ERGENLERDE İNTERNET VE SOSYAL MEDYA KULLANIM SORUNU

Uzman Psikoterapist, Sosyolog ve Aile Danışmanı Adnan Kalkan hocamız gençlerin kaybedilmemesi konusunda önemli noktalara değindi.. Kalkan yazısında Ailelere düşen ve ergenlik çağında çocuklarımıza nasıl yaklaşmamız gerektiği konusunda akademik bilgiler de verdi.

ERGENLERDE İNTERNET VE SOSYAL MEDYA KULLANIM SORUNU
Editör: Emre KAYIRLI
27 Kasım 2020 - 10:45 - Güncelleme: 27 Kasım 2020 - 10:56

ERGENLİK YAŞI NE ZAMANDIR? 

Ergenlik gençlerin duygusal fiziksel cinsel psikolojik ve sosyal anlamda olgunlaşma ile başlayıp şahsiyetin inşa edildiği önemli kritik dönemlerden bir evresidir. Özellikle fizyolojik ve biyolojik alan başta olmak üzere etkili olan faktörler yönüyle ergenlik farklı coğrafyalarda farklı yaşlarda başlayıp sona erebilmektedir. Bu anlamda ergenlik Türkiye' de genellikle 12- 18 yaş aralığında gerçekleşmektedir. Tabii başlangıç yaşını tespit etmek her ne kadar genel anlamda kolay olsa da bitiş yaşı kesin olarak sınırı çizilememektedir. 24 yaş geç ergenlik için yaş sınırlarından biridir. Ergenlik yaşları, bireyin sosyal, psikolojik, biyolojik ve fiziksel anlamda çok hızlı değişimlere uğradığı dönemdir.

ERGENLER NEDEN İNTERNETİ ÇOK KULLANIR ?

Genellikle sosyal çevreden kopuk, çevresi ile tam anlamıyla anlaşamayan, sosyalite problemi yaşayan gençlerin vakit geçirecekleri mecra arayışları internet ile irtibat kurmalarına sebep olmaktadır. Özellikle ergenlik dönemi problemleri, kuşakları ile çatışma, iletişim problemi, ailede iletişim ağlarının zayıflaması, yalnızlık duygusu, arkadaşlarıyla iletişim kuramama, alternatif farklı sosyal etkinliklerde bulunmama gibi sebepler ergenin internete yönelmesi ve zamanla bağımlılığına sebep olan temel faktörlerdendir.

Sosyal ortamlarda kendini ifade edemeyen, dışlanan, sosyal faaliyet gösteremeyen ergenlerin alternatif olarak arkadaş bulma, oyun oynama, kendince eğlenceli vakit geçirmek amacı, ergeni internet bağımlılığına sürüklemektedir.

21. yüzyılda baş döndürücü teknolojik gelişmelerle birlikte aile bağları zayıflamış ve ailede sosyalleşmesi gereken çocuklar, bunu ailede karşılayamadıklarından dolayı alternatif vakit geçirecekleri ve kendini ifade edebilecekleri sosyal medya mecralarını keşfetmişlerdir. Öyle ki ailede kimlik kazanması gereken gençler artık sosyal medya mecralarında kimlik arayışlarına girmiş ve bir çoğu da zararlı denilebilecek sosyal medya mecralarında kendilerine kimlik edinmiş ve bu kimlik ile toplumsal normlar ile çatışacak, toplum ahlakı ile çelişecek ve hatta bazıları toplumun ve kadim medeniyetimizin değerleriyle savaşacak derecede bazı kimlikler edinmişlerdir. Hız, haz ve ayartı peşinde koşan gençler, gerçek hayatla zamanla irtibatlarını koparıp hem kendi biyolojik, psikolojik, sosyal, duygusal ve ruhsal bütünlüklerini tehlikeye atmakta hem de medeniyetin geleceği olmaları hasebiyle medeniyeti tehlikeye atmaktadırlar.

Sosyal hayatta yeteri kadar değer görmeyen, çevresinden onay alamayan bazı beklentilerini karşılayamayan ergenler interneti tercih etmektedir. Nitekim sanal ortamdan kendisini takdir eden ve bu şahıslardan onay alan, arkadaşlık gibi bazı ihtiyaçlarını internet ortamında karşılayan ergen, sosyal medyaya yönelmekte ve sürekli internet kullanımı sonucunda internet bağımlısı haline gelmektedir. Özellikle içe kapalı, benlik algısı düşük, sosyal ilişkileri zayıf olan gençler, gerçek hayatta özgüvenleri de zayıf olduğundan dolayı kendini ifade edemeyip karşı tarafı tam anlamı ile tanımadıklarından dolayı internet ortamında güvenli hissettikleri arkadaşlarıyla daha rahat kendini ifade edebilmektedir. Tabii bunu asıl sebeplerinden bir tanesi de internet ortamının kendini gizleme imkanı sunmasıdır. Böylece Ergen arzularını, isteklerini öne çıkarabilmekte ve popüler konumlar elde edebilmektedir.

Ergenlik döneminde özellikle cinsel kimliğin de belirginleşmesi ile birlikte cinsel hormonların aktifleşmesi sebebiyle ergenler karşı cinsle iletişim kurma ihtiyacı hissetmektedir. Sosyal hayatta bir erkek bir kızla ya da bir kız bir erkekle konuşması çok zor olduğundan ve kendini ifade etmesi problem teşkil edebildiğinden dolayı sosyal medya ortamında sohbet etme ve karşı cinse yaklaşma imkanı fazla olduğundan dolayı gençlerin ergenlik çağında internet bağımlılığına iten önemli sebeplerinden bir tanesi de  cinsel dürtüler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple ergenlik çağı aslında internet bağımlılığı yaşı açısından kritik bir dönem olarak karşımıza çıkmaktadır. Cinsel dürtülerini tatmin etme amacıyla interneti kullanan gençlerde farklı fizyolojik, biyolojik ve psikolojik problemlerin de ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur. Bu anlamda özellikle ebeveynler kontrolü elden bırakmamalı ve gençleri farklı sosyal etkinliklere yönlendirerek aynı zamanda birlikte vakit geçirebilmelidirler.

FAZLA İNTERNET KULANIMININ ETKİLERİ

Neticede gençler aile, arkadaş ve sosyal çevrede kimliklerini bulacağına ve sosyalleşeceğine, güvenlik açısından çok daha aşağı seviyelerde bulunan internet kullanımı ile kimliklerini bulmaya çalışmaları sosyal hayatlarında ciddi anlamda zorlanmalarına sebep olmaktadır. Nitekim sosyal hayat ve sanal hayat birbirinden ciddi anlamda kopuktur. İnternet bağımlılığına yakalanan ergenler daha ortaokul yıllarından itibaren psikolojik problemlerle birlikte akademik başarısızlığa da uğramakta ve gelecek yaşamlarını tehlike atmaktadırlar. Bu yaşlardan itibaren gençler ders çalışmak, verimli çalışma ile geleceğini şekillendirmek yerine özellikle aşırı internet kullanımı ile birlikte dikkat, hafıza, konsantrasyon ve mantık muhakeme zayıflığından dolayı ilgi ve alakasını sosyal ve akademik alanların dışına çıkararak gerçek hayattan ciddi anlamda kopmaktadırlar. Bu kopuş ileriden sağlam bir meslek elde edip Kendi ayakları üzerinde durmalarını da engellemektedir.
Ergenlerin yoğun internet kullanımı mantık mahkemesine akıl yürütmesine de zarar verdiğinden dolayı öfke kontrol bozukluğu, sabırsızlık, acelecilik, çabuk bıkma, dikkat dağınıklığı, dikkatin başka yöne yönelmesi, odaklanamama ve hafıza zayıflaması sonucu unutkanlığın yanı sıra fizyolojik ve biyolojik anlamda boyun ağrıları, kas ağrıları, bel ağrıları, tuvalet tutamama, gözlerin bozulması gibi rahatsızlıklarını da ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

SOSYAL MEDYA VE İNTERNET BAĞIMLILIĞINA NASIL ENGEL OLUNUR ?

Özellikle ortaokul çağlarında ve yine lise çağları dahil olmak üzere internet kullanımının ve internet bağımlılığının önüne geçmek için sosyal faaliyetler ve sportif faaliyetlere ergenleri yönlendirmek gerekir. Anne baba tutumlarından da çocuklar etkilenmektedir. Sürekli çocukların ders çalışmasını isteyip sosyal ve sportif faaliyetlerden çocukları uzak tutan ve aynı zamanda dersini yaptığı takdirde oyun oynatan aileler teknoloji bağımlılığına sebep olabilmektedir. Bu anlamda anne babalar evvela faydalı medya ve teknoloji kullanma bilgisini kendileri elde etmeli ve çocuklarıyla bunu paylaşarak bu anlamda çocuklarını bilinçlendirmelidir. Nitekim unutulmamalıdır ki Anne-baba tutumları çocuklar üzerinde küçük yaşlardan itibaren ciddi etkiye sahip olmakta ve çocukların kimliğinin ilk inşası anne babayla olmaktadır.
Anne babalar çocuklarının eğitim ve gelişim sorumluluğunu evvela kendinde hissetmeli daha sonra az bir kısmını başka şahıs ve kurumlarla paylaşmalıdır.

Adnan Kalkan
Uzman Psikoterapist/Yazar
Sosyolog/Aile Danışmanı


YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Ahmet bıçakçı
    1 ay önce
    Maşaallah Sevgili Adnan hocam ne kadar güzel bir konuya değinmişsiniz. Allah razı olsun. Sizler bu konu hakkında öneri ve tavsiyelerde bulundunuz. Anne babalar inşaallah gereken hassasiyeti gösterenlerden olur. Rabbim yar ve yardımcınız olsun inşaallah. Daha nice güzel yazılara inşaallah
  • Merve Kahraman
    1 ay önce
    İnternet bağımlılığı akıllı telefonlarla başlıyor çocuklara arama özelliği o*** basit bir telefon verilmeli. Bilgisayar tablet gibi aletleri sadece ders çalışmak için kul***ması gerektiği çocuğa aşı***malı. Ergenlerden çok ebeveynlerin bağımlılığı göze çarpıyor, Aileler bilinçlenmeli ilk okuldan başlayan bağımlılığı kitap, oyun, aktivite ile renklendirmeleri gerekiyor.