Mustafa SALİM

Mustafa SALİM

GÜNDEM

GARA'DAN BOĞAZİÇİ'NE DÖNEN DOLAPLAR

18 Şubat 2021 - 04:09 - Güncelleme: 20 Şubat 2021 - 16:56


"HDP ile çok rahat ittifak yaparız. Bizim bir sıkıntımız yok." Bu söz Ali Babacan'a ait. Bizim de bu durumu anlamada sıkıntımız yok. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz, der atalarimiz. Siz bu lafları etmeden önce işinizden biliyorduk zaten ne olduğunuzu. Bu sözün tek değeri, malumun ilanına katkısı yönüyledir. Hakikati ortadayken sadece gizlediğinizi sanıyordunuz. 

Bir zamanlar Fetullahçılığı İslam'a hizmette bir cemaat zannettiğimiz günlerde, kim diyebilirdi ki bunların da PKK ile aynı merkezden idare edilen dışardan kumandalı bir yapı olduğunu. Çünkü biri dindar, diğeri gayrı dini bir örgütlenmeydi. 

Haliyle sırtını FETÖ'ye dayayan ne kadar siyasi yapılanma varsa bu çizgiden asla ayrılmayacağı gibi yaftasından da kurtulamaz.

Bugün FETÖ'nün tüm kirli çamaşırlarını ortaya döken mevcut iktidarımız bunlara nefes aldırmayarak yoluna devam ediyorsa, karşı çıkan kim varsa elbet masum değildir.

FETÖ deyip geçmemek lazım. ABD tarafından PKK ile eş zamanlı organize edilen bir yapı olduğundan, haliyle binbir emekle ihdas edilmesi nedeniyle, terorist bir yapı olduğu tüm delilleriyle ayan beyan ortadayken, devlet olarak istedigimiz doğrultuda bir yaptırımda bulunmayacakları gün gibi aşikardır. 

PKK'nın bugüne kadar ki faaliyetlerini organize eden de devlet içine sızmış FETÖ'cü teröristler olduğunu, 15 Temmuz darbesi neticesinde öğrenmiş olduk. 

Kuruldukları günden beri bu iki örgütün görünürde birbirine zıt yapılanmasının perde arkasındaki sıkı ilişkileri nedeniyle millete gerçekleri, hep çarptırarak verdiler ve başalı da oluyorlardı. 

Milletin huzurunu kaçırmaya ahdetmiş bu iki terörist yapı, devletin başarılı bir operasyonla gerçekleştirdiği Gara Harekatı üzerinden yine oynadıkları entrikalarla hükumetin halkın gözündeki itibarını düşürüp yapılanları önemsizleştirmek gayesiyle yine hakikati gizlemeye çalıştılar.

Hakikatlerden birisi Gara bölgesinin önemiyle alakalı iken diğeri de şehid edilen rehineler üzerinden yaydıkları yalanlarla alakalı.

Irak Devleti sınırları içinde yer alan ve Kandil'e 120 km mesafedeki Gara Bölgesi, Haftanin, Zaho, Dahuk, Siyan, Avaşin, Hakurk, Soran ve Erbil şehirlerini de içine alan Irak Bölgesel Kürt Yönetimi topraklarını içermektedir. Bu bölge PKK/PYD teröristlerinin ABD tarafından eğitildiği gözde bir yer. ABD Kürt devleti kurma hayallerinden vazgeçmiş değil. Yakın zamanda bu bölgeye silah yüklü yüzlerce tır gönderilmesini de göz önünde bulundurduğumuzda, güneyimizde bizi tehdit edecek tehlikenin pek de uzakta olmadığı gayet açık. 

Buradaki operasyonu itibarsızlaştırmanın nedeni, Türkiye'nin başarısını yok sayıp bozulan morallere bir nebze de olsa merhem olmaya çalışmak suretiyle içimizde iltisaklı oldukları muhalefetle hükumeti zor duruma düşürerek milletle karşı karşıya getirmektir.

Hani Joe Biden, Erdoğan'a karşı muhalefetin desteklemesinin gerekliliğini söylerken, aslında yapmak istediği şey, "Yeni Dünya Düzeni" önünde engel olabilecek tek ülke olan Türkiye'nin engellenmek istenmesiydi. Muhalefetin koro halinde cıyaklamalarının sebebi de bu aslında. Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinden bir "Gezi" çıkarmak isteyişleri de yine bu oyunun bir parçası. 

Oyun, milletin zihnini karalayacak kurnazlıkta öyle güzel oynanıyor ki düne kadar yakmadığı can bırakmayan PKK teröristleri dahi nerdeyse melek gibi gösterilecek duruma gelindi. 

Rehineler üzerinden koparılan fırtına ile PKK'nın alçaklığını örtpas etmeye çalışırlarken, 1987'den bugüne kadar hafızalarda yer alan;

20 Haziran 1987'de Mardin Pınarcık'taki katliamda şehid edilen 30 vatandaş,
8 Temmuz 1993'teki Başbağlar katliamında şehid edilen 33 vatandaş,
7 Ekim 2014'te Diyarbakır'da şehid edilen Yasin Börü,
13 Mart 2016'da Ankara Güvenpark'ta şehid edilen 38 vatandaş,
12 Mayıs 2016'da Dürümlü'de gerceklestirilen katliamda sehid edilen 16 vatandaş,
9 Haziran 2017'de Batman'da şehid edilen öğretmen Aybüke Yalçın,
16 Haziran 2017'de Tunceli'de şehid edilen öğretmen Necmettin Yılmaz,
11 Ağustos 2017'de Trabzon'da şehid edilen Eren Bülbül ve daha bir çokları PKK tarafından katledilen siviller değil miydi ki Gara'da şehid edilen rehinelerin PKK'nın yapacak işlerden olmadığı lanse edilmeye çalışılıyor.

Anlaşılan o ki, ABD'nin bu olay sebebiyle geri adım attığı kınamasının sebebi  içimizdeki hainlerin ülkemizi karalama adına verdikleri yalan ve yanlış bilgilerden ileri geliyor.

Şehidlerimiz üzerinden kirli siyasetlerini icra etmek isteyenlere asla itibar edilmemeli. 

Bu gerçekleri kim gizlemeye çalışıyorsa, devletine karşı ihanet içerisindedir. Terörle iltisaklı kim ya da hangi teşekkül olursa olsun hesabı sorulmalıdır. 

Bu ihanetlerin kişilerce yapılanların cezası kişilere kesilmeli; dernek, vakıf ya da partilerce yapılanlar da cezası bu yerlerin kapatılmasıyla karşılık bulmalıdır.
 
Millet olarak bunu istemek hakkımızdır.  Oynanan oyunlara karnımız tok. Kimin eli kimin cebindeyse ayan beyan ortada. Sadece kendilerini kandırır bunlar. 

Bu söz ve davranışlar bir ihanettir. Elbet devletimiz kadim geleneğine döner ve güçlü yapısını oluşturursa  bu ihanetleri karşılıksız bırakmayacaktır.

Son günlerde olup bitenlere bir de bu zaviyeden bakalım. Kirli ilişkiler daha da net gorülecektir. 

Kesilen hayvanın attığı en şiddetli tekmeler, canının çıktığı andaki tekmeleridir. Söz birliği edercesine görünen ve görünmeyen bütün muhalif gurupların bu aralar şiddetli tekme atmalarının manzarası da yok oluşlarının son noktasında olduğunun resmidir.

Kimse bizi durduramayaktır. Terör eylemlerini şehirlerimizde yapamayacaklardır. Son kaleleri Kandil de yerle bir olacaktır. Dolayısıyla ne Kürt devleti, ne de akabinde inşası düşünülen Büyük İsrail devletinin kurulmasına yol verilmeyecektir.

Bu manada 2023 hedefimize yürüdüğümüz bu yolun sancıları da olacaktır. Çünkü, yeniden dirilişimizin doğumu pek yakındır.

Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.

Mustafa Salim
18 Şubat 2021, Ankara

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum