Aklı ile konuşan mı? Yüreği ile konuşan mı?
Gülsemin KONCA

Gülsemin KONCA

KİŞİSEL VE TOPLUMSAL GELİŞİM

Aklı ile konuşan mı? Yüreği ile konuşan mı?

16 Mart 2019 - 20:36

Aklı  ile konuşan mı? Yüreği ile konuşan mı?

Konuşmak , yaratılmışların en şereflisi ve mükemmeli olan insanoğlunun en belirgin özelliğidir. Allah insana dünya üzerindeki başka hiçbir canlıda olmayan, kavramlarla düşünme ve konuşma yeteneğini bahşetmiştir.
Gürültülü bir dünyada yaşıyor olmamıza rağmen, çoğu insan hayatlarındaki  sessizlik ile mücadele eder çünkü; ya yalnız  ya da menfaati için  kendi işine bakan diğer insanlarla yaşıyorlardır...
Bazen insanların konuşmaları kadar susmaları, söyledikleri kadar söylemedikleri de önemlidir ve gözönüne alınmalıdır.
Bir insanı tam manasi ile anlamak, satır aralarındaki manayı çözümekten geçer.
Insanın aklı ile konuşması ; göremediği şeyleri görmeyi, fark edemediği şeyleri fark etmeyi, keşfedemediği şeyleri keşfetmeyi sağlar.
Insanın kalbi ile konuşması ; duygu dünyasını giydirir, kelimelere ruh verir ve hissedebilme yeteneği artırır.
Almaya çalıştığınız bir kararda, ikilemde kaldıysanız ve bir seçeneği tercih etmeyi daha çok istiyorsanız ; aklın ve kalbiniz arasında sıkışırsınız.
Akıl ile alınan kararlar daha mantıklı , daha etkili, insana daha fayda sağlayan  sonuçlar doğurur.
Aklımız ile konuşmak bilgi dağarcığımızı,  kalbimiz ile konusmak niyetimizi acığa vurur.
Yanlış anlaşılan ve maksadını aşan sözler bazen sadece kalbimizle konuşmamızın sonucudur. Bu yüzdendir ki konuşurken sözlerimizi akıl süzgecinden de geçirmemiz gerekiyor.
Mevlana Celaleddin-i ; " Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır " der.
Sadece aklımız ile konusursak da; farklı manaya gelebilecek sözler sarfedebiliriz. Bu zihin yorgunluğunun bir tezahürü olabileceği gibi şuuraltının bir yansıması da olabilir.
Tek akıl yada tek kalbi ile konuşan niceleri vardır ki kendisi konuşurken dinleyenlerin nasıl psikolojik bir eziyete katlandığını aklına bile getirmez.
Hz. Ali; Kişinin aklına her geleni söylemesi, aklının hafifliğine işaret eder der.
Akıllı insan, sözünü söylemeden önce zihninde tartar, sözün gerekli, faydalı ve yerinde olup olmayacağını ölçer, duyguları ve vicdanı ile tartar. Ondan sonra muhatabının idrak seviyesine göre düşüncesini söyler.
Nice bilgili insanlar, etkili bir konuşma yeteneğine sahip olamadıkları için hak ettiği ilgi ve alakayı üzerlerine çekemezler. Bilgiyi dogru aktarmak için, muhattabının bilgi ve zeka seviyesini ölçmek zorundadır.
Ilgi çekmek için süslü ve abartılı sözler kullanmak yanıltıcı olabilir. Bazen ne dediğimiz değil  ne demek istediğimiz önem kazanır. Söz insanın kıymet  terazisidir. Dil ; irfan hazinesinin anahtarıdır. Ne kalp nede akil ile tartmadan konuşmak;  gönüldeki cevheri boşaltır.
Yunus Emre dizlerin de der ki;
Sözünü bilen kişinin, yüzünü ağ ede bir söz.
Sözü pişirip diyenin, işini sağ ede bir söz.
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı,
Söz ola zehirli aşı, bal ile yağ ede bir söz.
 
Gülsemin Konca