Petro-Dolar İmparatorluğu

Dünya, var olduğundan beri daha doğrusu babamız Adem A.S.'ın oğulları Habil ile Kabil'den beri bir çok sebepten bir sürü savaş ve kaos gördü. Fakat şuan içinde bulunduğumuz ahir zamanda yaşanan kaos,zulüm ve savaşı öyle zannediyorum ki dünya geçmiş hiç bir devrinde yaşamamıştır. En kanlı kaosların özetleneceği makalemize başlayalım...

Petro-Dolar İmparatorluğu
21 Aralık 2019 - 16:07

Dostlar, malumdur ki dünya hakimiyeti petrolün keşfedilmesiyle birlikte tamamen küresel sermaye baronlarının eline geçti.
Küresel sermaye baronları, petrolün keşfiyle birlikte tüm yatırımını petrol üzerine kurdu ve tüketilen her şeyin tek ortak noktası var petrol!
Petrol kadar bir gerçek var ki o da petrolün gücünü ele geçirmek için sermaye gücü olması gerektiğiydi.
Bizden asırlar önce devletlerin para basabilmesi için tek bir şart vardı. O şart ise devletin hazinesinde bulundurduğu altın rezervleriydi.
Yani devletlerin paralarının değeri elindeki altın rezervlerine bağımlıydı.
Fakat dünya üzerinde tek bir para birimi var ki tüm para birimlerinin dışında kendi hegemonyası var.
İşte o para birimi; Dolar!



Dolar, diğer para birimleri gibi devletlerin merkez bankalarında değil bizzatihi ABD'nin de kurucuları olan Küresel Sermaye Baronları tarafından basılan ve kendi hegemonyasının kurulması sağlanan bir para birimi olmuştur.


Dolar gücünü iyiden iyiye eline alan ABD bölgesel politikalarını artık küresel zemine taşımaya başlamış ve  tarih sahnesinde ilk defa kendisini 2. Dünya Savaşı'nda göstermişti.
2. Dünya Savaşı'ndan en zarar gören ABD bu fırsatı çok iyi değerlendirerek Dünya'dan izole olmuş kıtasından çıkıp tamamen küresel güç haline geldi.
Savaş sonrası ekonomik ve teknolojik olarak çöküş yaşayan Avrupa'ya savaş esnasında ekonomik gücüne güç katan ve teknolojisini aynı oranda arttıran ABD derhal yardımcı oldu. Daha doğrusu yardımcı olur gibi olup Avrupa'nın ekonomik ve teknoloji gücünü tamamen kendisine bağladı fakat tabii ki tek hamleleri bu olmadı.
ABD, Sosyalist Sovyetler Birliği ile başlattığı Soğuk Savaş sayesinde ne zaman kendisinden vazgeçmeye kalkan Avrupa'yı karşısında görse hemen "komünist tehdit" stratejini öne sürdü.
Bu sayede de kendisine mahkum olan Avrupa'yı artık iyice kendisine muhtaç hale getirdi.
Ve ABD 1944'te asıl hamlesini yaparak doların  küresel hegomonyasını kalıcı hale getirdi...
Hazır mısınız?



1944 Temmuz ayında Birleşmiş Milletler üyesi 44 ülke bir araya gelerek Bretton Woods Anlaşması diğer bir adıyla Uluslararası Para Anlaşması imzaladı.
Anlaşmaya göre para basmak için rezerv olarak kabul edilen altının yanına artık yeni bir rezerv olarak dolar kabul edildi.
Böylece Küresel Sermaye Baronları'nın bizzat basıp yönettiği para resmi olarak dünya çapında tamamen rezerv kabul edilerek uluslararası ticarette olmazsa olmaz haline geldi.
Fakat 1970’li yıllara gelindiğinde Vietnam Savaşı'nın ABD’ye verdiği zararla birlikte Fransa ve İngiltere gibi ABD’nin büyük müttefiklerinin de içinde bulunduğu devlet bankalarındaki ABD dolarının karşılığı olan altınları ABD’den istemeye başladılar. 
Bu süreçte ABD’nin baş müttefiki durumundaki İngiltere Merkez Bankası bile 3 milyar dolarlık rezervi karşılığında 2600 ton altın almıştır.
1971 yılında Nixon yönetimindeki ABD doların altın karşısındaki değerdeşliğini sona erdirdi ve 11 Ağustos 1971 yılında ABD doları dalgalanmaya bırakıldı.
ABD dolarının Vietnam Savaşı'ndan ve dalgalanmaya bırakılmasında etkilenerek devalüe edildi. 
Bununla birlikte değer kaybeden doların düşüşüne çare arayan ABD o dönemdeki OPEC devletlerinden Suudi Arabistan ile üst düzey görüşmelere başladı. 




ABD’nin petrolün dünya üzerinde dolar üzerinde satılması amacına ulaşmak için dünyaya en çok petrol ihraç eden Suudi Arabistan ile görüşmesinden sonra Suudi Arabistan yetkililerinden resmi bir açıklama olmasa da ABD’den gizlice 2,5 milyar dolar değerinde hazine bonosu aldığı bilinmektedir. Bununla birlikte Suudi Arabistan’ın aldığı bir kararla artık petrolünü dolar ile satacağını açıkladı. 
Böylece Suudi Arabistan adeta Suudi Amerika oluverdi.
Yapılan bu hamlelerle dünya üzerinde değer kaybeden ABD dolarının yeniden değer kazanmasına sebep oldu.
Yapılan anlaşmalar sonucunda Suudi Arabistan’ın çıkarı ise bölgesel tehlikelerden kendi koruma altına almasıdır. Çünkü imzalanan anlaşmada Suudi Arabistan’ın dolar karşılığı sattığı petrollerden gelen paraları ABD bankalarına yatırması şartı ile ABD’nin Suudi Arabistan’ın güvenliğinden sorumlu olacağı garantisini verdiği görülmektedir. 
Bu da ABD’nin petrol için ülkeden çıkardığı dolarları hatta dünyada herhangi bir devletin petrol için harcadığı dolarların Amerika’ya geri dönmesine denk düşmektedir. Böylece Petro-Dolar döngüsü gerçekleşmiş olmaktadır. Bunlarla beraber ABD’nin Suudi Arabistan başta olmak üzere Ortadoğu’dan aldığı petrol ülke içerisinde kullandığı tüm petrollerin sadece %11’ini oluşturması ABD’nin normal şartlarda Ortadoğu petrollerine ihtiyacı olmadığını gösteriyor. Yani ABD için petrol değil petrolün dolar ile satılması önemli.



ABD Başkanı Donald Trump'ın Suudi Arabistan için "Suud ailesini biz korumasak iki hafta dayanamaz" derken bu anlaşmaya dayanıyordu. Fakat Suudi Arabistan petrolünü dolar ile satmaktan vazgeçip başka para birimlerine yönelirse doların hızla çökeceğini bilen ABD ikili ilişkilerini çok hassas bir şekilde yürütüyor.
Son olarak ABD'nin Petro-Dolar döngüsüne çomak sokan Türkiye-Rusya-Çin-İran konusuna temas etmek lazım.
15 Temmuz sonrasında başta Rusya ve Çin olmak üzere Dünya'ya çağrı yapan Başkan Erdoğan adeta dolara yani Küresel Sermaye Baronlarına açıktan savaş ilan etti.
Erdoğan'ın "artık ikili ticaret anlaşmalarında yerli paralarımızı kullanmalıyız" teklifi en önce Rusya'da ardından Çin ve İran'dan hemen kabul gördü.
Tüm ithalat ve ihracat kalemlerinde Türk Lirası- Rus Rublesi- İran Tümeni- Çin Yuanı uygulamasına geçilmesi için çalışmalar başlatıldı.
Özellikle Türkiye ve Rusya bu çalışmayla ilgili epey ilerleme kaydederek Ekim 2019'da anlaşma imzalayarak iki ülke ticaretinin tamamen yerel paralarla olacağını dünya kamuoyuna açıklamış oldu.
Rusya ve Çin ise çalışmalarına ilk imza olarak Haziran 2019'da resmiyete döktü ardından Ekim 2019'da ticaret hacmini genişleterek dolara ağır darbe indirdi.



Dünya'nın Doğu Bloğunda yer alan Türkiye, Rusya ve Çin'in doları çökertmeye yönelik hamlelerine karşın Küresel Sermaye Baronları dolara alternatif olarak Yeni Dünya Düzeni'nin yeni para biri olan Bitcoin'i tamamen geliştirdi, piyasada pazarını kurup servise başladı ve tıpkı zamanında dolar da olduğu gibi Bitcoin'i de rezerv haline getirmek için yoğun çalışmalarını sürdürüyor.

2020 itibariyle Petro-Dolar döngüsü, ABD'nin dolar gücü ve Bitcoin'in nasıl bir seyir izleyeceğini yaşadıkça göreceğiz fakat bir gerçek var ki elbet bir gün kurdukları zulüm saltanatı başlarına yıkılacak!

Selam ve dua ile...

Muhammed Mustafa Aslantürk


 

YORUMLAR

  • 1 Yorum