AYASOFYA EZANI, ÂLEM NİZAMI BEKLER
   Ö. Namık AKKOYUN

Ö. Namık AKKOYUN

GÜNDEM-ANALİZ

AYASOFYA EZANI, ÂLEM NİZAMI BEKLER

23 Kasım 2018 - 10:43

Ey İslam'ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya!
Şerefelerinde fethin, Fatih'in şerefi,
Işıl ışıl yanan muhteşem mabet!..
Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?
Hani minarelerinden göklere yükselen,
Ta maveradan gelen ezanlar?...
Hani o ilahi devir, ilahi nizamlar?...
Ayasofya ses vermiyor,
Ayasofya bir hoş,
Ayasofya bomboş!...
Ayasofya! Ayasofya!... Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim?!...

İslam ve savaş hukukunun bir neticesi olan Ayasofya Camii, dönemin Hristiyan patriği de dâhil olmak üzere, herkes tarafından İslam ibadethanesi olarak kabul görmüş ve “Ayasofya’yı savaş yolu ile hak ettiniz. İstediğinizi yapabilirsiniz” sözleri bizzat patrik tarafından, Fatih sultan Mehmed Han’a aksettirilmiştir. Dönemin Hristiyan önderleri tarafından da kabul görüp daha sonraları 482 yıl boyunca Türk İslam dünyası için şeref, onur ve haysiyet abidesi olan bu yapı, bir gecede çıkan kararname ile işlevsizleştirilmiş, Müslüman’ın Onuru ve hakkı ayaklar altına alınmıştır.

Fethin sembolü olan ve Fatih Sultan Mehmed Han tarafından, Fetih Camii ismi verilen Ayasofya, müzeleştirildiği gün, fiili olarak yenilgimiz tasdiklenmiş ve Haçlı dünyası, muhakkak ki hiçbir cephede alamadığı kadar büyük bir zafer elde etmiştir.

Bu söylemlerimin ağır olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
Vakıf Hukukuna göre Ayasofya Camii yapılmamış mı kardeşim? Bu kurala göre, İstanbul’un Müslümanların elinde olduğu sürece Cami olarak kalması gerekmiyor muydu?
Dahası Camii vakfı bizatihi Sultan Çelebi Mehmed’in torunu, Sultan II. Murat Han’ın oğlu, Fatih Sultan Mehmed Han’a aittir.

Tam 482 yıl beklediler… Hem Müslümanlardan, hem Türklerden, hem de Peygamber övgüsüne mazhar olmuş, çağ açıp çağ kapatan koca Türk İslam Padişahından dehşet bir intikam aldılar!

Hazmetmek kolay değil, hazmetmek mümkün değil , Çılgına çeviren bir gerçek !..
                                                        ***
Tüm bunların üstüne bir de, Hain-i din-u devlet olan mel’unlar yok mu?!..

Kendi milletine yabancı etki ajanları(!)mikrofonu uzatıp, Ayasofya ile ilgili düşünce ve temennileriniz nedir ?!... diye soruyor. Ancak bunu vatandaşa değil, gidip Fener Rum Patrikhanesine soruyorlar iyi mi?
Onlarda cevap veriyor; Binanın kiliseye çevrilmesi talebimiz yoktur. İsteğimiz bugünkü gibi müze olarak kalmasıdır.

Aman Efendim! Lütfettiniz!…

Adamlarda ki rahatlığa bakar mısınız? Atamız Sultan Mehmed Han’ın,  vakıf mülkü üzerinde söz sahibi olduklarını düşünüyorlar, gerçi suç onlarda değil ki ağzı olan konuşur zaten(!) öyle mala, böyle saman… Verdikçe vermiş!

Bu kez nasıl oluyorsa muhabirin aklına, İspanya’da Kortoba katedraline çevrilen büyük Camii geliyor ve onu soruyor.
Gelen cevap en az bir önceki kadar tatsız, sevimsiz ve ahmakça (!) “ Ama orada Camii’nin, Kiliseye dönüştürülme durumu var. Burada ise Müzenin, Camii’ye çevrilmesinden söz ediyoruz. O dünyanın her yerinde oluyor, ama bu durum farklı, bu uygun değildir.

Beraber komedi dizisi çevirseler, en azından Türkiye şartlarında 100 bölüm garanti!

Röportaj sonunda, Zındıka komitesinin acar muhabirlerinin ağzına, emmeleri için şaraplı ekmek verilip, paganlardan ödünç alınan, komünyon ayini yapılmış mıdır?

 
                                                          ***
Şimdi gelelim Rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti’nin sorusuna, acısına, yakarışına;
Ayasofya! Ayasofya!...Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim?!...

Ben biliyorum, sen de biliyorsun…
Zaten, Osman Yüksel Serdengeçti’ de biliyordu.
İngiliz gazeteci Grace Mary Ellison bile biliyordu…
 
                                                            ***
İslam’ın sancağını yeniden kaldırıp, Dünyaya nizam vermeden önce yapmamız gerekenler var, tarihin ve gönüllerin katran tutmuş bölümlerini temizlemek gibi…

Ne zaman mı?

Şimdi değil, söylemesi zor ama daha çok yol var. Kalbinin Ayasofya ile beraber attığını bildiğim bir lider dahi, hem de MHP’nin 2013 yılında ki büyük desteğiyle bile sonuca ulaşacak gelişmeler kat edemedi. Daha doğrusu halen uygun zamanın geldiğini düşünmüyor.

Tezgâh bildiğimizden ve düşündüğümüzden çok daha derin kurulmuş, zincirler halen çok kalın, şimdi bile ancak ve sadece aşındırabiliyoruz.

Dedim ya o zincirleri kırmak için vakit var. Büyüyeceğiz, üreteceğiz, güçleneceğiz. 100 yıl önce üzerimize atılan ölü toprağını tamamen kaldıracağız.

Başka çaremiz yok. Ayasofya, Ezanı Muhammedi’yi, Âlem de nizamını bekliyor!

twitter : @AkkoyunNam