İran Devrimi ve Humeyni-CIA-MOSSAD İlişkileri

İran… Devrim sürecinden bugüne kadar İran’ı ele alacağımız makale dizisine hazır mısınız? Pek çok kaynak ile CIA-MOSSAD’ın devrimde nasıl rol oynadığı ve İran politikalarını yönlendirdiğine şahit olacaksınız. Öyleyse nefes kesen yazı dizisine başlamadan önce çay/kahve alın ve kendinizi macera dolu makaleye bırakın…

İran Devrimi ve Humeyni-CIA-MOSSAD İlişkileri
10 Mart 2021 - 01:00
İslam’ın yayılmasıyla birlikte tarih boyunca İslam ülkeleri içerisinde özellikle devrim ile birlikte en karmaşık yapıya sahip ülke İran’dır.
Dünden bugüne hatta asrılar öncesinden bugüne kadar İran’ın “Şii Hilali” projesi kapsamında bölgesel tek güç olma yolunda Ehl-i Sünnet ve Vahabiliğe karşı çok yönlü ve derin ittifaklar kurmuş bunun neticesinde pek çok tarihi olay vuku bulmuştur.
Şunu da ifade etmeliyim ki bu makalede İran’ı konuşurken amaç İran halkını yargılamak değildir. Sadece İran yönetimlerinin bilhassa Humeyni Devrimi ve devamındaki rejimin kurduğu ittifaklar ve neticelerini ele almaktır.
Dünden bugüne İran’a bakacak olursak Şah Rıza Pehlevi’den küçük bir girizgah yapalım…



Şah Pehlevi döneminde İran-ABD ilişkileri çok sıkı ilerliyor, Şah petrolden ABD’ye imtiyazlar veriyordu. Ayrıca İran Yahudilerinin en altın çağları da yine Şah Pehlevi döneminde yaşanıyordu.
Bu imtiyazlar neticesinde Sovyetler Birliği yavaş yavaş İran’da ABD karşıtı muhalif tabanı pişirmeye başladı.
Şah karşıtı Mollaları örgütleyen KGB sokak hareketleriyle birlikte Şah’ı köşeye sıkıştırmaya başladı.
Sokaklar alevlendikçe ABD ve İsrail Şah Pehlevi yerine taze kanı oyuna sürüp bu isim üzerinden bölgede yürüttükleri projeleri daha örtülü olarak sürdürmeyi planlayarak hayata geçirmeye başladı.
Tabii bu önemli isim Humeyni’den başkası değildi…

Yahudi Hahamlar, Mollalarla Ön Saflarda Gösterilerde!
Şah karşıtı eylemlerin en büyüğü 11 Aralık 1978’de başkent Tahran’da gerçekleşmişti. Bu eylem devrimin en önemli kilometre taşı olarak kabul edilmektedir.
Dönemin medya kaynaklarına göre Tahran’da milyonlar yürümüştü. Fakat eylemlere en dikkat çekici ayrıntı Yahudiler İran mollalarına destek vermekle kalmamış en ön saflarda kendilerini göstermişlerdi.
Eylemde kaç Yahudi’nin katıldığı tam olarak bilinmese de Tahran Yahudileri’nden yaklaşık on iki, on üç bin kişinin katıldığı ifade ediliyor.
Eylem günü Yahudileri örgütleyenlerden birisi olan Huşeng, Pensilvanya Eyalet Üniversitesi Yahudi Araştırmaları Öğretim Üyesi Lior Sternfeld’e verdiği röportajda şunları kaydetti;
“Yahudi dini liderler ön saflarda yürüdüler ve geri kalan Yahudiler onları takip ederek İranlı vatandaşlarımızla büyük bir dayanışma gösterdiler. Protestoların ilk günlerinden itibaren dini liderlerden hatırı sayılır destek aldık. Haham Yedidya Shofet, Haham Uriel Davidi, Haham David Shofet, Haham Yosef Hamadani Cohen ve diğer önemli Hahamlar katılıp destek verdi. Diğer önemli birkaç isim ise Parviz Yeshaya, Aziz Daneshrad, Yakub Barkhordar, Hushang Melamed, Dr. Manuchehr Aliyasi idi.”



Devrimci Göstericilerin Sığınağı Yahudi Hastanesi!
Şah Pehlevi karşıtı gösterilerde sokaklardaki direniş sertleşiyor İran emniyet güçleri de sert müdahalelerde bulununca yaralananlara Yahudi STK’lara ait Sepir Hastanesi hemen kucak açıyordu. Humeyni yandaşları tabii ki tesadüfen bu hastaneye gitmiyor devlet hastanelerinin aksine bu hastanede iyi karşılanacakları ve her türlü tedavi imkanın sunulacağını önceden öğrenmişlerdi. Öte yandan işin en ilginç yanlarından birisi de Şah’ın en önemli gücü SAVAK istihbarat servisi ne hikmetse bu hastaneye gidenleri bir türlü bulamamakta yahut oradan çekip alamamaktadır.
Hastane yetkilileri ile Humeyni’nin yakın adamlarından Ayetullah Seyyid Mahmud Talekani sürekli irtibat halindedir.
8 Eylül 1978’de yaşana “Kara Cuma” olarak bilinen eylemlerde yaralananları tedavi eden hastane yetkililerinden Dr. Celali sadece hastaneyi seferber etmekle kalmamış kendi binasını da ayrıca seferber etmiştir.
O günlere ilişkin Dr. Celali;
“Devrimden beş ay önce, Kara Cuma’nın hemen ardından ofisimin bitişiğinde bulunan şahsıma ait binayı Guruh e Emdade Talekani (Talekani Yarım Grubu)’na tahsis ettim. Eylemlerden sonra Ayetullah Talekani bizzat beni arayıp yaptığım insani hizmetlerden dolayı teşekkürlerini sundu. Evet, bunu herkes biliyordu.”
Yahudi doktor “herkes” derken SAVAK’ı mı kastediyordu?
Hakikaten çok önemli ve ilginç bilgiler bunlar. Çünkü, Ayetullah Talekani gibi o dönemin son derece popüler bir Şah karşıtı ismin istihbarat tarafından takip edilmemesi mümkün değil. Peki, SAVAK’ın olaya kör, sağır kalması işin içinde İran istihbaratını aşan gizli eller olduğuna işaret ediyor. Zira zamanında SAVAK'ı kuranında CIA/MOSSAD olduğu sonradan ortaya çıktı.



Humeyni’den CIA’ya Tam Güvence!
Devrim yaklaştıkça Humeyni hem İran’da hem de dışarıda gücünü arttırmak için sürgünde olduğu Paris’ten ABD ile gizli mektuplaşmalar ve görüşmeler yürütüyordu.
13 milyon sayfa eski belgenin gizliliğini kaldırıp açık hale getiren CIA, pek çok tarihi olayın üzerindeki sisi dağıtmış oldu.
BBC’den Kambiz Fattahi’nin yayınladığı belgelerde Humeyni’nin devrimden haftalar önce dönemin ABD Başkanı Carter ile olan görüşmeleri ve ABD’nin devrim sürecini nasıl yönettiğini ele alıyor.

İlk Temas 1963’te Kennedy İle!
Şah Pehlevi’ye sert eleştirileri sonrası hapsedilen Humeyni, serbest kaldıktan sonra dönemin ABD Başkanı Kennedy’e gizli bir mektup gönderir, mektupta ABD’nin İran’daki çıkarlarını koruyacağını güvence eder. Mektubu Humeyni’ye yakın isimlerden Hac Mirza Halil tarafından ABD’ye ulaştırılır fakat 6 Kasım 1963’te mektubu alan Kennedy iki hafta sonra suikaste kurban gider…



“Asker Sizi Dinler, Halk İse Beni!”

ABD destekli devrim sürecini kısaca ele alacak olursak;
5 Ocak1979 günü, Fransa’da kendini ziyaret eden ABD'li yetkiliye Humeyni, “Petrol konusunda endişe olmamalı. ABD’ye petrol satmayacağımız doğru değil” dedi.
15 Ocak1979’da Humeyni, Carter yönetimi ile gizli müzakerelere başladı.
16 Ocak1979’da Şah, ABD'nin çağırması üzerine ülkeyi terketti.
18 Ocak 1979 sabahı sürgünde bulunduğu Paris'te Şah'ın ülkeyi terk ettiği ve ABD'nin Humeyni’nin isteklerini karşılayacağını bildiren diplomatik bir mesaj aldı.
27 Ocak 1979’da Carter’a bir mektup daha gönderen Humeyni, “İranlı generaller sizin, İran halkı ise benim emirlerimi dinler” diyerek askerin pasifize edilmesini istedi.
1 Şubat 1979’da Humeyni, ordunun desteğini almış bir şekilde İran’a indi.



Humeyni – CIA İlişkileri Deşifre Oldu!

