Ömer Taşdemir

Ömer Taşdemir


BİR AK PARTİLİNİN EYT İLE SINAVI

22 Ekim 2018 - 23:48 - Güncelleme: 23 Ekim 2018 - 07:46


Malumunuz uzunca bir süredir birçok yerde konuşulan ve dile getirilen EYT’lilerin mağduriyeti 4 partiden de sahip çıkılan bir konu oldu ve birçok milletvekili yasa teklifi vererek meclis komisyonlarında konuşulması sağlandı ve en sonunda Sayın Devlet Bahçeli’nin söylemi ile bütün Türkiye de haber oldu, tartışıldı.
Bu olaylar sonucunda Sayın Cumhurbaşkanımız da bir açıklama yaptı.
Ama açıklaması o kadar sert ve azarlayıcı oldu ki EYT’lilerin sanki 38-40 yaşında emekli olmak isteyen vatanın ve devletin ekonomik sıkıntıları yaşadığı şu dönemde hükümete ya da başkana ek bir yük getirmek isteyen nerdeyse vatan ve hükümet düşmanı insanlar topluluğu oldular.
Peki, Büyük birlik partisi başkanı Mustafa Destici ve MHP li Cemal Enginyurt’un dediği gibi Başkanı birileri yanlış bilgilendirmiş ve rakamları olduğundan büyük mü göstermiştir?
Bu konuyu parti veya kişilerin bakışı dışında hain ya da mağdur edebiyatı yapmadan anlatalım ve bilgilendirelim ki sonra insanlar neye kızıp neye destek verdiklerini bilsinler.
EYT derneği bildirisinden;
  
“Ülkemizde bir Emeklilikte Yaşa Takılma sorunu var. Hemen her aileyi çok yakından ilgilendiren, adına roman yazılan, Time dergisine kapak olan kocaman bir sorun. Bu soruna çare bulunması için bir araya gelen sayıları 500.000'i aşan Emeklilikte Yaşa Takılanlar Grubu, işte bu amaç için bir araya gelmiş, farklı şehirlerden, birbirini hiç tanımayan insanların oluşturduğu dev gibi büyüyen bir ailedir. Kısaca EYT olarak anılan grubun genel amacı gasp edilen emeklilik hakkını geri almaktır. 
 
     Emeklilikte Yaşa Takılanların 1999 yılında zamanın koalisyon hükümeti tarafından çıkarılan 4447 sayılı kanunun mağdurları olarak ülkeyi yönetenlerden tek bir isteği vardır. Bu mağduriyetin giderilerek hak edilmiş olan emeklilik haklarının iade edilmesi. Hak edilmiş emekliliğin verilmemesi ne demek? 4447 sayılı kanun hukuka aykırı olarak geriye doğru işletilmiş ve beraberinde binlerce mağdur yaratmış tek kanundur. Bunun dünyada başka bir uygulaması yoktur.”
Bu bilgi dışında mağduriyet aslında şudur;
1991 seçimine gidilirken DYP’nin başında bulunan referandumla yasağı kalkmış merhum Süleyman Demirel herkese emeklilik konusunda söz verdi ve bu kanunun SHP ile birlikte yaptıkları koalisyonda geçmesini sağladı bu kanuna göre 5300 gün prim ödeyen ve 25 yıl hizmet eden bir çalışan yaşını beklemeden emekli olabiliyordu ve hatta bir dönem milletvekili olanlar bile emekli edilebildi ve bu sayede 35-36 yaşlarında bir sürü insan süper emekli oldular. Tabi bu popülist yaklaşım devleti ve SSK’yı ağır bir zarara uğrattı. Bir de 1999 da depremin de etkisi ile iyice biten ekonomi yüzünden devlet bu yasayı iptal edip yeniden düzenledi. Bu düzenleme sonucunda emekli olacaklara kademeli yaş sınırı geldi
1980-85 yılları arasında işe girenler 40-45 yaşında
1985-90 yılları arasında işe girenler 45-50 yaşında
1990-95 yılları arasında işe girenler 50-55 yaşında
Emekli edilecekti. Şu anda mağdur olanlar 45-50 yaş aralığında olan ve sayıları 400-500 bin kişi olduğu bilinen bir kesim.
Şimdi devlet bu 500 bin kişiyi emekli etmese bile yaşı gelenler emekli olmaya başladı zaten önümüzdeki 3-4 yıl içinde bu insanlar emekli olup aylık alacaklar buraya kadar verdiğimiz teknik bilgilerdir.
Asıl mesele bu kanun teklifi ortaya çıkınca yanlış bilgilendirme ile sert tepki gösteren Başkanın üslubu hâlbuki burada bir mağduriyet olmuş zamanın da halkımın bir kısmı talep ediyor, şu anda 10 milyon emeklinin en az 3 milyonu zaten 45 inden önce emekli olmuş 15-20 yıldır maaş alıyorlar burada dense ki milletim talep etti ama şu an ekonomik olarak bu yükü bize yüklemeyin biz size 2 yıl kıyak yapalım yaşını bekleyenler 2 yıl daha erken emekli olsun dese her yıl 100 bin kişinin emekli olması çok büyük bir yük getirmeyeceği gibi birçok insanı da bu zor ekonomik koşullarda ayakta tutmayı sağlayacaktı.
Sonuç olarak; Reise destek vermemize rağmen bu sert çıkışına üzüldük.
Başkalarını bilmem ama ben Devletim ve Başkanım için 3 yıl daha yaşı beklerim feda olsun lakin büyük bir halk kesimi bu mağduriyeti yaşadığı için şöyle demekte;
950 bin taşeron işçisini devlete aldınız! (helali hoş olsun)
3-4 milyon Suriyeliye milyarlarca lira harcadınız (helali hoş olsun)
Bir papaz yüzünden 3 ayda %50 paramızı değersizleştirip ekonomiyi durdurdunuz ( tabi ki Trump delisinin etkisi ve saldırısı çok büyük)
Şu 300-500 bin kişiyi kademeli olarak emekli etseniz zaten 30 yıl ve üstü hizmet etmiş ve 8000 günden fazla prim ödemişlerken ne olurdu?
Hakkımızı makul bir şekilde talep etmek acaba devlete zarar mı veriyor?
Kötü niyetli odakların oyununa gelip Reisi zorda mı bırakıyoruz? Yoksa
Devlet istese kademeli bir şekilde bu işi kolayca hallede bilir mi?
Son söz ben ülkem için 3-5 yıl beklerim sorun değil ama yapılabilecek bir şey varsa ve çok zorlamayacaksa neden olmasın?
 
 
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum