6284 Nolu Yasa Nedir? Aileye Verdiği Zararları Nelerdir?

6284 Nolu yasa derhal kaldırılmalıdır. Dünyanın hiçbir ilkel toplumunda dahi kadın ya da erkeğin beyanı asas olamaz. 6284 Nolu yasanın verdiği zararlar

6284 Nolu Yasa Nedir? Aileye Verdiği Zararları Nelerdir?
Editör: Emre KAYIRLI
08 Temmuz 2021 - 08:48

Aile Dağılıyor, Korunmalıdır

Aile üzerine son 200 yıldır operasyonlar çekiliyor. Feminist akımlar kadını koruma adı altında kadını yuvasından ve annelikten uzaklaştırıp modern köle haline getirip çocuk doğumunun önüne geçtiler. Bu da nüfusun ciddi şekilde düşmesine sebep oldu.
6284 Yasası Kaldırılmalı 
Kadını şiddetten korumak için İstanbul sözleşmesi amacıyla çıkan 6284 nolu yasa derhal uygulumadan kaldırılmalıdır. İstanbul sözleşmesi yürürlükten kaldırıldı ve geriye kalan kalıntıları ortadan kaldırılmadıkça asla aile sistemi oturmaz ve nesil yetişmez.

Kadının Beyanı Esastır

Dünyanın hiçbir ilkel toplumunda dahi kadın ya da erkeğin beyanı asas olamaz. Kadının beyanının esas alınması bir çok kadının bu yasayı esas alarak iftira ile erkekleri  hapse atmış veya istismar etmiştir. Bu durumda mağdur olan erkekler evlilik kurumundan uzaklaşmış ve gerek aile gerekse nesil ciddi anlamda zarar görmüştür.
 

Süresiz Nafaka Evliliği Önlüyor

Süresiz nafaka ciddi oranda mağduriyet meydana getirmiştir. Çok kısa zamanda evli kaldığı halde boşanma sonucu nafakaya mağdur edilen erkek bir daha evliliğe dahi yaklaşamıyor. Hatta bazı kadınlar bilerek nafaka için geçici evlilikler yaparak kısa zamanda boşanarak nice hayatları altüst ediyor. 
 

Boşanmalar Artmakta ve Evlilik Yaşı Yükselmektedir

Evlilik yaşı artması sonucu da nüfus ciddi anlamda düşmektedir. Bir taraftan evlilikler kısa sürede sona ererken bir yandan da evlilik yaşı artmaktadır. Geç yaşta yapılan evliliklerde çocuk doğumu sorunu da meydana gelmektedir.

Çocuk Doğumu Düşüyor, Yaşlı Nüfus Artıyor
 

İstanbul sözleşmesi mağduriyeti, kadının beyanı esastır, 6284 nolu yasa, süresiz nafaka ve ailenin altına konan feminizm, LGBTQİP+ gibi dinamitler aileyi yıkmakta, nüfusu eritmekte, çocuk doğumunun önüne geçmekte ve yaşlı nüfus artarken genç nüfusun azalması sonucu 20-30 yıl sonra Türkiye'yi iş gücü anlamında muhtaç bir ülke haline getirmektedir.

Biran evvel gerekli kanuni düzenlemeler yapılarak annelik onuru ve müessesi yıpratılmaktan korunmalıdır. Annelere, özellikle ev hanımlarına teşvik verilmelidir. İtibarsızlaştırılan annelik ve aile hayatı yeniden dizayn edilmelidir. İslam'da süresi belli olan nafaka düzenlenmeli ve süresiz olmamalıdır. Boşanmaların önüne geçecek projeler yapılmalıdır. Devlet ve sivil toplum kuruluşları el ele vererek aileyi toplumun merkezine almalı ve korumalıdır. Boşanmalarda kusurlu taraf cezaya maruz bırakılmalıdır. Aileye karşı yapılan operasyonlara topyekûn toplum elele vererek dur demelidir. Bu günü ihyâ yarını inşa etmeye çalışarak kadim medeniyetimizi şahlandırmalı ve bunu yapacak nesli yetiştirmeliyiz.

Adnan Kalkan
Sosyolog/Aile Danışmanı
Aile Bilim Kültür ve Eğitim Derneği Başkanı
Türkiye Aile Meclisi Genel Başkan Yardımcısı

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ahmet biçakci
    2 ay önce
    Maşaallah Adnan hocama. Rabbim sizin gibi her yanlışı gördüğünde o yanlışa dur diyebilenlerin sayısını arttırsın inşaallah. Rabbim cesaretinizi daim eylesin. İslam ve aile düşmanlarına karşı durabilen sizin gibi Allah dostlarının her zaman arkasında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Rabbim yar ve yardımcınız olsun inşaallah