Babacan’ın partisinin zayıf noktası

İstanbul, Ankara ve İzmir’i yitiren AKP’de, iç çalkantıların yeni bir parti doğuracağı yönünde beklentiler var. Hatta bu yönde eyleme bile geçildiği söyleniyor. Babacan’ın önderliğinde ve Abdullah Gül’ün desteğiyle kurulacak bir partiye çok sayıda AKP milletvekilinin yanı sıra kamuoyunda öne çıkan bazı isimlerin de destek vereceğinden söz ediliyor.

Babacan’ın partisinin zayıf noktası

İstanbul, Ankara ve İzmir’i yitiren AKP’de, iç çalkantıların yeni bir parti doğuracağı yönünde beklentiler var. Hatta bu yönde eyleme bile geçildiği söyleniyor. Babacan’ın önderliğinde ve Abdullah Gül’ün desteğiyle kurulacak bir partiye çok sayıda AKP milletvekilinin yanı sıra kamuoyunda öne çıkan bazı isimlerin de destek vereceğinden söz ediliyor.

Babacan’ın partisinin zayıf noktası
Editor: Emre KAYIRLI
26 Temmuz 2019 - 07:17

ki ay kadar önce, TBMM’de bir grup kurabilecek sayının çok üzerine çıkabilecekleri söylenirken bugün, grup kurma gibi bir niyetlerinin olmadığını söyleyenler var!
Gerekçeleri de, TBMM’deki AKP milletvekillerinden, yeni kurulacak partiye geçmek isteyenlerin bir bölümünün yüzlerinin yıpranmış olmasıymış. Yani grup kurmak için gelecek olan milletvekillerinin yeni partiye zarar verme olasılığı!
Durum böyle mi, yoksa iş uygulamaya gelince daha önce söz veren birçok AKP milletvekilinin ortalıktan kaybolması mı, bilmiyoruz.
BİR PARTİ KAN KAYBETMEYE BAŞLAYINCA
İktidar olsun olmasın bir partinin geleceği tartışılıyor ve ondan kopacakların yeni bir parti kurmaları söz konusu oluyorsa, milletvekilleri arasında bir kaynaşma başlar.
Kimi, kahramanca(!) ortaya çıkarak yeni partiyi destekler. Bunlar genellikle eski partisinden bir daha milletvekili yapılmayacağını ya da belli bir makamı kapamayacağını bilenlerdir. Yani patron tarafından aforoz edilmiş olanlardır.
Kimi utangaç (!) davranır ve konjonktürü gözleyerek yeni partiyi kuracaklara alttan haberler gönderir. ‘Siz hele yola çıkın, yanınızdayım!’ desteğidir bu. Bunların çok azı sözlerinde dururlar.
Kimi ise tam siper araziye uyarak kafasını kaldıracağı zamanı gözler.
AKP içinde şu anda, bu durumda olan milletvekillerinin bulunduğu bir gerçek! Ama kurulacağı söylenen partinin, milletvekillerinin beklentilerini karşılayıp karşılamayacağı henüz belli değil.
Milletvekillerini bir yana bıraksak bile, kurulacak bu partiye oy verecek olanların liderlik tanımına uygun bir kişiyle yola çıkılıp çıkılmayacağı da belli değil.
Şu anda görünen tabloya göre, Babacan’ın önderliğinde kurulacak bir parti (Huzur Partisi?) Abdullah Gül tarafından desteklenecek! Bu partiye girmeyen (ya da alınmayan) Ahmet Davutoğlu ise başka(!) arayışlar içinde bulunacak.
Değişik çevrelerin değerlendirmelerine göre Davutoğlu’nun güvenilirliği tartışmalı bulunuyor! Deniyor ki, kurulacak partiye karşı AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağı ‘birlik’ çağrılarına, Davutoğlu kolaylıkla yanıt verebilir.  
LİDERLİK ZOR ZANAAT!  
Bunu bir tarafa bırakalım ve Babacan’la Gül’ün kuracakları bir partinin zayıf noktalarına göz atalım.
Ne denli ihtiyaç olursa olsun, yeni kurulan bir partinin ‘tutması’ için, o partinin açık ya da saklı önderinin sahip olması gereken koşullar vardır;
Güçlü ve inandırıcı olmalı, ‘hazırcı’ olmamalıdır. Hazırcılar, emeksiz geldikleri için, bir kırılma anında arkadaşlarını terk ederek kendi dünyalarına dönerler. Kaş yapmaları beklenirken göz çıkarırlar!
Güvenilir olmalıdır; Yola çıktığı arkadaşlarına güçlü bağlarla bağlı olmalı, geçmişte ‘vefa’ sınavı vermiş olmalıdır.
Özverili ve dirençli bir karaktere sahip olmalıdır; Bazı konfor ve olanaklardan vazgeçebilecek yapıda olmayan bir lider, konforu zarar görmeye başladığında kırılma yaşar!
Liderin çalışkan olması ve elini taşın altına sokabilecek adanmışlıkta bulunması gerekir.
Cesur olmalıdır; Liderlik niteliklerine sahip olanlar -çok özel koşullar hariç- başkasının arkasına saklanarak yola çıkamazlar. Başarı, ‘garantici’ olmak yerine atılımcı ve sonuç alıcı cesarete sahip olanlar tarafından elde edilebilir.
Yeni kurulacak partinin liderliği bu koşulları ne düzeyde karşılayacaktır, bunun yanıtını sizlere bırakıyorum.
Ancak, şu bir gerçek ki, ‘Göç yolda düzülür’ mantığı ile yola çıkarak kurulacak bir parti, kendini kanıtlama fırsatı bile bulamadan, AKP’nin hamlelerine tutsak olacaktır. Bu hamlelerin en erkeninde, AKP Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan açık veya kapalı olarak çağrılar yapabilecek ve ayrılanların bazılarının ‘yuvaya dönmeleri’ durumunda, ödüllendirileceklerini söyleyebilecektir.
Bu hamlelere ilk yanıtı, kuşkunuz olmasın, yeni parti içine yerleşecek Truva atları vereceklerdir.
Bir yanda liderlik sıkıntısı yaşarken, diğer yanda yıpranmış ya da güvenilmez isimlerle yola çıkmamak için dikkatli olunması zorunluluğu varken, üstelik ideolojisinin bile sağlam bir temele oturtulamadığı ortadayken, kurulacak bu partinin kabul görüp görmeyeceği tartışmalıdır.
Peki ama gelişmelerden rahatsız olduğu için AKP ile kopma noktasına gelenler için hiç mi umut yoktur?
Gelecek yazıda bu konudaki görüşlerimi sunacağım.
Suat Çağlayan

Kamu ilanları ve Son dakika gelişmelerine anında ulaşmak için BİHAVADİS uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOSAndroid) kurabilir, haberleri sosyal medya hesaplarımızdan tekip etmek için bizleri sosyal medya (@bihavadiscom) hesaplarımızdan takip edebilirsiniz 

bihavadis.com


YORUMLAR

  • 0 Yorum