devletimizin adil sillesini elbet bulacaksın o ablak suratında; çünkü burası havlanacak bir diyar değil ki sokakları itlerle dolsun; burası Pay-ı Tahtın arzıdır, öyle çiğnetilmez her hayvana hiçbir zerresi.

Bir zamanlar her yalanınız belki yerini bulurdu, lakin geçen Bor'un pazarından gidecek yer bulamayacak artık eşşeğiniz.

Anırma ve hırlamanız ne buluta ne de göçüp giden kervana zarar vermeyecektir asla.

Siz bu milletle dininin arasına girmiş Hak Yolunun haramilerisiniz.

Siz bundan sonra bu milletin uyanışına sahit olmakla kalmayacaksız; hatta zaferini göreceksiniz.

Zalime karşı dik duruşunu göreceksiniz.

Üç hilalin hedefinin ne olduğunu anlayacaksınız. 

Kızılelmaya koşan yiğitler göreceksiniz. 

Yine Fatihler, fetihlerle yeni çağlar açacak, Yavuzlarla hilafet sancağı dalgalanacak, Kanunilerle dünyaya nizamat verilecektir.

Bunlar ne oyalandığımız birer hayal, ne de kaybolmasın diye korkudan açamadığımız gözlerimizin arka perdesinde gördüğümüz birer rüyadır.

Hall-i Abdulhamid Han ile yapılan sadece budanmasıydı koca Çınarın. 

Geçmişimiz sapa sağlam durduğu için karşımızda, siz Tapınakçı yortulara, milletçe yapacaklarımızın  hayal olmadığını gösterdik 15 Temmuz'da. 

Şimdi gelelim kamufle ettiğin asıl derdinin yansımasına. 

Ağbabalarınızla bir asırdır ne yaptınız bu millete? 

Azınlıkların cirit attığı bir dönemde vatanı kurtarma yolunda cephede alimine varıncaya kadar Anadolu'mda yaşlı, kadın ve çocuktan gayrı eli silah tutan tüm yiğitlerimizin sehit olmasıyla yeni devlet düzeninde  istihdam edilen azınlıklar marifetiyle alfabesi değiştirilerek bir günde cahil bırakılan bir milletin;

Dinine kasdettiniz yetmedi,
Ahlakıni bizdunuz yetmedi,
Sanayisini çökerttiniz yetmedi,
Anadolu'yu toprağa mahkum ettiniz yetmedi,
Petrol bölgelerimizi Batıya peşkeş çektiniz yetmedi,
Bizi borca mahkum ettiniz yetmedi,
Sonuçta bir Devlet-i Aliye'den üçüncü sıradan, kukla bir devlet oluştururken pisliklerinizi örtpas etmek için, sinema, gazete, radyo vs. dönemin ne kadar iletişim aracı varsa kullanarak milleti kandırdınız yetmedi,

Utanmaz ve arlanmaz bir yüzle bir asırlık yıkiminizla perişan ettiğiniz memleketimi onsekiz yıllık icraatlarıyla şaha kaldıran milli mefkureden oluşan hükümetimizi sakyalarınızla karalamaya çalışırsınız.  

Siz bu zaman zarfında türbansız eğitim verdiniz de ne kazandırdınız bu millete? 

Çağ mı atlattırdınız? 
Bilimsel çığır mı açtınız? 
Silah mı ürettınız? Füze mı fırlattınız? Aya çıktınız da bacımın türbanına mı takıldı?

Füzeyi bilmem amma insanı insan yapan ne kadar degerimiz varsa fırlattınız; bu yolda fırıldaklığınızla tüm fırlamalıkları yaptınız ve bütün puştlukları oynadınız...

Senin hazımsızlığın nedir bilir misin seni ablak suratlı adam?

 Sen bir din düşmanısın. Dinen böyle vasıfları taşıyanlara kafir denir. Sen küfrün neresindesin bilmiyorum amma, cehennemin lüzumsuz olmadığını biliyorum.

Mustafa Salim
23 Mart 2020 Ankara