Dijital Devlet Stratejisi

Selamun Aleyküm dostlar, 2020 adeta bir kasırga etkisiyle Dünya’nın ekonomik, siyasal, sosyolojik yapısını alt üst etti dersem sanıyorum yanılmış olmam. Fakat bir proje var ki bu kasırgaya rağmen dur durak bilmeden büyümeye devam ediyor. İşte bu makalemde bu projeye değinmek istiyorum ancak bilmenizi isterim ki proje o denli büyük ki tek bir makaleye sığdırmak imkansız. O nedenle iki hatta üç bölümlü bir makaleye hoş geldiniz demek istiyorum.

Dijital Devlet Stratejisi
22 Nisan 2020 - 02:24

Hazırsanız trilyon dolarlık muhteşem bir projeyi tanımaya başlıyoruz…
Tarihi İpek Yolu insanlık tarihinde çok önemli bir yere sahiptir.
Uzmanların saptamalarına göre Tunç Çağı’na kadar uzanan Tarihi İpek Yolu, Çin’den yaşlı kıta Avrupa’ya kadar uzanan bir ticaret ağı idi.
Bir üst akıl bu tarihi ticaret ağını 21. Yüzyıl şartlarına göre yeniden dizayn edip Bir Kuşak Bir Yol projesi geliştirdi.
18 ve 19. Yüzyıllarda süper güç olarak İngiltere’yi kullanan güç yeni süper güç adayı olarak 20. Yüzyılda ABD’yi seçmiş ve sermaye akışını yeni ufuklara taşımıştı.
Küresel sermaye baronları, 2. Dünya Savaşı sonrası harabeye dönen Avrupa’nın bitkin halini kullanarak ABD üzerinden, komünist tehlikeye karşı kapitalist güç ideolojisiyle Avrupa başta olmak üzere Ortadoğu  ülkeleri üzerine korku imparatorluğu kurdular.
Fakat gelişen teknoloji, arz talep dengesi ve ekonomik şartlarla küresel sermaye haydut devlet stratejisiyle kurduğu işgal gücünü “Dijital Devlet Stratejisiyle” yeniliyor.
Evet dostlar işte bu dijital devlet stratejisinde Çin devreye alındı.
Çin; nüfusu, üretim kapasitesi, Asya – Avrupa ve Afrika’ya doğrudan ticaret ağı oluşturulabilirliği nedeniyle ABD’ye tercih edildi.
Tarihler 2013’ü gösterdiğinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Orta Asya, Güney Asya ve İtalya’ya bir dizi ziyaret gerçekleştirdi.
Bu ziyaretler neticesinde Tarihi İpek Yolunu daha da geliştirerek 2049 yılında tamamlanması hedeflenen “Bir Kuşak Bir Yol Projesini” ilan ederek derhal çalışmalara başladı.





Bir Kuşak Bir Yol Projesi kapsamı itibariyle, Dünya nüfusunun yüzde 64’ü, dünya GSMH’nın yüzde 42’sini, karaların yüzde  yüzde 40’ı ve bilinen enerji kaynaklarının yüzde 75’ini kapsamaktadır.
Çin liderliğinde 2049 yılında hedefe ulaşması beklenen proje için trilyon dolarlık bütçeler hazırlanmıştır.
Peki bu proje neleri kapsıyor, hangi ülkeler dahil oldu ve Çin nasıl bir strateji izliyor?
İçerik olarak Çin liderliğinde Bir Kuşak Bir Yol projesi, üye devletler arasında demir, kara ve dijital bağlantılar, köprüler, petrol ve doğal gaz boru hatları, lojistik üsler, enerji santralleri, hava alanları ve limanlar gibi büyük tesisler yer almaktadır. Şuana kadar 69 ülke proje için anlaşmalara imza atmıştır.
Proje kapmasında kara güzergahında 6 koridor bulunur. Bunlar:

1.Çin - Hindiçini Yarımadası Ekonomik Koridoru (CICPEC)
2.Çin - Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC)
3.Çin - Orta Asya - Batı Asya Ekonomik Koridoru (CCWAEC)
4.Bangladeş - Çin - Hindistan - Myanmar Ekonomik Koridoru (BCIMEC)
5.Çin - Moğolistan - Rusya Ekonomik Koridoru (CMREC)
6.Yeni Avrasya Kara Köprüsü Ekonomik Koridoru (NELBEC)

Bu şekilde, Çin liderliğinde Asya’nın az gelişmiş iç bölgelerinin kalkınmasına katkı sağlanması kaçınılmaz oluyor.
Dostlar, Çin üç tane yeni ipek yolu kuruyor. Bunlar;
Kara İpek Yolu, Hava İpek Yolu ve Deniz İpek Yolu…
Bir Kuşak Bir Yol projesinin kara hattını, Çin - Kazakistan – Özbekistan – Pakistan – Afganistan – İran – Türkiye ve ardından Yunanistan ile birlikte Avrupa ülkelerine ve dahi İngiltere’ye kadar uzanıyor. Böylece bu hat üzerinde bulunan ülkeler Şi Cinping’in ziyaretlerinde bahsettiği gibi “kazan kazan” anlayışıyla ticaretlerinden paylarını alarak Dünya ekonomisinde önemle yer elde etmiş olacaklar.




Çin, Kara İpek Yolu için Pakistan’da oto yol ve tünellerin yapımını üstlenerek pek çok projeyi hayata geçirmeye başladı bununla birlikte Kazakistan’ın demir yollarının yapımı ve onarımı üstlenerek hattın gelişmesi için yatırımlarını arttırdı.
Hazar Denizi’nden Çin’e uzanan Gaz-Petrol Boru Hattı için Pakistan ve Kazakistan’a yatırım için şirketler yönlendirildi.
Ayrıca Pekin’i Londra’ya bağlayan 12.000 KM’lik  demir yolu için iki farklı güzargah çalışmaları yapılarak hayata geçirildi.
Birinci güzargah Çin –Kazakistan – Rusya – Belarus – Polonya – Almanya ve Fransa hattından oluşuyor.
İkinci güzargahta ise köprü ülke Türkiye!
Türkiye bu hattın en kilit ülkesi konumunda böylece kara hattında lojistik üs Türkiye olacak. Asya’yı, Avrupa’ya bağlayan köprü vazifesi gören ülkemiz buna göre stratejisini geliştiriyor. Türkiye’nin raylı sistemleri geliştirilerek ulaşım zenginliği arttırılıyor buna mütakiben Yavuz Sultan Selim Köprüsü tam da bu proje için tasarlanmış bir yapıdır. Tabi ki sadece köprüyle sınırlı değil bir diğeri Marmaray projesi idi. Marmaray ile kesintisiz raylı sistem olarak önemli bir ticari damar olacak. Çin’den hareket eden bir yük treni 07.11.2019’da Marmaray’dan geçerek bunu ispat etmiş ve böylece Türkiye’nin şimdiden raylı sistemde büyük ölçüde hazır olduğunu göstermiş oldu. Tabii sadece kara ve raylı sistemde değil Türkiye, deniz ve hava lojistiği içinde küresel projeler hayata geçiriliyor veya üzerine çalışılıyor.



Deniz İpek Yolu ile devam edelim…
Deniz İpek Yolu güzargahında Çin’den hareket eden bir gemi  Malezya, Endonezya, Sri Lanka’dan geçerek Hazar Denizi için Pakistan’a, Kızıl Deniz için Kenya, Cibuti, Mısır ve Arap Yarım Adası’na uğrayacak.
Projenin Deniz İpek Yolu ayağı için Çin, Endonezya Kuala Lumpur’da liman inşa etmeye başladı, öte yandan Pakistan’da bulunan küçük bir balıkçı kasabası olan Gwadar’da 40 yıllık kira sözleşmesi karşılığında kendi cebinden liman inşa etmeyi üstlendi. Diğer bir çalışma olarak Çin Sri Lanka’ya yaklaşık 1.5 milyar dolar kredi verdi ancak Sri Lanka borcu ödeyemeyince Çin Hambantota Limanı’nın işletmesini 99 yıllık bir kira sözleşmesiyle üzerine aldı.
Cibuti’de de Çin bir deniz üssünü faaliyete geçirmeyi başardı.
Ayrıca Yunanistan Piere Limanı ve İstanbul’da bulunan Kumport Limanı’nın yüzde 65’lik işletme hisselerinin elinde bulunduruyor.
Deniz İpek Yolu için Türkiye’nin üç ana lojistik üssü var.
Akdeniz’de Mersin ve Antalya, Ege’de İzmir Marmara’da İstanbul…
İşte bu projenin üst düzey karla sürdürülebilmesi ve sistemin aksamaması için Kanal İstanbul altın anahtar hükmünde.
Bir Kuşak Bir Yol projesi kapsamında Karadeniz – Akdeniz arasındaki deniz taşımacılığı için İstanbul Boğazı şuan ki şartlarda çok yetersiz kalmakla birlikte İstanbul Boğazı’nda oluşacak yoğunluk nedeniyle oluşabilecek en ufak kazada milyarlarca dolarlık ticaretin sekteye uğraması kaçınılmazdır.



Ve son olarak Hava İpek Yolu projesi…
Dostlar malumdur ki hava taşımacılığı günümüzde en önemli yere sahiptir işte bu kapsamda Çin tıpkı diğer güzergahlarda olduğu gibi hava yolu taşımacılığı sektöründe de çalışmalarını sürdürüyor.
Ancak tartışmasız Hava İpek Yolu’nda en büyük ve en önemli proje Avrupa'nın en büyük havaalanı ünvanına sahip İstanbul Havaalanı'dır.
Henüz inşaat çalışmalarında bile Avrupa havacılık sektörü yara almaya başlamışken açılışıyla birlikte Avrupa havacılık sektörü adeta çöküş yaşadı. Tabi bu çöküşü sadece yolcu taşımacılığı üzerinden değerlendirmemek lazım.
Bir Kuşak Bir Yol’un lojistik üssü olarak İstanbul havacılık alanında da en büyük ve stratejik üs haline gelmiş oldu.
Dostlar, kabataslak olarak Bir Kuşak Bir Yol Projesi kapmasında küresel ölçekte atılan adımları ise sizler için özetlemeye çalıştım.
Bir Kuşak Bir Yol Projesi’nde güvenliği kimlerin sağlıyor? Küresel olarak Çin’in attığı adımları özetlemeye çalıştım fakat Çin kendi içinde hangi adımları atıyor, “Dijital Devlet Stratejisi” nedir, neleri içermektedir? Küresel Sermaye Baronları ABD ve Avrupa’yı çökertip Çin’i süper güç yaparken beklenen ekonomik, teknolojik, sosyolojik, siyasal olası değişimler neler? Korona virüs bu projenin neresinde?
İşte tüm bu merak edilen soruları özetlemeye, beraber istişare etmeye makalenin ikinci bölümüyle İnşaAllah devam edeceğiz…

Selam ve dua ile…
Muhammed Mustafa ASLANTÜRK

 

YORUMLAR

  • 3 Yorum