Humeyni’nin CIA ve devamında MOSSAD ile ilişkilerine biraz daha değinmekte fayda görüyorum.
Devrim gösterilerinde en önemli olaylardan birisi ABD Tahran Büyükelçiliği baskınıdır.
1979’da devrimci öğrenciler büyükelçiliği bastıktan sonra çok önemli belgeleri ele geçirdiler. Bu belgelerden birisi ise Humeyni’nin yakın adamlarından birisi olan Amir Entezam’ın CIA ile bağlantılarını deşifre ediyordu. Belgelerin ortaya çıkmasından sadece birkaç saat sonra Entezam vatana ihanet suçuyla tutuklandı. Ne var ki, Entezam verdiği savunmada CIA ile bağlantı görevini bizzat Humeyni’nin verdiğini söyleyecekti.
Bu olayla birlikte ortaya çıkan belgeler Humeyni’nin CIA ile bütün bağlarını resmen açığa çıkarmıştı. Ancak İsrail hemen olaya müdahil olarak halk nezdinde Humeyni’nin itibarını kaybedip ABD müttefiki olduğunu gizlemeyi başardı.
Bu süreçte olan Humeyni’nin hainlikle suçlanan göz göre göre ölüme yollanan adamlarına oldu.

Humeyni’ye 3 Suikasti MOSSAD Önledi!
O günlere ait en ilginç olaylardan biriside 1979’da Paris’ten Tahran’a getirilen Humeyni’ye Şah’a bağlı generaller ve bazı ABD’li yetkililerce tertip edilen 3 ayrı suikast planı MOSSAD tarafından Humeyni’nin adamlarına deşifre edilerek önlendi.
Mossad-Humeyni ilişkisini Amerika’nın en iyi uzman Ortadoğu uzmanlarından olan siyaset bilimci ve ödüllü gazetecisi Mike Evans “Jimmy Carter” adlı kitabında şöyle bildiriyor: Humeyni'ye yapılacak suikastı Mossad, İran askeri ataşesi Yitzhak Segev aracılığıyla Humeyni’nin adamlarına bildirmişti. Suikastın ortaya çıkmasından sonra General Amir Hüseyin Rabii devrimciler tarafından idam edildi. Mike Evans, Jimmy Carter: The liberal left and World Chaos, Crossstaff Publishers, 2009, p. 251.

Tahran’da Tekbir Getirip “Liderimiz Humeyni” Sloganı Atan MOSSAD Şefi!
Yahudiler ilk andan son ana da kadar tam destekle devrime yön verdiler. Bunlardan en çarpıcı olanı ise şudur;
Yale Üniversitesinde akademisyen olan İran asıllı Trita Parsi geniş diplomatik belgelere dayanarak hazırladığı “Hain İttifak” adlı kitabında İsrail ve İran arasındaki gizli ilişkilere dair ciddi bilgiler vermektedir. Parsi, Mossad ile Humeyni arasındaki bağı şöyle anlatıyor : Ayetullah Humeyni sürgünden 15 yıl sonra 1 Şubat 1979’da İran’a döndü ve milyonlarca İranlı tarafından karşılandı. Humeyni'yi karşılama esnasında İsrail’in askeri ataşesi Yitzhak Segev ve Mossad şefi radikal devrimcilerin yanında yer aldılar. Bir adam kızgın bakışları ile bu iki İsrailliye sordu: Siz neden Ayetullah posterleri taşımıyorsunuz? Onlar da mükemmel bir Farsça ile özür dilediler ve onlara Humeyni’nin fotoğrafının olduğu iki büyük posteri onlara teslim ettiler. Daha sonra kalabalığın içine katıldılar ve sloganlar atmaya başladılar. Allahu Ekber, Liderimiz Humeyni! Allahu Ekber, Liderimiz Humeyni... İsrail’in askeri ateşesi Yitzhak Segev ve Mossad şefi, Humeyni İran’a döndüğünde Şah Meydanı (Meydane Azadi)’de bu tezahüratları yaptılar. Humeyni’nin helikopteri yaklaşırken Yitzhak Segev, Humeyni’nin yanında oturanlardan birini tanıdı. Helikopterin içinde Hava Kuvvetleri Komutanı General Amir Hüseyin Rabii vardı. Şah’ın sağ kolu ve ekibi Humeyni’yi öldürmek için komplo kurdular. Komplo ortaya çıkınca birkaç hafta sonra General Hüseyin Rabii devrimciler tarafından idam edildi.  Trita Parsi, Treacherous Alliance: The secret dealings of Israel, Iran, and the United States, Yale University Press, 2007, p. 79-81.



Makalemizin bu bölümünde Şah Pehlevi döneminden başlayarak devrim sürecinde İran-Humeyni-ABD-İsrail ilişkilerini ele almaya çalıştık. İkinci bölümde ise İran-Irak Savaş’ında yaşananlar, ABD ve İsrail tarafında İran’a milyar dolarlarca yapılan silah yardımları ve sevkiyatları, meşhur İran-Kontra Skandalı ve daha bir çok başlık ile günümüz İran’ına yolculuğumuz devam edecek…
Allah’a emanet olun…

Hakkı Haykıran Adam
Instagram; @haykiranadam_
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum