Helvanın fıstığına kanıp, şekere yüz çevirmek
Ramazan AYDOĞDU

Ramazan AYDOĞDU

SİYASET-GÜNDEM-ANALİZ

Helvanın fıstığına kanıp, şekere yüz çevirmek

25 Kasım 2018 - 00:03

Toplumun her katmanına dokunan organizasyonlar, yazılı kurallardan ziyade, o organizasyon içinde zamanla oluşan teamüllerle yönetilirler. Çünkü bu organizasyonların dokunduğu temel yapı insandır. İnsan ise, maddesel değil duygusaldır. Bu organizasyonlar içinde bulunan insanlar o kuruma kendi duygularını katmak suretiyle kurumun ruhunu oluştururlar. Bu durum ise, kurumun görünmeyen yasalarını oluşturmakla birlikte kişinin o kuruma aidiyetini sağlar. Aidiyet ise, kurumun devamlılığını sağlayan en önemli duygu bütünlüğüdür.
Kısacası, bireylerin ruhu ile oluşturulan kurum teamülleri, aidiyeti; aidiyet ise o kurumu kalıcı hale gelmesini sağlar.
Kurumların kalıcı hale gelmesinden daha önemli bir husus var ki, oda kurumların süreklilik kazanmasıdır. Kurumların süreklilik kazanması ise, teamül, aidiyet ve kalıcılığın oluşmasından çok daha zordur. Bunun temelinde aşağıda belirtilen üç temel tespit yatar.
 
  1. Organizasyon hiyerarşisi içinde bulunmayan kişilerin sistemin merkezine dâhil olması,
  2. Organizasyonun hiyerarşik yapısında zamanla yetişen kişilerin yapı içinde sığ kalması,
  3. Organizasyonun oluşturan temel fikirlerin değişmesi veya geçerliliğini kaybetmesi
 
İlk etapta temel bir hedef uğruna ve sınırlı kişiler tarafından oluşturulan organizasyonların toplum tarafından kabul görmesi ve sonrasında kalıcı hale gelmesinin ardından, hiyerarşik yapıdan yetişmediği halde yapı içindeki bağlantıları, maddi vardığı, kamu gücü, akraba bağı veya yapı dışında elde etmiş olduğu güç üzerinden söz konusu yapı içerisinde hiyerarşik yapıdan yetişenlerden önce konum elde edilmesi söz konusu yapının güvenilirliğini sorgular hale getirir ki, bu durum yapının sistemini sorgulanmasına neden olur.

Organizasyonların hiyerarşik düzeni içerisinde yetişen kişilere, yapı içinde bulunan sistem çerçevesinde görev ve sorumluluklar verilmeli ve ilgili kişilerin temelden elde ettikleri teamül, birikim ve teşkilat ruhunun sistemin içinde kalması sağlanmalıdır. Bu durum, söz konusu yapının devam etmesini sağlayacağı gibi diğer kişilere de örnek teşkil etmesi bakımından ciddi önem taşır. Ancak, yapı içerisinde var olan veya daha sonra oluşan konum ve görevlere yine yapı içinden yetişen kişilerin görevlendirilmemesi aksine yapı dışından ve yapının ruhuna yabancı kişilerin görev alması yetişen kişilere ve onlardan sonrakilere yapı tarafından kullanıldıkları izlenimi uyandırır. Bu durum, sistemin içerisinde bulunan kişilerin motivasyonunu önemli ve olumsuz anlamda etkileyecek ve kurum içinde ulaşılamayan özel bir kitlenin olduğu izlenimi doğuracaktır.

Özellikle gönüllü ve hiyerarşik kurumların kuruluşunda belirlenen hedeflerden sapma göstermesi, kurum içerisinde bulunan kişileri kurumu sorgular hale getirir. Örneğin, amacı uyuşturucu ile mücadele olan bir sivil toplum örgütünün bir zaman sonra hatta hedeflerine ulaşma adına uyuşturucu işine bulaşması buna bir örnektir. Veya toplumsal ahlak üzerine çalışma yapan kurumların çeşitli gerekçelerle toplum içinde ahlaksız olarak tanınan kişilerin kurum içinde görevlendirmesi veya ahlaksızlığın dayanılmaz cazibesi karşısında ruhu teslim etmesi örnek olarak verilebilir.

Özetle, organize ve hiyerarşik yapıların temel sorunu, yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişmesi ve zaman içerisinde tanıştığı kişileri (Bu kişilerin temel özellikleri havayı yolunan bir nesne olarak değil, koklanan bir nesne olarak kullanmalarıdır.) kurum içinde yetişen kişilere tercih etmeleri ve bu kitleyi sığ bırakarak etkisiz hale getirmeleri, son olarak ise, kurumun kuruluş hedefi ve ahlakı dışında işler yapması söz konusu kurumun ilk olarak ruhunu kaybetmesine sebep olur ki, bu sonun başlangıcıdır.

Son olarak, gücünü kişilerin ruhundan alan yapıların yine o güç üzerine kurmuş oldukları sistemlerini ciddi bir disiplin ve hiyerarşik yapı içinde tutmaları önemlidir. Aksi durumda, söz konusu kurumlar ömürleri boyunca yaptıkları işlerle değil nasıl kaybolduklarıyla hatırlanacaktır.
Selam ve dua ile