Mustafa SALİM

Mustafa SALİM

GÜNDEM

CENNET KILICIN GÖLGESİ ALTINDADIR​

27 Temmuz 2020 - 13:37



Nihayet beklenen gün gelmişti 86 yıl sonra. Bu kadar zaman bekledik de Danıştay’ın verdiği olumlu karardan sonraki zaman neden bir türlü geçmiyordu? Ve o beklenen Cuma geldiğinde, mahalle camimizde namazı eda etmiş, Ayasofya’da kılınacak namazın canlı yayınını izlemek, o tarihi ana şahitlik etmek için bir çocuğun bayram sevincindeki mutluluğu gibi saf duygular içinde eve nasıl geldiğimi bilememiştim. Sadece Ankara’dan Ayasofya’ya gidemeyişime olan hüznüm o günüme keder katmıştı; o da hastaneden yeni taburcu oluşum nedeniyleydi.​

Sonradan öğrendiğimiz 350 bin kişilik kalabalık bir cemaatin hazır olduğu o an, mahşeri yapısıyla tüyler diken dikendi heyecanımızdan, sevincimizden ve coşkumuzdan. Ezanlar okunmuş, sünnetler kılınmış, müezzinin iç ezan eşliğinde ağır ve vakur adımlarla minberin merdivenlerinden yukarı çıkarken Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Ali Erbaş’ın, tıpkı dedelerimiz Fatihler gibi elinde yalın kılıç halinde belirmesiyle o ihtişamlı günlerimizin onurunu o an hücrelerimize kadar hisseder olduk. Yaşadığımız coşku, küllenen yılgınlığın silkinişi idi adeta. Sadece biz değil, dünyanın hasretinde kaldığı bir dirilişin muştusuydu o an.​

İstanbul’un fethiyle Ayasofya’da kılınan namaza imamlık yapmamıştı Koca Fatih Sultan, mütevaziliğinden, edebinden ve yüce insan sevgisinden; koca Reis de kıldırmadı izinden gittiği dedesi Fatih Sultan gibi. ​

Biz bir rüyanın gerçekleştiğine şahit olurken elbette bu rüyanın devamını isteyen ve bundan rahatsız olan mahfiller de vardı. Doladılar kılıcı dillerine, kudurmuş canavar gibi, savruldu salyaları yurdun her bir yanına. Korkmasınlar, bu kılıç adaletin garantisidir. Tutulur iki elle, biri kılıcın kabzasında diğeri kınında ve dost ile düşmana denir ki hükmü ilahidir bizim davamız, ne kimseye zulmedilir ne de kimsenin görmezden gelinir zulmüne. ​

İşte Ayasofya’da minberden dünyaya verilen kılıç mesajı buydu.​

Bu sebeple;​

Ayasofya kılıç hakkımızdır.​

Kılıcımız adalet içindir.​

Haklı ve haksıza yardım eden kılıçtır.​

Haklının hakkı uğruna, haksızın da haksızlığı karşısında çekilen kılıçtır.​

Ne haklının hakkı çiğnenir, ne de haksızın zulmüne göz yumulur,​ bu kılıcın çekildiği diyarlarda.​

1453'te zulme tekrar dur diyen ecdadımızın torunları bugün bu kılıcı tekrar çekti dünya zalimlerinin suratına.​

Ayasofya bir güçle alındı küfrün elinden ve yine bir güçle 86 yıllık oyunu bozuldu yine küfrün hem de bugünden...​

Bu akan suyu durduramaz gayrı küfrün iğrenç gücü. Bugün Ayasofya, yarın Kudüs, daha sonra da Roma fışkıracak fethiyle bu suyun akan ihtişamından.​

One munit dedik anlamadılar; dünya beşten büyüktür dedik büyüklendiler; topunuz gelsin dedik ortada insan kalmadı ama yine tınmadılar...​

Ama bugün bayrakları yarıya indi Yunan'nın, Batı'nın iç yüzünü göstermesi adına.​

Ve bugün uykuları kaçanlar, yıllarca ülkemizi sömüren azınlık güçlerdir.​

Hala Fetö'den medet uman onursuzların çıldırdığı gündür bu Ayasofyalı cuma günümüz.​

Çünkü bugün Osmanlının diriliş ayak seslerinin duyulduğu gündür.​

Ümmetin birliğine açılan yolun ilk günüdür bugün.
Yine alçaklar rahat durmayacak; siyasi şov diyecekler. Halbuki bilmiyorlar ki biz bu siyaseti Ayasofya ve benzeri kutsalımıza vurulan zincirlerin kırılması için yapıyoruz.​

Devlet kurumlarıyla ayakta durur ve idare edilir. Kurum ve idaresi artık bizde olduğu için 86 yıllık esaret zinciri kırıldı. Bu yüzden değil miydi bir zamanların vesayetçi zihniyetinin "hükumeti kurabilirsiniz ama hükmedemezsiniz" diye höykürmeleri...​

Bugün Ayasofya'nın mihrabında hatibin eliyle kınından çekilen kılıç, vesayete meyledenin boynuna inecek kılıçtır.
Batıya meydan okuyuştur.
Hainlere yol vermeyiştir.
Ülkenin istikbaline göz dikenlere bir gözdağıdır.
Bağımsızlığımıza hazmedemeyenleri çıldırtmasıdır.​

Bu kılıç İslam alemini ne kadar sevindirdiyse bir o kadar Batı'yı da hüsrana uğratmıştır.​

Dünyanın özlemini duyduğu adaletin tekrar geri dönüşüdür.​

Mustafa Salim
24 Temmuz 2020 Ankara

YORUMLAR

  • 0 Yorum