Prof Dr. Serap GÖNCÜ

Prof Dr. Serap GÖNCÜ

TOPLUM PİSKOLOJİSİ

Yaşam akışını değiştirmek

07 Ocak 2021 - 06:57

Yaşam akışını değiştirmek
Yaşam akışını değiştirmek için kendi işini yapmak ve yeni bir iş yapmak isteyen için birçok iş fikri var. Mesela uzmanı olduğum hayvancılık alanında paranıza, ilgi alanınıza ve piyasa ihtiyaçlarına göre değişen iler var.  Sığırdan ipek böceğine kadar değişen yelpazede seçenekler var. Üstelik bu iş fikirleri için buzağı destekleri, süt analiz destekleri, manda destekleri, koyun ve keçi destekleri, mevcut sürüyü büyütme ve yenileme desteği, soy kütüğü destekleri, arıcılık ve ipek böceği destekleri ile çoban desteği gibi üretimin birçok aşamasına destekler verilmektedir. Ayrıca hayvancılıkla ilgili yeni bir ürün veya teknolojik konusunda çalışanlara da destekler var. Ama Yaşam akışını değiştirmek için ilk adımı atma ve ilerleme konusu sıkıntıdır.  Cesaret gerektiren ilk adım ile işin sonunu getirmek için gereken irade çok önemlidir. İrade, özgüven gibi kişinin küçük işlerde sorumluluk alıp sonuç almaya başlaması ile gelişir. Günümüz ebeveynleri özgüvenli ve iradeli insan yetiştirmek isterken tam tersi sonuçlar ile karşılaşmaktadırlar. Birçok insanın hayata atılması ve hayatı istediği gibi yaşayamasındaki  nedenlere bu bağlamda bakmak mümkündür. Çünkü, insan ancak ektiğini biçecektir. İstenen çözümü uygulamak ise irade gerektirir. İnsanın yaşam akışını değiştirme isteği insanın neden istediğim hayatı yaşayamıyorum demesi ile başlar.

  • İnsan olduğu yerden memnun olmadığında
  • Çağdaşlarının daha iyi olan koşullarını gördüğünde
  • Beklediği sonucu alamadığında
  • Hedeflerine ulaşamadığında
  • Yaptığı işten haz alamadığında
  • Her şeyi varken dahi mutlu olamadığında
  • İstediği hayatı kuramadığında
  • İsteklerini karşılayacak güce ulaşamadığında birey düşünür, konuşur, sorgular.

Yaşadığı olumsuzluklar için suçlar, reddeder,  görmezden gelir, öteler. Ama şikâyet etmenin kaçmanın veya ötelemenin faydası yoktur. Yaşamak ve yüzleşmek gerekir. İstenmeyen noktaya neden gelindiğinin asıl sebebinin bulunması gerekir.  Başarısızlığın nedenleri kişiye göre değişse de hedef koymamak, planlı olmamak, zaman yönetimi, çabalamamak, moral ve motivasyonun eksikliği, pes etmek, umutsuzluk, güvensizlik, hayır diyememe gibi nedenler sayılabilir. Ama bunlar yine de asıl neden değil. Tüm başarısızlık nedenlerinin de gerisinde kişinin özgüven eksikliği, kendini tanımama ve iradeyi yanlış yerde kullanma hataları vardır.
Hayat zaten kendini tanıma ve kendini bulma yolculuğudur. Yaşanan iyi ve kötüler de bizim hayatımızın bütününü oluşturur. Aslında her şeyin bir vakti olduğuna inananlar için de hüzün yoktur. Sabır vardır. Tasavvuf da “olanda hayır var” sözü tamda bunu ifade eder. Olana rıza göstermek ve olandan razı olmak. Ancak bu sözü söyleyebilmek için de yaşanan her olaya, ardındaki hikmeti görmek üzere bakabilmek gerekir. Kur’an'da manası en geniş ve zengin bir kelime olan hikmete Müfessirler otuzu geçkin mana vermiştir. Tasavvuf alimleri ise hikmeti, ledün ve manevi sırlar olarak tarif etmiştir. Arapça ḥkm kökünden gelen ḥikmat حكمة  "bilgi, bilgelik" sözcüğünden alıntıdır. Hekim, Hakim ve hakem de hikmet kökeninden gelir ve mevcut bilgi ve kuralları, akıl ve deneyim süzgecinden geçirerek sonuca ulaşırlar. Üçünün de verdiği kararlar yaşam akışını değiştirir.Biz hekim, hakim veya hakem değiliz ama yaşam akışımız önemli. O halde olaylara hikmetle bakıp “iyi ve kötünün ötesinde bir yer” olduğunu bilmemiz gerekir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum