Kübra ÜLKÜ

Kübra ÜLKÜ

İSLAMİ

MÜ'MİN GÜÇLÜ OL!

30 Temmuz 2018 - 03:56 - Güncelleme: 30 Temmuz 2018 - 23:42


Çünkü kuvvetli mümin zayıf müminden daha hayırlıdır.

BİR HAYAT HİKAYESİ KISSADAN HİSSE
Cat Stevens olarak doğan İslamı seçtikten sonra Yusuf adını alan Yusuf İslam 
1976’da artık tam anlamıyla bir ‘popstar’ken bir deniz kazası geçirdi. Bu kaza onun için bir dönüm noktası oldu. Okyanusta, boğulmamaya çalışırken, “Allah’ım, eğer beni kurtarırsan senin için çalışacağım” diye dua eder. Kazadan kurtulduktan sonra, abisi David’in Kudüs’te bir camide bulup getirdiği Kur’an-ı Kerim’le tanışır. Hemen incelemeye başlar. Gerisini ondan dinleyelim: 
“Kur’an üzerinde çalışırken yaşadığım en muhteşem anlardan biri, Yusuf’un hikâyesini okuduğum zamandır; İncil’dekine çok benzer. En çok surenin sonuna doğru sarsıldım: Orada Yusuf’u daha önce kuyuya atmış olan kardeşleri, onunla karşı karşıyadır ama hakkında kötü konuşup ona iftira ederler. Oysa Yusuf, orada sabırla bekler. Aman Allah’ım! Bu beni çok etkilemişti; “Father & Son” şarkım için yazdığım sözlerim gibiydi: “ All the times that i’ve cried, keeping all thethings i knew inside” (Bildiklerimi kendime saklayıp da ağladığım bütün o zamanlar...) İşte o an ağladım ve gerçekten kim olduğumu anladım: Ben bir Müslüman’dım, Allah’a teslim olmuştum ve Kur’an da benim, okyanusta verdiğim sözü tutmam için benim anahtarımdı.”
1977’de Müslüman olup, Yusuf adını aldı.
İşte İslam’ın gücü!
Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Gerçek pehlivan güreşte rakîbini yenen değil, öfkelendiği zaman nefsine hâkim olan kimsedir.” (Buhârî)

Yıllar sonra hayatını anlatırken der ki: “Çocukken İsveç’teki ressam olan amcam Hugo gibi bir sanatçı olmaya heves etmiştim. Ama sonra yavaş yavaş gördüm ki birçok ressam yoksul olarak ölüyordu ve toplum, yoksul insanlarla çok ilgilenmiyordu. Her şey maddi başarı ve her alanda kazanan olmak içindi. Amerikalıların ‘iyi’ hayat imgesi her yerde karşımıza çıkıyordu.”

Peki bizde yani İslam’da güç nerede aranır?
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
‎الْمُؤْمِنُ الْقَوِيُّ خَيْرٌ وَأحَبُّ إلى اللّهِ مِنَ الْمُؤْمِنِ الضَّعِيفِ، وَفي كُلٍّ خَيْرٌ. احْرِصْ على مَا يَنْفَعُكَ، وَاسْتَعِنْ بِاللّهِ وَ تَعْجِزْ، وَإنْ أصَابَكَ شَىْءٌ فََ تَقُلْ: لَوْ أنِّي فَعَلْتُ لَكَانَ كَذَا وَكَذَا، وَلَكِنْ قُلْ: قَدَّرَ اللّهُ، وَمَا شَاءَ فَعَلَ   فإنَّ لَوْ تَفْتَحُ عَمَلَ الشَّيْطَانِ                  
“Kuvvetli mü’min, Allah nazarında zayıf mü’minden daha sevgili ve daha hayırlıdır. Aslında her ikisinde de bir hayır vardır. Sana faydalı olan şeye karşı gayret göster. Allah’tan yardım dile, acz izhar etme. Bir musibet başına gelirse: “Eğer şöyle yapsaydım bu başıma gelmezdi!”  deme. “Allah takdir etmiştir. Onun dilediği olur!” de! Zira “eğer” kelimesi şeytan işine kapı açar.” (Müslim)
Nevevî Rahmetullahi Aleyh, “Kuvvetli mü’min” tabirindeki kuvvetten muradın “nefsin azimet ve niyeti ve ahiret hususundaki düşüncesi” olduğunu söyler ve devam eder: “Bu vasıfta olan bir kimse cihadda cesaretle düşmana karşı ileri  atılır ve onu karşılamada ve peşine düşmede daha hızlı davranır, emr-i bi’lmaruf ve nehy-i ani’lmünkere daha kararlıdır ve bütün bu amellerinde daha sabırlı ve metanetlidir. Namaz, oruç ve diğer ibadet ve zikirlere daha rağbetli ve onlara devamda daha  şevkli ve musır olur.”
Namazı terkederek, namahrem sınırlarını muhafaza etmeyerek, tesettüre riayet etmeyerek vs evamiri İlahiyileri yerine getirmeden gösterilen cesaret mümin değil cahil cesaretidir. Güzel sona ulaşmak bununla mümkün değildir. Olmuyorda zaten. 

1.6 milyar nüfuslu İslam dünyasının kıblegahını 7 milyonluk Siyonist bir devlet işgal etmiş!
Müslümanların Mescid-i Aksa’da namaz kılması siyonitlerin vicdanına kalmış!
Selahaddin-i Eyyübî, bir gün gözyaşları içinde şöyle dua ediyordu:
"Ya Rabbi! Senin dininin korunması için yeryüzündeki kuvvet ve sebepler tükenmiş gözüküyor. Senin güç ve kuvvetinden başka hiç bir güç ve kuvvet bu düşmanı yok etmeye kadir değildir...”
Dua:
 Allahumme innî es’elüke sihhaten fi imanin ve imânen fi hüsni hulukin ve necâhen yetbe’uhu felâhun ve rahmeten minke ve âfiyeten ve mağfireten minke ve rıdvânen.
(Allah’ım, Senden imanda sıhhat ve güzel ahlâkta kuvvet isterim. Yine Senden bir zafer isterim ki arkası kurtuluş olsun. Senden rahmet, afiyet, mağfiret ve rıza isterim.)
 "Ya Rab! Dinlerindeki hikem ve esrârı görmeyen, ondaki bedâyii teemmül etmeyen Müslümanlara sermedî dininin, ebedî kanununun hakâyıkını idrâk için bitmez tükenmez azîm ver!" (Ahmed Hamdi Akseki)

YORUMLAR

  • 0 Yorum