Virüsle Zehri Akıtan Özdiller
Mustafa SALİM

Mustafa SALİM

GÜNDEM

Virüsle Zehri Akıtan Özdiller

22 Mart 2020 - 15:31



"Koronavirüse karşı aşıyı bulsa bulsa 'Tillo Evliyaları' bulur" demiş bu Özdil.

Gerçi Tillo Evliyaları torunlarından gelse de doyurucu bir cevap, bunun gibilere mefhumu ağır gelecek kadar yüksek bir değerde olması ve ilmi bir derinlikte oluşu sebebiyle bunu anlamayacak kadar deni bir ruhun mümessili olması hasebiyle seviyesince ben de bir şeyler yazmak istedim.

Ölü sayısı en fazla olan Çin'in koministiyle İtalyan'nın hristiyanı bile bu müptezelden vatanını ve milletini daha seviyor olmalı ki hiçbirisi ülkesine ve değerlerine virüsten ötürü hırlamadı. 

Ya da dinimize hırladığı kadar elin gavuruyla papazına ses çıkarmadın.

Hani ister istemez aklımıza da gelmiyor değil, yoksa bu ve benzerleri içimizdeki tapınakçıların dili mi? 

Bu dili gizlemek için mi yoksa 'Özdil'li olmayı seçti?

Biz biliriz ki Ülkemizdeki azınlıkların çoğu, isimlerini öz Türkçe'den alarak hele dini isimlerden uzak durup soyadlarını da 'öz' ön ekiyle süslerler; içimizde gizlenmek ve dahi kripto yaşamak için.

Sonra da başlarlar bu öz kamuflaj maskeler altında dinime ait ne varsa istihaza ile saldırmaya...

Ingilizler dememiş mi zamaninda bizi kastederek 'Bu milleti yenmenin tek yolu bunlara güç veren Kur'an'la aralarını ayırmak lazım' diyerek kitabımızı elimizden almaya çalışmalarının bir sonucu değil mi, bunların saldırılarının altında yatan sebep?

Tarihimiz rafa kaldırıldı da sonrasında yalan tarihi bu yüzden dayatmadık mı çocuklarımıza? Yahudi yazmadı mı tarihimizi? Batılılarca desteklenmedi mı bu proje hem de yıllarımızı alarak?

O yüzden bugün anlamaz sıradan ve sığ bir eğtim almış en zeki gencimiz niye Libya'dayız diye...Suriye müdahalemizi anlamaz. Yemen ıstırabımızı hissedemeyen gençliğimiz ne bilsin "Burası Muş'tur" diye terennüm edilen türkümüzün aslının "Burası Huş'tur"  diye Yemen'deki bir vadinin adından geldiğini. Anlamaz kahvemizin neden Yemen'den geldiğini.

Anlamaz İstanbul'u neden aldığımızı ve neden fetih dediğimizi; anlamaz Istanbul'dan sonra neden hala batıya doğru ilerlediğimizi...

Ne bilsin üç hilalin anlamını hatta tek hilalimizi...O hilal ki ebcet hesabı sayı değerinin "Allah" lafzındaki sayı değeriyle aynı olması hasebiyle hilalin Allah lafzının simgesi olduğunu...O yüzyılda bilinen üç kıtadan dolayı Allah adının üç kıtaya yayılması anlamına gelen üç hilal destanını...

Bugünkü neslimiz anlamasın diye tüm bunları ve bilmesin diye geçmişini, tarihi arşivimizin yakılarak imha edildiğini, yakılmayanın da vagonlarla hurda niyetine batıya günlerce neden taşındığının bilincinde de olmaz haliyle...

Sonra da geçmişini okurken bigane olsun diye ecdadından bugünün gençliği, nasıl bilsindi alfabesiyle dilinin ne sebeple  değiştirildiğini?... Haliyle bilmez Türk dilini dizayn eden baş aktörün bir Ermeni olduğunu...

Tarihi Yahudi'nin, dili ise Ermeni'nin dümeninde olan bir millet nasıl nefes alsın bu yüz yılımızda? 

Bilenlerimiz cephede şehid oldu, diğerleri de türlü bahanelerle edilince idam, geride kalan halk ne yapsın ümmilikleriyle; belki de hiç anlamadı  eğitimden uzaklaştırılan cocuklarının neden toprağa mahkum edildiğini? 

Kimi ciftçi oldu kimi çoban fakat bize modernlik dayatanın oğluyla kızı okuyarak geçti devlet kademelerinin en mahrem köşelerine ve ticaret de onlarındı artık ne yazık ki medyamızda. 

Yalan bir tarih ve bozulmuş bir dilin eğitiminden tahsilli okuyanımız da zamanla benzeyince kendilerine  artık kullanacakları maşaları olduğu için de bir süre böyle kandırdılar milleti.

Yıkımlarını Manukyan'larla değil Mehmet'lerle yapmaya başladılar. 

Bir gün öyle bir haykırdılar ki bunlardan biri kalktı hakiki bir Anadolu yiğidinin yüzüne "Ulan Anadolu öküzü, sen ne anlarsın devlet yönetimini? Senin iki görevin var: Biri çitfçilik biri de sıran geldiğinde askerlik yapmak" diyerek adeta çıldırmışcasına çıkardığı ses tınısı hala kulaklarımızda...

Milleti böyle hakir görüp ensesine tokat atanların torunu bugün dinime hala pervasızca laf söyler.

Milletimizin içinden geçtiği böylesine zor zamanlarda bu muptezeller böyle ulumaya başlar. 

Çünkü Tillo Evliyası, bu coğrafyanın birleştici simgesi ve tapınakçıların kabusu oldu bugüne kadar. PKK tüm cürmüyle bölgemizde kan kusturmasına rağmen hedefine ulaşamadıysa bu evliyaların milleti aydınlatan nuru sebebiyledir. Aydınlıktan gözü kamaşan yarasaların yarasıdır bu Tillo'ya duyulan öfke...

Artık düşen maskeleri görelim. Birliğimize kasdedenlere fırsat vermeyelim. Bunları, siyasetleriyle, medyasiyla, ticaretleriyle velhasıl ne kadar güç kaynakları varsa elbirliğiyle hepsini mefluç edelim. 

Emin olun zor değil. Atalarimız başardı, biz de başarırız. Çünkü biz hak yolunun erenleriyiz. 

Mustafa Salim
22 Mart 2020/Ankara