KADINA ŞİDDETİ NASIL ÖNLERİZ? AİLE FAKTÖRÜ

Kadın nesli yetiştirir, Feminist Yaklaşım Kadını Fıtratından Uzaklaştırıyor, Her İnsan Gibi Kadın da Sorumludur, Kadının Fıtratında Annelik Vardır Aile Kadının Güvenli Limanıdır

KADINA ŞİDDETİ NASIL ÖNLERİZ? AİLE FAKTÖRÜ
Editör: Emre KAYIRLI
30 Mayıs 2021 - 17:25 - Güncelleme: 30 Mayıs 2021 - 17:33



Kadın nesli yetiştirir

Kadın, insanlığın atası Hazreti Âdem (AS)'in yaratılışından hemen sonra yaratılmış ve insanın çoğalması, medeniyetin meydana gelip inşa edilmesi sürecinin mimarlarındandır. Âdem Aleyhisselam'ı tamamlayan ve Âdem Aleyhisselam'la tamamlanan  varlıktır. Âdem Aleyhisselam nasıl eşref-i mahlukat ise Havva annemiz de eşref-i mahlukattır. 
Bir kadın hem annedir hem eştir hem de şahsiyettir. Aslında kadın tam anlamıyla medeniyettir. Kadına verilen hasar medeniyete verilen hasar gibidir. Kadının aile içinde desteklenmesi ise medeniyetin ihyasıdır. Anne olan kadın medeniyet inşa eder. 


Feminist Yaklaşım Kadını Fıtratından Uzaklaştırıyor

Kadın haklarını korumak adı altında feminist bakış açısı kadını kendi öz fıtratından koparmakta ve ciddi anlamda kadına zarar vermektedir. Öyle ki kadının bedenini ve cinselliğini kullanmak için kasıtlı bir şekilde kadını önce hedef göstermekte sonra da ona yardım ediyormuş gibi onu bir meta olarak kullanmaktadır. Oysaki bir kadın erkek ile kurduğu aile ile gerçek değerine kavuşur. Erkek nasıl ki tek başına çok da anlam ifade etmiyorsa kadın da tek başına pek anlam ifade etmez.


Her İnsan Gibi Kadın da Sorumludur

Bir kısım aile düşmanları aileyi yıkmak için kadına özgürlük yaftası ile kadınları yuvalarından çıkarmaya çalışmakta ve ona bir nevi yalancı tanrılık addetmektedir. Oysa toplumsal bütünlük içerisinde nasıl erkek tam anlamıyla özgür olamıyorsa, kadın da tam anlamıyla özgür olamaz. Nitekim aile karı-koca iki özgürlüğün kısıtlanması ile bir araya gelen yeni bir bütüncül özgürlük ile kurulur. İnsanlar ne kadar özgür olsalar da sonuçta başta dini vecibeler olmak üzere, toplumsal sınırlılıklar ile bu özgürlük sınırlandırılır. Herkes özgür olacaksa benim özgürlüğümün başladığı yerde başkasının özgürlüğü nasıl bitecek? Erkek de özgür değil kadın da özgür değil. İki insan bir araya gelerek ve her biri kendi özgürlüğünün yarısını sorumluluk ile değiştirerek eşine karşı sorumluluğu üstlenir. Eşi de aynı şekilde yarı özgürlüğünden vazgeçer ve sorumluluk kuşanır. Böylece yuva kurulur. Mesela bekar iken istediği saatte eve gelen koca, karısı evde bekliyor diye eve erken gelmek zorunda. Ya da hanımı için de aynı şey geçerlidir. Sınırlılık ve sorumluluk yuvayı huzurlu kılar. Kadının güven yeri kocasının, kocasının güven limanı ise karısının yuvasıdır. 





Kadının Fıtratında Annelik Vardır

Kadınlar şefkat ve merhamet timsallleridir. Bu şefkati de merhameti de ancak doğum yaptığı zaman evladına karşı beslediği his ve duygularla yaşarlar. Annelik his ve duygusu köreltilen kadın, hasara uğramış demektir. Kadın ne iş yaparsa yapsın, toplumsal statüsü ne olursa olsun sonuçta annedir ve medeniyetin devamının teminatıdır. Bu anlamda gerek ev hanımlığı gerekse annelik özendirilmelidir. 
Bu gün insanın metalaşması, hissiz ve duygusuz neslin yetişmesi kadının yuvasından çıkarılıp zorunlu çalışma sebebine bağlanabilir. Yani bir sebep de budur. Evinde sosyal yaşantısını sürerek bütün kadınlığını yaşamak varken, evinden çıkarılıp meta haline getirildi. Doğru ya kadın evinde kalırsa, onu kullanacak olan ahlaksızlar nasıl nesli bozacak? Kadının evinde kalması dediğimizde de bazı muhakemesizler, kadını dört duvar arasında hapsetmek olarak algılamaktadır. Oysa ecdadımıza bakıldığında hanımların nice vakıflarda hizmetlerini görürsünüz. Biz kadının binbir cefaya maruz kalıp para kazanmak zorunda bırakılmasına, cinsel obje olarak kullanılmasına karşıyız. Evinde kocası ve üç çocuğuna çay yapmasını kölelik gibi gösterilip, her gün restaurantlarda binlerce müşteriye hizmet ettirilmesine karşıyız. 


Aile Kadının Güvenli Limanıdır

Her kadın bilmelidir ki ancak kadın. evinde huzur bulur. Kadını evinden ve ailesinden koparan zihniyetler onu yapayalnız bırakmaktadır. Aileyi yıkanlar genelde aile kuramayanlar, ailesini dağıtanlar veya aile olmanın yerine gayrı meşru ilişki yani zinayı meşru görenlerdir. Ailenin, neslin ve medeniyetin yeniden ihya ve inşası için kadının değil bütün olarak ailenin desteklenmesi gerekir.

Adnan Kalkan
[email protected]
www.adnankalkanakademi.com

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum