Okan AŞCI

Okan AŞCI

GÜNDEM|SİYASET

COVİD-19 DİJİTAL DÜNYA

19 Nisan 2020 - 00:17

COVİD-19 DİJİTAL DÜNYA

-Bu yazı uzun olacak- 

"Görünen köy kılavuz istemez" deyimini iyi bilirsiniz. Dünya'nın evrildiği, çevrildiği, gidiş  istikametinin bu yönde olduğu konusunda hepimiz mutabığız sanırım. Covid-19 salgınıyla beraber daha da bir netleşen yörüngede seyretmekte dünyamız. Bu gidiş durdurulamaz seviyede ve sanırım durdurmak çokta akıllıca olmaz. 

Geriye doğru baktığımızda Dünya Dijitalleşmeye çok önceleri başladı aslında. Hiç bir bilimsel gelişmeyi dahi takip etmeseniz de rahatlıkla görebileceğiniz bir hızda dijitalleşiyoruz. Bundan 30 sene önce cep telefonları yapabilecekleriniz sınırlı iken şu an da elinizin altına verilen dijital teknoloji ile yapabildiklerinizi bir hayal edin. Eskiden çektiğiniz bir fotoğrafı scanner  yani tarayıcı olmadan digital dünyaya taşıyamazken, şimdi ise elinizdeki cep telefonu marifetiyle anında istediğiniz sosyal mecrada hiçbir engel olmaksızın, herhangi bir ücret ödemeden, tanımadığınız milyonlarca kişi ile paylaşabiliyor, etkileşim adı altında özel/tüzel/genel demeden herkese seyr ettirebiliyorsunuz. Ve evet bunu sadece bir cep telefonu ile yapabiliyorsunuz. Yani icat edilme amacı ile birlikte daha bir çok işe yarayan AKILLI cep telefonları ile. 

Gelişen dünya ile birlikte bazılarını içimize sindireceğimiz ve bazılarına ise "üff be" diyeceğimiz gelişmeler çok uzak bir tarihte değil. Paranın dahi dijitale döneceğini bilmeyen kalmadı sanırım ve PARA SİSTEMİ işi başlı başına bir DEVRİMİ doğuracak.

Temassız ödeme sistemleri gelişecek, bankacılık artık şubeye ihtiyaç duymadan yapılacak ki bir çok banka alt yapı olarak buna hazırlar hatta başladılar ve salgın sebebiyle bunu bir tık daha ileri götürüyorlar. Gelecekte belki banka kartlarına bile ihtiyaç kalmadan sesli komutlarla ödemeler yapılacak. Zaten yapılıyor diyeceksiniz ancak bu ödemelerin alışverişin tamamında bu şekilde yapıldığını düşünün bir. Hatta İsveç'te 3bin kişi çip taktırarak temassız ödeme, otobüs bileti vs. işlemleri yapmaya başlayalı 4 sene kadar oluyor.
 
Her yeni çıkan teknolojinin başında bir AKILLI ibaresi bulunuyor. AKILLI evler, AKILLI telefonlar, AKILLI fırınlar, AKILLI otomobilller... Hollywood yapımı tüm o filmlerde "aaaaa" dediğiniz teknojiler geliyor. O zamanlar hayal ürünüydü, şimdilerde ise gerçekleşiyor. Aslında yıllardır planlanmış belki bir miktar üretilmiş, dünyanın buna entegre olması zaman almıştır. 

Yeni çağın adının da DİJİTAL ÇAĞ olması size garip gelmez sanırım. Yeni çağa damga vuracak teknoloji ise hiç şüphe yok ki YAPAY ZEKA olacaktır. Öyle bir devir gelecek ki yerel yönetimlerde dahi  YAPAY ZEKAların kullanılacağı ve insanlara sadece sistemin başında durma işinin kalacağı, neredeyse her işi YAPAY ZEKA lı ROBOTLARIN yapacağı yeni bir devir. Bu duruma alışacağız ve sonra "bu WhatsApp yokken biz ne yapıyormuşuz" dediğimiz gibi "bu robotlar yokken bir ne yapıyormuşuz" diyeceğiz büyük bir ihtimalle. Düşünsenize, belki evden ayrılmadan AVATAR misali robot örneklerimizi dışarı göndereceğiz.. Uçuk mu geldi. Bence hayal değil. Hatta başrolünü Bruce Wills'in oynadığı bir film bile yapıldı.

Bizim TÜRKİYE nerede olduğumuz ayrı bir tartışma konusu. Hem toplumun hemde Devletimizin neler yaptığına daha bir yakından bakmak gerekiyor. Bilhassa ASELSAN'ın yapay zeka konusundaki atılımları takdire şayan. Devletimiz her alanda olduğu gibi buna da hazırlıklarını tüm hızıyla devam ettiriyor. Bu sistemde önemli olan oyun kuruculardan olmaktır. Yoksa dayatılan sistemi kullanmak, dayatılan şeyleri yapmak zorunda kalacağız. Devlet yatırımlarının büyük kısmını YAZILIM, ROBOTİK KODLAMA, YAPAY ZEKAYA harcamak zorunda. Çünkü sistem bizi buna sürüklüyor ve inanın bu sistemin dışında kalmak istemeyiz. Hatta kendi üreteceğimiz yerli ve milli yazılım, yapay zeka sistemlerimiz olmak zorunda. Bakın Rusya ve ÇİN kendi sosyal ağlarını kurdular. Peki neden ? Konuşurken adımızı bu devletler ile birlikte zikrediyoruz ancak hala kendi milli sosyal medyamızı kuramadık. Yanlış anlamayın Facebook, tweeter, İnstagram kullanmayı bırakalım demiyorum, bize ait olanını da kullanalım diyorum. Tabi alışkanlıklardan vazgeçmek kolay olmuyor. Bu Sosyal Medya örneği bence en dip meselelerden biri. 

Toplum için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Arkadaşlar! AKILLI TELEFON kullanmayı kötü birşeymiş gibi düşünenler var. Onları yargılamıyorum ancak elindeki ..... markalı tuşlu telefonu görünce bir gülme geliyor ki bana sormayın. Hala tuşlu telefon kullanan insanlarımız ve gelişmeye kapalı olan bir jenerasyonumuzun olduğu bir gerçektir. Onları suçlamıyorum. Analog çağların, analog insanları diyebiliriz sanırım. ALLAH C.C. başımızdan eksik etmesin. Ancak bu analog jenerasyonunun yapılandırılması taraftarıyım. Kendi babamı  1,5-2 sene kadar önce 65 yaşında iken kaybettim. Vefat etmeden önce Facebook ve WhatsApp kullanacak kadar akıllı telefon kullanmaya adapte olmuştu. Demek ki oluyormuş. Aslında iş, kişinin kendisinde demek istiyorum. İnanın 2 üniversite bitirmeye gerek yok. Zaten üreticiler, akıllı telefon teknolojisini 2 yaşında bir çocuğun dahi rahatlıkla kullanabileceği şekilde üretiyorlar. Yani çocuklarınız birer EİNSTEİN değil, sistem bu şekilde geliştirilmiş. Araştırın hak vereceksiniz bana. 

EVET HEPSİ DİJİTAL DÜNYA'NIN KAPSAMI İÇİNDE
Şimdi sorabilirsiniz bu makalenin başlığı neden covid-19 (pandemi)  ile başlıyor. Bu farkındalık  büyük bir kesime SALGIN marifetiyle ulaştı da o yüzden. Bundan önce kaleme alsaydım bu konuyu  -HADİ ORADAN-  diyeceklerdi. Şimdi ise sonuna kadar okunacaktır eminim. 

Teknoloji yada Dijitalleşme kötü birşey değil. Bilakis insanların hayatlarını kolaştırmak için gelişiyor, geliştiriliyor. Gelişmeleri ÖCÜ/KÖTÜ/FELAKET gibi göstermeye çalışan bazı kişiler görüyorum. Teknolojiyi kötülerde kendi menfaatleri için muhakkak kullanacaklardır. O zaman kötüler kullanıyor diye teknolojiye küsebilir miyiz? Paranın sahtesi de var ancak kimse paraya küsmüyor değil mi.. 

Bence bu bir ihtiyaç ve Dünya buna cevap vermek için hazır bekliyor. Hatta günümüz teknolojisi neredeyse yetersiz bile kalıyor. Maalesef İnternet, sinyal üreten İnternet Servis Sağlayacıları (İSS) hükmü altında ve biz para karşılığı alıyoruz bu hizmeti. Çok yakın bir gelecekte İnternet artık tüm kullanıcılara BEDAVA olacak. Çünkü içtiğimiz su kadar ihtiyaç duyacağız.

Unutmadan ekleyeyim. Bu yazılanların hemen anında olmasını beklemeyin. Herşeyin bir zamanı, adapte olunma süreci var. 

Selam ve Dua ile 

Okan AŞCI

YORUMLAR

  • 0 Yorum